Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akdeniz

Yeni Kemer - Akdeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akdeniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

21 PLAJDA GECE GİRİŞ YASAĞI BAŞLADI Haber

21 PLAJDA GECE GİRİŞ YASAĞI BAŞLADI

21 PLAJDA GECE GİRİŞ YASAĞI BAŞLADI Türkiye genelinde, aralarında Kemer’in önemli doğal alanlarından Olimpos-Çıralı sahilinin de bulunduğu 21 deniz kaplumbağası yuvalama kumsalında gece giriş yasağı başladı. Yasak, eylül ayı sonuna kadar her gün 20.00 ile 08.00 saatleri arasında uygulanacak. Kurala uymayan kişilere 699 bin 245 lira, tüzel kişi ve kurumlara ise 2 milyon 97 bin lira idari para cezası uygulanacak. Akdeniz sahillerinde, Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin (IUCN) nesli tehlike altındaki türler listesinde yer alan caretta caretta ve chelonia mydas türü deniz kaplumbağalarının yuvalama dönemi başladı. Her yıl nisan sonu veya mayıs ayında başlayan süreçte erişkin kaplumbağalar kumsallara çıkarak yumurta bırakıyor. Temmuz ortasından itibaren ise yavru kaplumbağalar yuvalardan çıkarak denize ulaşmaya çalışıyor. Koruma süreci eylül sonuna kadar devam ediyor. Türkiye, Akdeniz’de deniz kaplumbağalarının en önemli yuvalama alanlarına ev sahipliği yapıyor. Dokuzu Antalya’da olmak üzere Muğla, Mersin, Adana ve Hatay’daki toplam 21 özel koruma kumsalında gece saatlerinde sahile giriş yasaklandı. Antalya’daki yaklaşık 30 kilometrelik Belek sahili, hem Türkiye’nin hem de Akdeniz’in en büyük deniz kaplumbağası yuvalama alanı olma özelliğini taşıyor. Koruma kapsamındaki kumsallar şöyle sıralanıyor: Ekincik, Dalyan, Dalaman, Fethiye, Patara, Kale, Kumluca, Olimpos-Çıralı, Tekirova, Belek, Kızılot, Demirtaş, Gazipaşa, Anamur, Göksu Deltası, Alata, Davultepe, Kazanlı, Akyatan, Yumurtalık ve Samandağ. Yetkililer, deniz kaplumbağalarının güvenli şekilde yumurtlayabilmesi ve yavruların denize ulaşabilmesi için vatandaşların kurallara hassasiyetle uymasını istedi. Koruma altındaki kumsallar, 1 Mayıs – eylül sonu arasında yalnızca gündüz saatlerinde kullanılabilecek.

