Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akdeniz

Yeni Kemer - Akdeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akdeniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÜÇ ADALAR’DA KORUMA SEFERBERLİĞİ Haber

ÜÇ ADALAR’DA KORUMA SEFERBERLİĞİ

ÜÇ ADALAR’DA KORUMA SEFERBERLİĞİ Kemer’in Tekirova açıklarındaki Üç Adalar bölgesinde deniz yaşamını korumaya yönelik kapsamlı saha çalışması başlatıldı. Antalya Valiliği ile Deniz Yaşamını Koruma Derneği (DYKD) iş birliğinde yürütülen çalışma kapsamında Üç Adalar’ın su altı biyoçeşitliliği haritalandırılacak, bilimsel veriler “Mavi Atlas” sistemine aktarılacak. Bölgede su ürünleri avcılığının tamamen yasaklanmasıyla birlikte aktif restorasyon çalışmaları da gerçekleştirilecek. Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi kapsamında başlatılan proje, Kemer’in önemli doğal değerlerinden biri olan Üç Adalar’ın deniz ekosisteminin korunmasını hedefliyor. Çalışmalar kapsamında Deniz Yaşamını Koruma Derneği ekipleri, bölgedeki su altı canlı çeşitliliğini ve habitatları bilimsel yöntemlerle inceleyerek haritalandıracak. Elde edilen veriler “Mavi Atlas” sistemine işlenerek bölgenin deniz yaşamına ilişkin kapsamlı bir veri altyapısı oluşturulacak. AVLANMA YASAKLANIYOR Koruma çalışmasının en önemli ayaklarından birini Üç Adalar’da su ürünleri avcılığının tamamen yasaklanması oluşturuyor. Avcılık baskısının ortadan kaldırılmasıyla birlikte deniz canlılarının yaşam alanlarının korunması ve ekosistemin doğal dengesinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. TEKİROVA VE ÇIRALI’YA ARAŞTIRMA İSTASYONU Projenin karadan desteklenmesi amacıyla Tekirova ve Çıralı’da iki ayrı araştırma istasyonu kurulacak. İstasyonların; bilimsel araştırmaların, saha gözlemlerinin, izleme çalışmalarının ve koruma faaliyetlerinin daha etkin yürütülmesine katkı sağlaması bekleniyor. TAVŞAN ADASI MODELİ AKDENİZ’E TAŞINIYOR Deniz Yaşamını Koruma Derneği’nin daha önce Tavşan Adası’nda uyguladığı koruma modelinin Akdeniz’e taşınmasıyla Üç Adalar’da uzun vadeli ve bilimsel temelli bir koruma sistemi oluşturulması hedefleniyor. Projenin yalnızca Kemer ve Antalya açısından değil, Türkiye’nin deniz ekosistemlerinin korunmasına yönelik uluslararası çalışmalar açısından da örnek oluşturması amaçlanıyor. KEMER’İN DOĞAL MİRASINA SAHİP ÇIKILIYOR Tekirova açıklarındaki Üç Adalar, Kemer’in doğal güzelliklerinin yanı sıra zengin su altı yaşamıyla da dikkat çekiyor. Başlatılan çalışma, bölgenin yalnızca turizm açısından değil, doğal ve bilimsel değeri açısından da korunmasına yönelik önemli bir adım olarak öne çıkıyor. YENİ KEMER

