Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Empati

Yeni Kemer - Empati haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Empati haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KİTAP PINARI’NDA MART BULUŞMASI: SESSİZLİĞİN DİLİNİ ARAMAK Haber

KİTAP PINARI’NDA MART BULUŞMASI: SESSİZLİĞİN DİLİNİ ARAMAK

KİTAP PINARI’NDA MART BULUŞMASI: SESSİZLİĞİN DİLİNİ ARAMAK Kitap Pınarı okuma grubunun mart ayı buluşması, edebiyatın insan ruhuna açtığı kapıları aralayan anlamlı bir sohbet ortamına dönüştü. Ahsen Yıldız’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen toplantıda, Nobel Edebiyat Ödüllü Güney Koreli yazar Han Kang’ın çok konuşulan romanı Yunanca Dersleri ele alındı. Buluşmaya Ahmet Akyapı ve Ramazan Kar'da katılırken, edebiyatseverler romanın yarattığı düşünsel ve duygusal izleri birlikte keşfetme fırsatı buldu. Toplantının açılışında konuşan moderatör Ahsen Yıldız, romanın yalnızca bir hikâye anlatmadığını, aynı zamanda insanın iç dünyasına açılan sessiz bir kapı olduğunu vurguladı. Yıldız’a göre eser, konuşma yetisini kaybetmiş bir kadın ile görme yetisini giderek yitiren bir öğretmenin kesişen hayatları üzerinden modern insanın yalnızlığını ve anlaşılma arzusunu derin bir şekilde sorguluyor. Han Kang’ın sade fakat şiirsel anlatımıyla kelimelerin sınırlarını zorlayan güçlü bir atmosfer kurduğunu ifade eden Yıldız, romanda dil kadar sessizliğin de bir iletişim biçimi olarak ele alındığını belirtti. Ona göre roman, okuyucuya insan ilişkilerinin kırılganlığını ve empati ihtiyacını hatırlatan bir iç yolculuk sunuyor. Yıldız konuşmasını şu soruyla tamamladı: “Eğer bir gün kelimelerimizi kaybedersek, yine de birbirimizi anlayabilir miyiz?” Bu soru, roman boyunca sessizce yankılanan temel düşünce olarak toplantının da ana eksenini oluşturdu. Sessizlik, Yalnızlık ve Anlama Çabası Buluşmada söz alan katılımcılar, romanın farklı katmanlarına dikkat çekti. Ahsen Yıldız, travmalar nedeniyle içine kapanan bir kadın ile görme zafiyeti giderek artan bir erkeğin satırlar boyunca ilerleyen duygusal bağının oldukça çarpıcı olduğunu belirterek Nobel ödülü alan yazara saygılarını dile getirdi. Cenap Murtezaoğlu ise romanın sessizlik, dil ve yalnızlık üzerine kurulu güçlü bir psikolojik anlatı olduğunu vurguladı. Ona göre yazar, karakterlerin engellerine ve eksikliklerine rağmen birbirlerini anlamaya çalışma çabasını son derece etkileyici bir şekilde anlatıyor. Fethiye Çalışkan da romanda dilin yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda insanın dünyayı anlamasını sağlayan temel bir unsur olarak işlendiğini belirtti. Çalışkan, konuşamayan ve görme yetisi azalan iki insanın kurduğu derin iletişimin okuyucuyu düşündürdüğünü ifade etti. Kaybetmek ve Kazanmak Arasında Atila Çalışkan, romanın büyüleyici atmosferine dikkat çekerek eserin aslında hepimizin içindeki yalnızlığa ve birbirimize dokunma ihtiyacına ayna tuttuğunu söyledi. Ona göre roman, “bir şeyi kaybetmenin başka bir şeyi kazanmak anlamına gelip gelmediği” sorusunu okurun zihnine bırakıyor. Makbule Çapraz ise romanda eski Yunanca öğrenme sürecinin bir metafor olarak kullanılmış olabileceğini ifade etti. Karakterlerin tanışma noktası olan Yunanca derslerinin aslında onların kendi aralarında yeni bir iletişim dili kurmalarına zemin hazırladığını belirtti. Fatma Öztürk ise roman boyunca kadının neden konuşmadığını sorguladığını, ancak ilerleyen sayfalarda bu sessizliğin belki de dünyayı reddetmenin güçlü bir yolu olabileceğini düşündüğünü dile getirdi. Ona göre romanın ilerleyen bölümlerinde iki karakter arasında kurulan yeni bağ, hayata yeniden tutunmanın da işareti gibi. Sessizliğin Sembolizmi Hatice Kuş, Han Kang’ın güçlü betimlemeleri sayesinde okuyucunun karakterlerin dünyasını derinden hissedebildiğini ifade ederek, romanın umut duygusunu da içinde taşıdığını söyledi. Suna Karasürme, Romandaki sessizlik güçlü bir semboldür. Konuşma yetisini kaybeden karakterin yaşadığı sessizlik, yalnızlığı ve içe dönüşü anlatırken aynı zamanda kelimelerin ötesinde bir iletişim ihtimalini de düşündürür. Öte yandan öğretmenin giderek azalan görme yetisi, insan hayatının kırılganlığını ve dünyayı algılayışımızın ne kadar hassas olduğunu hatırlatan bir metafor olarak yorumlanabilir. Özgül Küçük ise romandaki sessizliğin güçlü bir sembol olduğunu belirterek şu yorumu yaptı: Konuşma yetisini kaybeden karakterin yaşadığı sessizlik yalnızlığı ve içe dönüşü anlatırken, öğretmenin giderek azalan görme yetisi de hayatın kırılganlığını hatırlatan güçlü bir metafor olarak karşımıza çıkıyor. Bir Kitap, Bir Soru Kitap Pınarı’nın mart buluşması, edebiyatın farklı okuma deneyimleriyle nasıl zenginleştiğini bir kez daha gösterdi. Katılımcılar, romanın yalnızca bir hikâye değil, aynı zamanda insanın varoluşuna dair sorular barındıran bir düşünce alanı sunduğu konusunda birleşti. Ve belki de toplantının sonunda herkesin zihninde aynı soru kaldı: Kelimeler sustuğunda, insan yine de anlaşılabilir mi?