KOCABURUN SİPERLERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR Haber

KOCABURUN SİPERLERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR

KOCABURUN SİPERLERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR: “AKDENİZ’İN ÇANAKKALE’Sİ” TARİHE KAZANDIRILIYOR Kemer’in önemli tarihi miraslarından biri olan Kocaburun Siperleri, Kaymakamlık öncülüğünde başlatılan proje ile yeniden gün yüzüne çıkarılıyor. Birinci Dünya Savaşı sırasında Mustafa Ertuğrul Aker ve silah arkadaşlarının destansı mücadelesine sahne olan bölge, yapılacak çalışmalarla korunarak gelecek nesillere aktarılacak. Tarihi mirasın ihyası amacıyla yürütülen proje kapsamında önemli bir ziyaret gerçekleştirildi. Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz’ın davetiyle, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’ndan gelen uzman ekip Kemer’de bir araya geldi. Ziyarete, Şehitlikler ve Anıtlar Koordinatörü Tolga Kaan Çakmak, Restorasyon ve Yapım Uygulamaları Koordinatörü Mustafa Kafkas Dereli ile uzmanlar Marziye Eşki ve Serpil Savaş katıldı. Gerçekleştirilen görüşmelerde, Kemer Kocaburun mevkiindeki tarihi siperlerin ortaya çıkarılması, korunması ve yeniden ihya edilmesi için yapılacak çalışmalar detaylı şekilde değerlendirildi. Yetkililer, Kocaburun Siperleri’nin yalnızca bir savaş alanı olmadığını, aynı zamanda milletin ortak hafızasını taşıyan önemli bir tarihi değer olduğunu vurguladı. “Akdeniz’in Çanakkale’si” olarak nitelendirilen bölgenin, yapılacak düzenlemeler sonrasında ziyaretçilere açılarak kültür turizmine kazandırılması hedefleniyor. Görüşmede ayrıca, bu tarihi mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi konusunda fikir alışverişinde bulunuldu. Hayata geçirilecek proje ile Kocaburun Siperleri’nin tarih bilincini güçlendiren, milli hafızayı canlı tutan ve Kemer turizmine yeni bir değer kazandıran önemli bir destinasyon haline gelmesi amaçlanıyor. Bu çalışma tamamlandığında, Kocaburun Siperleri yalnızca geçmişin kahramanlık hikâyelerini yaşatan bir alan değil, aynı zamanda Kemer’in tarih ve kültür turizmine yön verecek simge destinasyonlarından biri olacak.

YUNANİSTA'DAN KIYI KORUMA HAMLESİ Haber

YUNANİSTA'DAN KIYI KORUMA HAMLESİ

Yunanistan’dan Kıyı Koruma Hamlesi: “Dokunulmamış Plaj” Sayısı 250’ye Çıkarıldı Yunanistan, doğal kıyı alanlarını korumak ve sürdürülebilir turizmi desteklemek amacıyla “dokunulmamış plaj” uygulamasını genişletme kararı aldı. Yeni düzenleme kapsamında, şezlong, yüksek sesli müzik ve su sporları faaliyetlerinin yasak olduğu koruma altındaki plaj sayısı 250’ye yükseltildi. Yunanistan Maliye ve Çevre Bakanlıkları tarafından yapılan ortak açıklamada, “dokunulmamış plaj” statüsünün, ekolojik ve bilimsel değeri yüksek, doğal yapısını büyük ölçüde koruyan kıyılara verildiği belirtildi. Bu alanlarda ziyaretçilere erişim serbest olacak ancak ticari faaliyetler ciddi şekilde sınırlandırılacak. Yeni kurallara göre, sahillere şezlong, şemsiye, masa ve sandalye yerleştirilmesine izin verilmeyecek. Ayrıca jet ski, deniz bisikleti ve kano gibi su sporları ekipmanlarının kiralanması da yasaklanacak. Buna karşın, mobil veya römorklu büfeler aracılığıyla içecek ve atıştırmalık satışı yapılabilecek. Yetkililer, mevcut işletme sözleşmelerinin ise süreleri dolana kadar geçerliliğini koruyacağını açıkladı. Yeni düzenleme yalnızca ticari faaliyetlerle sınırlı değil. Sahillerde 10 kişiden büyük organizasyonlar yasaklanırken, yüksek sesli hoparlör kullanımı ve araçların kumsala girişine de izin verilmeyecek. Yetkililer, bu uygulamanın temel amacının kıyılardaki bitki örtüsünü, yaban hayatını ve hassas ekosistemleri korumak olduğunu vurguluyor. Koruma altındaki plajlar arasında Symi, Naxos, Sifnos, Tilos, Rhodes, Corfu, Lefkada ve Kissamos gibi önemli turizm destinasyonları yer alıyor. Özellikle Leipsoi, 23 “dokunulmamış plaj” ile ülkenin en fazla koruma altındaki kıyısına sahip belediyesi olarak öne çıkıyor. Bu durum, adayı Yunanistan’ın en korunaklı kıyı destinasyonlarından biri haline getiriyor. Yunanistan’ın attığı bu adım, doğal kıyı alanlarının korunması konusunda Akdeniz ülkeleri için örnek bir model olarak değerlendiriliyor. Turizm gelirleri ile doğa koruma dengesini gözeten bu yaklaşımın, özellikle yoğun yapılaşma baskısı altındaki sahil bölgeleri için dikkat çekici bir örnek oluşturduğu ifade ediliyor.