İKİ RUS GEZGİN, MOTORLARIYLA İKİ HAFTALIK TÜRKİYE TURUNA ÇIKTI Haber

İKİ RUS GEZGİN, MOTORLARIYLA İKİ HAFTALIK TÜRKİYE TURUNA ÇIKTI

İKİ RUS GEZGİN, MOTORLARIYLA İKİ HAFTALIK TÜRKİYE TURUNA ÇIKTI Rusya’dan yola çıkan iki motosiklet tutkunu, Gürcistan üzerinden Türkiye’ye giriş yaparak yaklaşık iki haftalık Türkiye turuna başladı. Türkiye’nin farklı bölgelerini motosikletleriyle keşfeden gezginlerin rotasında Kemer de yer aldı. Aleksandr Nestereov (39) ve Nikita Zagrutdıvov (43), motosikletleriyle çıktıkları Türkiye turunda Karadeniz’den Akdeniz’e, oradan da ülkenin doğu bölgelerine uzanan bir rota oluşturdu. Gürcistan üzerinden Türkiye’ye giriş yaptılar Türkiye’ye Gürcistan üzerinden giriş yapan iki arkadaş, ilk olarak Karadeniz şehirlerini gezdi. Karadeniz’in ardından rotalarını güneye çeviren Rus gezginler, Akdeniz kıyılarına ulaştı. Kemer’e gelen iki motosiklet tutkunu, ilçede iki gece konakladı. Kemer’in doğal güzelliklerini ve çevresini görme fırsatı bulan gezginler, kısa molanın ardından motosikletlerine binerek Türkiye turunun bir sonraki etabına devam etti. “Türk insanının misafirperverliğinden çok memnunuz” Türkiye gezisiyle ilgili memnuniyetlerini dile getiren Aleksandr Nestereov ve Nikita Zagrutdıvov, özellikle Türk insanının misafirperverliğinden etkilendiklerini ifade etti. Motosikletleriyle farklı şehirleri görmenin yanı sıra Türkiye’nin doğal ve kültürel zenginliklerini de keşfeden iki arkadaş, gezilerini güneyden doğuya doğru sürdürecek. Yaklaşık iki hafta sürecek Türkiye turunun ardından yeniden Gürcistan üzerinden ülkeden ayrılmayı planlayan Rus motosiklet tutkunları, Türkiye’den güzel anılarla ayrılacaklarını belirtti. Kemer, motosiklet turizminin de rotasında Farklı ülkelerden motosikletleriyle Türkiye’ye gelen gezginlerin Kemer’i rotalarına dahil etmesi, ilçenin yalnızca deniz-kum-güneş turizmi açısından değil, macera, doğa ve motosiklet turizmi açısından da önemli bir destinasyon olduğunu ortaya koyuyor.