2.AKRA KİTAP GÜNLERİ KAPILARINI AÇTI Haber

2.AKRA KİTAP GÜNLERİ KAPILARINI AÇTI

2. Akra Kitap Günleri Edebiyatın Işığında Kapılarını Açtı Bu yıl 2’ncisi düzenlenecek Akra Kitap Günleri için geri sayım başladı. Bir hafta boyunca sürecek program yazar imza günleri, söyleşiler, masterclass oturumları ve çocuk etkinlikleri ile her yaştan kitapsevere zengin bir içerik sunacak. Türkiye’nin seçkin yayınevlerinin yer aldığı stantlar, okurlara yeni kitaplar keşfetme ve yazarlarla buluşma imkanı sağlayacak. Akra Kitap Günleri, edebiyatın farklı disiplinlerle buluştuğu bir platform olmayı hedeflerken, Antalya’da kültürel çeşitliliği artırmayı ve kitap okuma alışkanlığını yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Etkinlik boyunca hem edebiyatın güçlü isimleri hem de genç yazarlar okurlarıyla bir araya gelecek, çocuklar için hazırlanan yaratıcı atölyeler ise kitaba dokunan eğlenceli bir öğrenme alanı oluşturacak. Yazar-Okur Buluşmasının Gücü Çocukların bir yazarla yüz yüze gelmesi, edebiyatla kurdukları bağı güçlendiren en önemli deneyimlerden biri. Hikâyenin nasıl doğduğunu dinlemek, karakterlerin nasıl şekillendiğini öğrenmek ve merak edilen soruları doğrudan sormak, okuma eylemini canlı ve kişisel bir deneyime dönüştürüyor. Bu tür etkinlikler, çocuklara şu mesajı da veriyor: “Sen de yazabilirsin.” Yaratıcı yazarlık atölyeleri ve interaktif sohbetler, çocukların kendi hikâyelerini kurma cesaretini destekliyor. Böylece okur olmanın yanı sıra üretici bireyler olarak edebiyat sahnesine ilk adımlarını atıyorlar. Kültürel Bir Yatırım Kitap günleri, yalnızca bir hafta süren etkinlikler değil; uzun vadeli bir kültürel yatırım niteliği taşıyor. Erken yaşta kitapla kurulan güçlü bağ, ilerleyen yıllarda okuma alışkanlığının sürekliliğini sağlıyor. Ailelerin etkinliğe gösterdiği ilgi ise çocukların edebiyatla kurduğu ilişkinin sosyal bir paylaşıma dönüştüğünü gösteriyor. Akra Kitap Günleri, 1 Mart’a kadar sürecek programıyla hayal kurmayı, kelimelerle düşünmeyi ve hikâyeler aracılığıyla dünyayı anlamayı hatırlatıyor. Edebiyatın iyileştirici ve dönüştürücü gücünü keşfetmek isteyen herkes için kapılar açık.