Ege’den Akdeniz’e, Oradan Başkent’e Uzanan Parkur Haber

Ege’den Akdeniz’e, Oradan Başkent’e Uzanan Parkur

Ege’den Akdeniz’e, Oradan Başkent’e Uzanan Parkur 2026 rotası; Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerini kapsayan geniş bir coğrafyaya yayılıyor. Yarış, İzmir’in gözde turizm merkezi Çeşme’den başlayarak Aydın ve Muğla kıyılarını takip edecek; ardından Akdeniz’in eşsiz sahil şeridinden geçerek Antalya ve Kemer etaplarıyla devam edecek. Büyük final ise Ankara’da gerçekleştirilecek. Bu rota, yalnızca sporcular için zorlu bir parkur değil; aynı zamanda Türkiye’nin doğal güzelliklerini ve kültürel mirasını milyonlarca izleyiciye ulaştıracak bir vitrin niteliği taşıyor. 61. TUR Etapları 26 Nisan 2026 – Çeşme–Aydın | 203,1 km 27 Nisan 2026 – Aydın–Marmaris | 158,0 km 28 Nisan 2026 – Marmaris–Kıran | 129,2 km 29 Nisan 2026 – Marmaris–Fethiye | 128,0 km 30 Nisan 2026 – Patara–Kemer | 196,7 km 1 Mayıs 2026 – Antalya–Feslikan | 130,0 km 2 Mayıs 2026 – Antalya–Antalya | 149,5 km 3 Mayıs 2026 – Ankara–Ankara | 105,1 km Özellikle Patara–Kemer ve Antalya–Feslikan etaplarının tırmanış profili, genel klasman mücadelesinde belirleyici rol oynayacak. Ankara’daki final etabı ise sprinterler için son bir şans sunarken, genel klasman şampiyonunun da netleşeceği kritik anlara sahne olacak. Ankara Yeniden TUR Rotasında Uzun bir aranın ardından Ankara’nın yeniden rotaya dahil edilmesi organizasyona ayrı bir tarihsel anlam katıyor. Başkent etabı, hem sportif hem de sembolik yönüyle TUR’un kilometre taşlarından biri olarak görülüyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin kalbinde yapılacak final, organizasyonun “Gelenekten Geleceğe” vizyonunu güçlü biçimde yansıtacak. Küresel Yayın Gücü ve Tanıtım Etkisi Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, yalnızca bir spor organizasyonu değil; aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası tanıtım platformu niteliği taşıyor. Yarış, yüzlerce ülkede canlı ve banttan yayınlarla milyonlarca izleyiciye ulaşıyor. 1.000’in üzerinde görevli personel, yüzlerce araçtan oluşan konvoy, helikopter ve uçak destekli çekimlerle gerçekleştirilen organizasyon; gelişmiş canlı yayın altyapısıyla dünya standartlarında bir prodüksiyon sunuyor. Bu yönüyle TUR, Türkiye’nin doğal güzelliklerini, turizm potansiyelini ve kültürel zenginliğini küresel ekranlara taşıyan en önemli spor organizasyonlarından biri olma özelliğini sürdürüyor. 61.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 2026 yılında sporun heyecanını, coğrafyanın büyüsünü ve tarihin derinliğini aynı rotada buluşturacak. Çeşme’den Ankara’ya uzanan bu yolculuk, hem pedalların gücünü hem de Türkiye’nin çok katmanlı hikâyesini dünyaya anlatacak. ????‍♂️