PHASELİS’TE 2 BİN 700 YILLIK TARİH MÜZİKLE BULUŞACAK Haber

PHASELİS’TE 2 BİN 700 YILLIK TARİH MÜZİKLE BULUŞACAK

PHASELİS’TE 2 BİN 700 YILLIK TARİHE MÜZİKLE BULUŞACAK 16. Phaselis Festivali, 21-26 Eylül’de tarih, doğa ve sanatı aynı sahnede buluşturacak. Kemer’in en önemli kültür-sanat etkinliklerinden biri olan Phaselis Festivali, bu yıl 16’ncı kez sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. 21-26 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek festivalde, opera aryalarından napoliten şarkılara, tangodan klasik müziğe, Türk müziğinden caza uzanan zengin bir repertuvar sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Ancak Phaselis Festivali’ni yalnızca bir müzik organizasyonu olarak değerlendirmek mümkün değil. Çünkü burada sahne yalnızca sanatçıların değil; 2 bin 700 yıllık Phaselis Antik Kenti’nin kendisi. Torosların etekleriyle Akdeniz’in buluştuğu, üç doğal limanı ve antik kalıntılarıyla Likya tarihinin önemli merkezlerinden biri olan Phaselis, festival süresince müziğin ve tarihin iç içe geçtiği benzersiz bir kültür ortamına dönüşecek. TARİHİN İÇİNDE BİR FESTİVAL Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleri, Kemer Yöresi Tanıtım Vakfı (KETAV) ve sponsorların katkılarıyla gerçekleştirilen festival, her yıl olduğu gibi bu yıl da halka açık ve bilet satışsız olarak düzenlenecek. Antik kentin taşları, sütunları ve geçmişten günümüze ulaşan kalıntıları arasında yankılanacak müzik, izleyicilere klasik bir konser salonundan çok farklı bir deneyim yaşatacak. Phaselis’in en önemli özelliklerinden biri de burada deniz, doğa, tarih ve sanatın aynı noktada buluşması. Bu yönüyle festival, Kemer’in yalnızca deniz-kum-güneş turizmiyle değil, kültür ve sanat turizmiyle de anılmasına katkı sağlayan önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıkıyor. FESTİVAL OPERA ARYALARIYLA BAŞLIYOR Festivalin açılışı 21 Eylül Pazartesi akşamı gerçekleştirilecek. Opera aryalarından tangoya, napoliten şarkılardan türkülere uzanan repertuvarıyla sahne alacak gecede soprano Dilruba Bilgi, bariton Caner Akgün, keman sanatçısı Can Özhan ve Cameratalia Yaylı Sazlar Orkestrası sanatseverlerle buluşacak. Farklı coğrafyalardan sevilen eserlerin seslendirileceği açılış konseri, festivalin çok kültürlü müzik anlayışının da ilk örneği olacak. SİNATRA’DAN TOM JONES’A MÜZİK ZAMANI Festivalin ikinci konseri 23 Eylül Çarşamba akşamı gerçekleştirilecek. Bu kez sahnede müzik tarihine damga vurmuş üç büyük isim olacak: Frank Sinatra, Tom Jones ve Engelbert Humperdinck. Bu üç sanatçının unutulmaz eserleri, Altuğ Dilmaç tarafından seslendirilecek. Teyfik Rodos’un anlatımıyla zenginleşecek konser, izleyicileri müzik tarihinin farklı dönemlerinde nostaljik bir yolculuğa çıkaracak. PHASELİS’TE “SEZEN’CE BİR GECE” Festivalin en dikkat çekici konserlerinden biri ise 25 Eylül Cuma akşamı gerçekleştirilecek. Türk pop müziğinin unutulmaz bestelerine imza atan Sezen Aksu’nun eserlerinin seslendirileceği gecenin adı: “Sezen’ce Bir Gece” Konserde solist Gökçe Eyüpgiller sahne alırken, sanatçıya piyanoda Metin Kiper eşlik edecek. Sezen Aksu’nun farklı dönemlere damga vurmuş şarkılarının, bu kez binlerce yıllık Phaselis atmosferinde seslendirilmesi geceye ayrı bir anlam katacak. KAPANIŞTA BACH’TAN TÜRK MÜZİĞİNE Festivalin kapanış konseri ise 26 Eylül Cumartesi akşamı gerçekleştirilecek. “Bach’tan Türk Müziğine” başlığını taşıyan gecede solist Dilek Türkan olacak. Usta dört viyolonsel sanatçısından oluşan Çellistanbul da sahnede yer alacak. Konserde klasik Batı müziğinden Âşık Veysel’e, Türk Sanat Müziği eserlerinden tangolara kadar uzanan geniş bir repertuvar sunulacak. Kanun sanatçısı Serkan Mesut Halili’nin de eşlik edeceği gecede, Doğu ve Batı müziğinin farklı renkleri Phaselis’in tarihi atmosferinde buluşacak. KEMER İÇİN KÜLTÜR TURİZMİ FARKINDALIĞI Phaselis Festivali’nin bir başka önemli boyutu ise Kemer’in turizm çeşitliliğine yaptığı katkı. Kemer, sahip olduğu antik kentler, tarihi rotalar, Likya mirası, doğal alanları ve deniz turizmiyle aslında yılın daha uzun bölümüne yayılan bir destinasyon olma potansiyeline sahip. Phaselis Festivali de bu potansiyelin kültür-sanat ayağındaki önemli örneklerinden biri. Özellikle Eylül ayında gerçekleştiriliyor olması, festivalin sezonun uzatılması açısından da dikkat çekici. Kemer’in yalnızca yaz aylarında deniz tatili yapılan bir merkez değil, tarih, kültür, sanat ve doğanın bir arada yaşandığı bir Akdeniz destinasyonu olarak konumlandırılması açısından bu tür organizasyonların önemi giderek artıyor. PHASELİS, MÜZİĞİN DE TARİHİN DE SAHNESİ Binlerce yıl önce farklı kültürlerin buluştuğu Phaselis limanlarında bugün farklı müzik kültürlerinin sesleri yankılanacak. Belki de festivalin en güzel tarafı tam olarak burada yatıyor: 2 bin 700 yıllık tarih, bu kez müzikle yeniden hayat bulacak. 21-26 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek 16. Phaselis Festivali, sanatseverlere yalnızca konser değil; tarihin, doğanın ve müziğin aynı atmosferde yaşandığı özel bir deneyim sunacak.