KÜÇÜK FİKİRLER, BÜYÜK GELECEKLER Haber

KÜÇÜK FİKİRLER, BÜYÜK GELECEKLER

Küçük Fikirler, Büyük Gelecekler Erken STEM ile Üreten Nesiller Kemer’de YetişiyorEğitimde Erken Başlayan Dönüşüm 21.yüzyıl becerilerinin temelinde yer alan eleştirel düşünme, problem çözme, yaratıcılık ve çevresel farkındalık; Kemer Özel Uğur Okulları’nda erken yaşlardan itibaren eğitim sürecinin merkezine alınıyor. Okul Müdürü İdris Bayram’ın yenilikçi eğitim anlayışı doğrultusunda yürütülen Erken STEM çalışmaları, öğrencilerin yalnızca akademik başarıya değil, yaşamla bağ kuran üretken bireyler olarak yetişmesine odaklanıyor. Bu yaklaşım, çocukların sorgulayan, düşünen ve çözüm üreten bireyler olarak gelişimini desteklerken, öğrenmeyi sınıf sınırlarının ötesine taşıyor. Doğayla Bağ Kurarak Öğrenmek Grov Sınıfı öğrencileri, öğretmenleri Damra Çığa ve Kübra Yalçın rehberliğinde tohum ekmenin önemi ve doğal su kaynaklarının verimli kullanımı üzerine çalışmalar gerçekleştirdi. Bu etkinliklerle çocuklar, doğayla kurdukları bağ üzerinden sürdürülebilir yaşam kavramını deneyimleyerek öğrendi. Geri Dönüşümle Tasarlayan Minik Mühendisler 1/A sınıfı öğrencileri, öğretmenleri Hatice Altundaş eşliğinde geri dönüşüm malzemelerini kullanarak kâğıt hamurları hazırladı ve yelkenli araçlar tasarladı. Bu süreçte öğrenciler hem çevre bilinci kazandı hem de tasarım ve üretim becerilerini geliştirdi. Su, Enerji ve Can Güvenliği Üzerine Çözümler 2/A sınıfında, sınıf öğretmeni ve Erken STEM Zümre Başkanı Semra Akçağlayan koordinasyonunda yağmur sularının depolanmasına yönelik su yolları oluşturuldu. Enerji tasarrufunu önceleyen köprü tasarımlarıyla yavru hayvanların annelerine güvenli ulaşımı hedefleyen projeler geliştirildi. Çocuklar bu çalışmalarla empati kurmayı, soruna çok yönlü bakmayı ve çözüm üretmeyi öğrendi. Yenilenebilir Enerjiye Erken Yaşta Farkındalık 3/A sınıfı öğrencileri, öğretmenleri Doğan Çırpıcı rehberliğinde enerji ihtiyacına çözüm olarak rüzgâr gülleri tasarladı. Yenilenebilir enerji kaynaklarının önemi, uygulamalı çalışmalarla pekiştirildi. Uzayda Hayat: Hayal Gücünün Sınırları Aşılıyor 4/A sınıfında, öğretmen Ümran Cangır eşliğinde uzayda mahsur kalan arkadaşlarını kurtarmaya yönelik uzay aracı tasarlandı. Uzay ortamında yiyecek ve temiz hava ihtiyacını karşılamak amacıyla sera projeleri geliştirildi. Bu çalışmalar, öğrencilerin bilimsel hayal gücünü somut tasarımlara dönüştürmesine olanak sağladı. Problem Çözmeden Üretime 4/B sınıfı öğrencileri, öğretmenleri Senem Özen Saz rehberliğinde problem çözme, tasarım ve üretim odaklı STEM etkinlikleriyle yaratıcılıklarını ve iş birliği becerilerini geliştirdi. İş Birliğiyle Güçlenen Bir Eğitim Modeli Kemer Özel Uğur Okulları’nda sürdürülen Erken STEM çalışmaları; Okul Müdürü İdris Bayram’ın liderliğinde, öğretmenlerin ortak emeği ve Erken STEM Zümre Başkanı Semra Akçağlayan’ın koordinasyonuyla başarıyla devam ediyor. Bu eğitim modeli, geleceğin; düşünen, sorgulayan, doğaya duyarlı ve üreten çocukların ellerinde şekilleneceğini bir kez daha ortaya koyuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.