Corendon Tennis Club Kemer, TEN-PRO Turkish Bowl’a 2026’da yeniden ev sahipliği yapacak Haber

Corendon Tennis Club Kemer, TEN-PRO Turkish Bowl’a 2026’da yeniden ev sahipliği yapacak

Corendon Tennis Club Kemer, TEN-PRO Turkish Bowl’a 2026’da bir kez daha ev sahipliği yapacak 10–30 Nisan 2026’da üç hafta boyunca sürecek uluslararası gençler turnuvası TEN-PRO Global Junior Tour’un Türkiye ayağı, Kemer’de dünya çapındaki genç sporcuları bir araya getirecek Corendon Tennis Club Kemer, TEN-PRO Global Junior Tour’un Türkiye etabını 2026 yılında tekrar ağırlamaya hazırlanıyor. Daha önce Rafa Nadal Academy ve Mouratoglou Tennis Academy gibi saygın tenis merkezlerinde düzenlenen turnuva serisinin Türkiye ayağı, 10–30 Nisan 2026 tarihleri arasında art arda üç hafta boyunca gerçekleştirilecek. Genç yetenekler Kemer’de buluşacak TEN-PRO Global Junior Tour, 8–16 yaş arası yüksek seviyeli genç tenisçilerin katıldığı en büyük uluslararası turnuva serilerinden biridir. 2015’ten beri Hollanda, Almanya, Fransa, İspanya, Belçika, İsviçre, Yunanistan, Mısır, Dubai ve ABD gibi ülkelerde düzenlenen bu organizasyon, genç sporcular için önemli bir yarışma ve tanıtım alanı sunuyor. Kemer’de düzenlenecek etapta dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen genç tenisçiler, Akdeniz’in doğal atmosferinde mücadele edecek. Kemer, tenis organizasyonlarındaki güçlü yerini sağlamlaştırıyor Son yıllarda düzenlenen Türkiye Masters Şampiyonası, milli takım belirleme turnuvaları, Rus Kadın Milli Takımı kampı ve amatör tenis organizasyonları, Corendon Tennis Club Kemer’i ulusal ve uluslararası tenis takviminde öne çıkardı. Bu organizasyonlar, bölgenin spor turizmi potansiyeline olan ilgiyi de artırdı. 2026 takviminde resmi turnuvalar da yer alıyor Kulüp, 2026 yılı içinde ITF ve Tennis Europe bünyesindeki resmi turnuvalara da ev sahipliği yapmayı hedefliyor. Toplam 14 toprak korttan oluşan tesis, sporculara uluslararası standartlarda bir altyapı sağlıyor. Konaklama ve tenis paketleri Corendon Turizm Grubu, tenis kulübüne yaklaşık üç kilometre uzaklıkta bulunan Corendon Playa Kemer otelinde konaklamaya özel tenis paketleri sunuyor. Bu paketler, sporcular ve aileleri için turnuva süresince konforlu bir deneyim sağlamayı amaçlıyor. TEN-PRO Turkish Bowl’un 2026 organizasyonu, genç tenisçiler için uluslararası rekabet ortamı sunarken, Kemer’in spor turizmi kimliğini de güçlendirmeyi hedefliyor.