MİKROPLASTİK KİRLİLİĞİ DENİZLERİMİZİ TEHDİT EDİYOR Haber

MİKROPLASTİK KİRLİLİĞİ DENİZLERİMİZİ TEHDİT EDİYOR

Türkiye’nin Akdeniz kıyılarındaki plastik kirliliği tartışmaları yeniden gündemde. Adana’daki geri dönüşüm tesislerinin çevresinde yapılan bir araştırmada, tesislerin aşağısındaki sularda yukarı akış noktalarına göre 132 kata kadar daha fazla plastik tespit edildiği bildirildi. Çevre örgütleri ise Avrupa’dan Türkiye’ye plastik atık ithalatının durdurulması çağrısında bulunuyor. Adana’daki geri dönüşüm tesislerinin çevresindeki kanallarda gerçekleştirilen bilimsel araştırma, plastik kirliliğinin boyutlarına ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Araştırmada, geri dönüşüm tesislerinin aşağısındaki sularda, tesislerin üst kısmındaki noktalara kıyasla 132 kata kadar daha fazla plastik parçacığı tespit edildiği belirtildi. Araştırmanın ortaya koyduğu bir diğer bulgu ise üç kanaldan nehirlere taşınan mikroplastik miktarı oldu. Buna göre söz konusu kanallardan nehirlere saatte 5,3 milyar mikroplastik parçacığının taşınabileceği hesaplandı. Mikroplastikler nehirlerden Akdeniz’e taşınıyor Çevre örgütleri, plastik atıkların yalnızca geri dönüşüm tesislerinin sınırları içerisinde değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Tesislerden çevreye yayılan plastiklerin su kanalları ve nehirler aracılığıyla Akdeniz’e ulaşabileceği belirtiliyor. Mersin, Adana ve Antalya kıyılarında plastik ve mikroplastik kirliliğine ilişkin görüntüler de zaman zaman vatandaşlar tarafından sosyal medyada paylaşılıyor. Çevre örgütleri ve bazı uzmanlar, kirliliğin kaynaklarının araştırılması ve plastik atık yönetiminin daha sıkı denetlenmesi gerektiğini savunuyor. Avrupa’dan Türkiye’ye plastik atık akışı tartışılıyor Tartışmanın bir diğer boyutunu ise Avrupa’dan Türkiye’ye gönderilen plastik atıklar oluşturuyor. Türkiye uzun süredir Avrupa ülkelerinden plastik atık kabul eden önemli ülkeler arasında yer alıyor. Çevre örgütleri, geri dönüştürülmek amacıyla Türkiye’ye gönderilen plastik atıkların bir bölümünün çevre açısından risk oluşturduğunu ve atıkların usulsüz biçimde doğaya bırakılıp bırakılmadığının etkin şekilde denetlenmesi gerektiğini belirtiyor. Greenpeace ve Change.org üzerinden yürütülen kampanyalarda da plastik atık ithalatının yasaklanması yönünde çağrılar yapılıyor. “Geri dönüşüm, kirliliğin taşınması anlamına gelmemeli” Çevre örgütlerinin açıklamalarında, Avrupa’da kullanıldıktan sonra Türkiye’ye “geri dönüştürülecek ham madde” olarak gönderilen plastiklerin tesislere ulaşmasının sürecin sonu olmadığı vurgulanıyor. Kampanyayı destekleyenler, plastik atıkların başka bir ülkeye gönderilmesinin tek başına geri dönüşüm anlamına gelmediğini savunarak, atıkların işlenmesi sırasında ortaya çıkan plastik parçacıkların toprağa ve su kaynaklarına karışmasının önlenmesini istiyor. Uzmanlar ise plastik kirliliğiyle mücadelede yalnızca geri dönüşüm kapasitesinin artırılmasının yeterli olmadığını; atığın kaynağında azaltılması, etkin denetim, izlenebilirlik ve çevresel standartların uygulanmasının da kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Çevre örgütlerinin çağrısı ise net: Türkiye’nin plastik atık ithalatında daha sıkı bir politika izlemesi ve çevreye zarar veren uygulamaların önüne geçilmesi.