KEMER, EN FAZLA YAĞIŞ ALAN BÖLGE OLDU Haber

KEMER, EN FAZLA YAĞIŞ ALAN BÖLGE OLDU

KEMER, EN FAZLA YAĞIŞ ALAN BÖLGE OLDU Antalya’da dün sabah saatlerinde başlayan ve gece boyunca etkisini artırarak devam eden kuvvetli sağanak yağış, il genelinde hayatı olumsuz etkiledi. Özellikle Kemer ilçesi başta olmak üzere bazı ilçelerde etkili olan yağışlar, su taşkınları ve yer yer ulaşımda aksamalara neden oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre Kemer ilçesi, son 24 saat içerisinde metrekareye düşen 157,2 kilogram yağış miktarıyla Türkiye genelinde en fazla yağış alan bölge olarak kayıtlara geçti. Bu miktar, bölgenin aylık ortalama yağış değerlerinin çok üzerinde gerçekleşti. SU TAŞKINLARI VE TEDBİRLER Yoğun yağış nedeniyle Kemer merkez ve bazı mahallelerde cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken, düşük kotlu bölgelerde kısa süreli su taşkınları yaşandı. Belediye ve ilgili kurumlara bağlı ekipler, gece boyunca sahada görev alarak mazgal temizliği, su tahliye çalışmaları ve riskli noktalarda önlem aldı. Vatandaşlardan gelen ihbarlar doğrultusunda bazı bölgelerde anında müdahalede bulunulurken, herhangi bir can kaybı yaşanmaması sevindirici gelişme olarak değerlendirildi. VALİLİKTEN UYARI Antalya Valiliği tarafından yapılan açıklamada, yağışların Pazar günü akşam saatlerine kadar yer yer kuvvetli ve sağanak şeklinde devam etmesinin beklendiği bildirildi. Açıklamada özellikle dere yatakları, eğimli araziler ve su baskını riski bulunan bölgelerde yaşayan vatandaşların dikkatli olmaları istendi. Yetkililer ayrıca sürücülere, yağış nedeniyle kayganlaşan yollarda hız yapmamaları ve trafik işaretlerine uymaları yönünde uyarılarda bulundu. METEOROLOJİ: YAĞIŞLAR SÜREBİLİR Meteoroloji uzmanları, Akdeniz üzerinden gelen nemli hava kütlesinin etkisini sürdürdüğünü belirterek, ani ve kısa süreli kuvvetli yağışlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Özellikle kıyı kesimlerinde yağışların zaman zaman gök gürültülü sağanak şeklinde etkili olabileceği ifade edildi. Yetkililer, gelişmelerin anlık olarak takip edildiğini ve olası olumsuzluklara karşı tüm ekiplerin hazır durumda olduğunu bildirdi.

KEMER'DEN KARABURUN'A NERGİS'İN SERÜVENİ Haber

KEMER'DEN KARABURUN'A NERGİS'İN SERÜVENİ

KEMER'DEN KARABURUN'A NERGİS'İN SERÜVENİ Akdeniz’in mavisi ile Torosların yeşil dokusunun buluştuğu Kemer, yılın bu döneminde nergis çiçeklerinin zarif güzelliğiyle doğaseverleri kendine çekiyor. Dağ eteklerinden kırsal alanlara kadar uzanan mis kokulu nergisler, Kemer’de kışın sonu, baharın başlangıcını simgeleyen doğal bir şölen sunuyor. Türkiye’nin bir başka nergis cenneti olan İzmir’in Karaburun ilçesi ise bu eşsiz çiçeği kültür ve sanatla buluşturan Karaburun Nergis Festivali ile dikkat çekiyor. Her yıl düzenlenen festival; nergisin doğadaki yolculuğunu, yöresel lezzetler, müzik, sergiler ve doğa yürüyüşleriyle birlikte ziyaretçilere sunuyor. Kemer’de doğanın sessiz zarafetiyle karşılanan nergisler, Karaburun’da festival coşkusuyla taç lanıyor. İki farklı coğrafyada aynı çiçeğin etrafında şekillenen bu doğa ve kültür buluşması, Türkiye’nin dört mevsim turizm potansiyelini gözler önüne seriyor. Önemli hatırlatma: Gerek Kemer’de gerekse Karaburun’da doğada kendiliğinden yetişen nergisler koruma altındadır. Bu çiçeklerin koparılması, sökülmesi veya zarar verilmesi 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında yasaktır ve idari para cezası uygulanmaktadır. Ziyaretçilerden beklenti; nergislerin güzelliğini yerinde görmek, fotoğraflamak ve bu doğal mirası koruyarak gelecek nesillere aktarmaktır. Kemer’den Karaburun’a uzanan nergis yolu, ziyaretçilerini yalnızca bir seyahate değil; doğaya saygılı, sürdürülebilir ve bilinçli bir keşfe davet ediyor.