DENİZE SIRTINI DÖNEN KÖRFEZ ŞEHRİ Haber

DENİZE SIRTINI DÖNEN KÖRFEZ ŞEHRİ

DENİZE SIRTINI DÖNEN KÖRFEZ ŞEHRİ ANTALYA Bir körfez şehri düşünün… Dünya turizminin en önemli destinasyonlarından biri, milyonlarca yerli ve yabancı turistin cazibe merkezi. Adı Antalya. Fakat bu şehrin denizle olan ilişkisi, ne yazık ki sadece plajlarla ve otel iskeleleriyle sınırlı. Bir körfez şehrinde deniz ulaşımının olmaması, artık ne turizm açısından ne de Antalya’da yaşayanlar açısından izah edilebilir bir durum değildir. 1990’lı yılların 300 bin nüfuslu Antalya’sı, bugün 3 milyona dayanmış bir metropol. Ama sorun şu ki, ulaşıma bakış hâlâ 1990’larda kalmış. Battı-çıktılarla, birkaç kavşak düzenlemesiyle günü kurtaran bir anlayış hâkim. Oysa bu “pansuman çözümler”in yaraya derman olmadığı çoktan görülmüş durumda. Sabah ve akşam trafiğinde adım adım ilerleyen binlerce araç, toplu taşıma seçeneklerinin sınırlılığı, raylı sistemin eksiklikleri… Antalya nefes alamıyor. Ve en önemlisi: Denize sırtını dönmüş bir şehirde yaşıyoruz. Körfez boyunca Konyaaltı’ndan Lara’ya uzanan hat, çağdaş bir deniz ulaşımıyla desteklenseydi bugün bambaşka bir Antalya konuşuyor olurduk. Hem kent içi ulaşım rahatlar, hem turizme farklı bir soluk gelirdi. Bir turist düşünün; sabah Kaleiçi’nden binecek, akşam Konyaaltı’nda gün batımını izleyecek. Bir Antalyalı hayal edin; işine, okuluna denizden gidecek. Bu tablo, dünyadaki birçok sahil kentinde sıradan bir gerçeklik iken, bizde hâlâ bir hayal. Dahası, kruvaziyer turizminin Antalya’da yok denecek kadar az oluşu, başlı başına bir kayıp. Bu şehir Akdeniz’in incisi diye anılıyor ama Akdeniz kruvaziyer haritalarında adı neredeyse yok. Oysa Antalya, sadece deniz-güneş-kum üçgeninde değil, tarih, doğa ve kültür turizmiyle de devasa bir cazibe merkezi olabilecek potansiyele sahip. Artık Antalya’nın “geç kalmış projeler şehri” olmaktan kurtulması gerekiyor. Deniz ulaşımı sadece bir ulaşım meselesi değil; turizmin geleceği, şehrin kimliği, yaşayanların yaşam kalitesi meselesidir. Kentin planlamacıları ve yöneticileri, günübirlik çözümleri bırakıp Antalya’nın ufkuna yakışan vizyoner adımlar atmak zorundadır. Çünkü Antalya’nın denize sırtını dönmeye değil, denizle barışmaya ihtiyacı var.