LİKYA YOLU: DÜNYANIN EN GÜZEL ROTALARINDA ZİRVEDE Haber

LİKYA YOLU: DÜNYANIN EN GÜZEL ROTALARINDA ZİRVEDE

LİKYA YOLU: DÜNYANIN EN GÜZEL ROTALARINDA ZİRVEDE Tarihin ayak izleriyle doğanın nefesini aynı patikada buluşturan Likya Yolu, dünya yürüyüş literatürünün zirvesine yerleşti. İngiltere’nin köklü yaşam ve seyahat dergisi Time Out tarafından “Dünyanın En Güzel Yürüyüş Rotası” seçilen parkur, Türkiye’yi doğa, arkeoloji ve sürdürülebilir turizm alanlarında bir kez daha küresel ilgi odağı haline getirdi. Muğla’nın Fethiye ilçesinden başlayıp Antalya’ya uzanan Likya Yolu, Akdeniz’in kıyı manzaralarıyla antik çağın görkemini aynı çizgide buluşturan eşsiz bir rota. Tam 540 kilometrelik bu uzun mesafe yürüyüş parkuru; kıvrımlı dağ patikaları, turkuaz deniz manzaraları, sedir ve çam ormanları eşliğinde yürüyüşçülere yalnızca bir parkur değil, bir zaman yolculuğu sunuyor. Taşlara Kazınmış Bir Medeniyetin İzinde Rota üzerinde sıralanan Xanthos, Patara, Olympos, Pydnai, Myra gibi antik kentler, Likya uygarlığının bir zamanlar bu topraklarda kurduğu özgür kent devletleri konfederasyonunun hatıralarını taşıyor. Kayaköy’ün hüzünlü sokakları, Faralya’nın sonsuz uçurumları, Kabak Koyu’nun saklı cenneti, Kelebekler Vadisi’nin vahşi narinliği ve Kaş’ın limanından gün batımına süzülen ışık, yürüyüş boyunca zamansız bir panoramaya dönüşüyor. Time Out değerlendirmesinde rotayı; “Her adımda tarih, her adımda deniz kokusu. Dünyada eşi zor bulunan bir keşif deneyimi…” sözleriyle tanımlarken, parkurun doğal ritmiyle insan ruhu arasındaki bağa özellikle dikkat çekti. En Güzel Mevsim: Sonbahar Her yıl dünyanın dört bir yanından binlerce doğa ve kültür keşifçisi ağırlayan Likya Yolu için Eylül – Kasım dönemi en ideal zaman aralığı olarak öne çıkıyor. Ilıman hava, berrak gökyüzü ve yavaşlayan kalabalık, yürüyüşçülere hem konforlu hem de dingin bir deneyim sunuyor. Turizm uzmanları, bu tür uluslararası başarıların sürdürülebilir turizme, yerel ekonomiye ve kültürel miras bilincine doğrudan katkı sağladığını vurguluyor. Bölgenin köylerinde gelişen pansiyonculuk, yerel rehberlik, butik üretim ve doğa dostu işletmeler; rotanın aynı zamanda bir kalkınma modeline dönüştüğünün de kanıtı. Bir Yolun Ötesinde.. Likya Yolu artık sadece bir yürüyüş parkuru değil; Türkiye'nin kültürel derinliğini, Akdeniz’in coğrafi büyüsünü ve Anadolu’nun binlerce yıllık medeniyet hafızasını dünyaya anlatan yaşayan bir kültür koridoru. Bu unvanla birlikte rota, yalnızca yürüyüş botlarının değil, dünyanın ilgisinin de yönünü yeniden Anadolu’ya çeviriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.