KORO ŞEFİ OSMAN KÜRŞAD ÇAKIR'DAN KEMER'E SANATSAL ARMAĞAN Haber

KORO ŞEFİ OSMAN KÜRŞAD ÇAKIR'DAN KEMER'E SANATSAL ARMAĞAN

KORO ŞEFİ OSMAN KÜRŞAD ÇAKIR'DAN KEMER'E SANATSAL ARMAĞAN Kemer Belediyesi Türk müziği Koro Şefi Osman Kürşad Çakır, kaleme aldığı ve besteleme çalışmalarını sürdürdüğü "Yeryüzü Cennetim" adlı eserini Kemer'e hediye etmek istediğini açıkladı. Yaklaşık bir yıl önce İzmir'den Kemer'e yerleşen Çakır, kısa sürede ilçeye duyduğu sevgiyi sanata dönüştürdü. Kemer'in doğal güzelliklerinden, insanlarının sıcaklığından ve kendisine gösterilen ilgiden etkilendiğini belirten sanatçı, ilçe için hazırladığı eserin sözlerini kamuoyuyla paylaştı. Kemer'i "yeryüzündeki cennet" olarak tanımlayan Çakır, yaptığı açıklamada, ilçeye geldikleri ilk günden itibaren hem vatandaşlardan hem de kamu kurumlarından büyük destek gördüklerini ifade etti. Bu nedenle eserini Kemer'e ve kendilerine destek olan isimlere ithaf etmek istediğini söyledi. Çakır, Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Furkan Üstündağ, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Erkan Ergen ve Halk Eğitim Merkezi Müdürü Ayşe Dikmen'e teşekkür ederek, "Kemer için hazırladığım bestenin sözlerini kendilerine ve Kemer halkına hediye ediyorum" dedi. Toros Dağları'nın gölgesinden Akdeniz'in maviliğine, antik limanlardan portakal bahçelerine kadar Kemer'in güzelliklerini anlatan "Yeryüzü Cennetim" adlı eser, ilçenin doğal ve kültürel değerlerini müzik yoluyla tanıtmayı amaçlıyor. Sanat ve müziğin evrensel diliyle Kemer'e duyduğu sevgiyi ifade eden Osman Kürşad Çakır'ın eserinin, tamamlanmasının ardından çeşitli etkinliklerde seslendirilmesi bekleniyor. Kemer'in doğal güzelliklerini şiirsel bir anlatımla öne çıkaran eser, ilçenin kültürel tanıtımına katkı sağlayacak önemli bir çalışma olarak değerlendiriliyor. Özellikle yerel değerlerin sanat aracılığıyla gelecek nesillere aktarılması açısından anlam taşıyan beste, Kemer'e gönül verenlerin ortak duygularına da tercüman oluyor.

21 PLAJDA GECE GİRİŞ YASAĞI BAŞLADI Haber

21 PLAJDA GECE GİRİŞ YASAĞI BAŞLADI

21 PLAJDA GECE GİRİŞ YASAĞI BAŞLADI Türkiye genelinde, aralarında Kemer’in önemli doğal alanlarından Olimpos-Çıralı sahilinin de bulunduğu 21 deniz kaplumbağası yuvalama kumsalında gece giriş yasağı başladı. Yasak, eylül ayı sonuna kadar her gün 20.00 ile 08.00 saatleri arasında uygulanacak. Kurala uymayan kişilere 699 bin 245 lira, tüzel kişi ve kurumlara ise 2 milyon 97 bin lira idari para cezası uygulanacak. Akdeniz sahillerinde, Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) nesli tehlike altındaki türler listesinde yer alan caretta caretta ve chelonia mydas türü deniz kaplumbağalarının yuvalama dönemi başladı. Her yıl nisan sonu veya mayıs ayında başlayan süreçte erişkin kaplumbağalar kumsallara çıkarak yumurta bırakıyor. Temmuz ortasından itibaren ise yavru kaplumbağalar yuvalardan çıkarak denize ulaşmaya çalışıyor. Koruma süreci eylül sonuna kadar devam ediyor. Türkiye, Akdeniz’de deniz kaplumbağalarının en önemli yuvalama alanlarına ev sahipliği yapıyor. Dokuzu Antalya’da olmak üzere Muğla, Mersin, Adana ve Hatay’daki toplam 21 özel koruma kumsalında gece saatlerinde sahile giriş yasaklandı. Antalya’daki yaklaşık 30 kilometrelik Belek sahili, hem Türkiye’nin hem de Akdeniz’in en büyük deniz kaplumbağası yuvalama alanı olma özelliğini taşıyor. Koruma kapsamındaki kumsallar şöyle sıralanıyor: Ekincik, Dalyan, Dalaman, Fethiye, Patara, Kale, Kumluca, Olimpos-Çıralı, Tekirova, Belek, Kızılot, Demirtaş, Gazipaşa, Anamur, Göksu Deltası, Alata, Davultepe, Kazanlı, Akyatan, Yumurtalık ve Samandağ. Yetkililer, deniz kaplumbağalarının güvenli şekilde yumurtlayabilmesi ve yavruların denize ulaşabilmesi için vatandaşların kurallara hassasiyetle uymasını istedi. Koruma altındaki kumsallar, 1 Mayıs – eylül sonu arasında yalnızca gündüz saatlerinde kullanılabilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.