Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Hafriyat

Yeni Kemer - Hafriyat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hafriyat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YUSUF YAVUZ YAZDI: KEMER’DE AĞAÇ VE TARİH KIYIMI İDDİASI Haber

YUSUF YAVUZ YAZDI: KEMER’DE AĞAÇ VE TARİH KIYIMI İDDİASI

YUSUF YAVUZ YAZDI: KEMER’DE AĞAÇ VE TARİH KIYIMI İDDİASI İdyros Antik Kenti gölgesinde otel projesi tartışma yarattı Antalya’nın Kemer ilçesinde, bölgenin ilk turistik tesislerinden biri olan eski Fransız Tatil Köyü (Club Med) arazisinde yapılmak istenen 900 yataklı otel projesi, “ağaç katliamı” ve “tarih tahribatı” iddialarıyla gündeme oturdu. Gazeteci Yusuf Yavuz’un gündeme taşıdığı gelişmeler, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. ÖZAK GYO tarafından hayata geçirilmek istenen proje kapsamında, İdyros Antik Kenti kalıntılarının bulunduğu bölgede ağaç kesimlerinin başladığı öne sürüldü. Tepkiler üzerine İdyros Antik Kentine Dokunma Hareketi bir açıklama yaparak hem çevresel hem de kültürel tahribat uyarısında bulundu. 57 YILLIK TAHSİS, 2068’E KADAR UZATILDI Ayışığı Koyu’na bitişik yaklaşık 293 bin metrekarelik orman arazisi, 1969 yılında turizm amacıyla tahsis edilmişti. Yıllarca Club Med olarak hizmet veren tesisin tahsis süresi dolduktan sonra, üst kullanım hakkı 2023 yılında ÖZAK GYO’ya devredildi. Şirketin mevcut yapıları yıkarak yerine 5 katlı ve 900 yatak kapasiteli yeni bir otel inşa etmek istediği belirtiliyor. Ancak söz konusu alanın farklı derecelerde arkeolojik sit alanlarıyla çevrili olması projeyi tartışmalı hale getiriyor. YARGI SÜRERKEN ÇALIŞMA BAŞLATILDI Proje için hazırlanan Koruma Amaçlı İmar Planı’nın doğal ve kültürel mirası korumadığı gerekçesiyle Temmuz 2025’te yargıya taşındığı biliniyor. Buna rağmen sahada yıkım ve ağaç kesimlerinin başlaması dikkat çekti. Bölgede çok sayıda kızılçam ağacının kesildiği, eski yapıların yıkıldığı ve hafriyat çalışmalarının sürdüğü ifade ediliyor. SİYASİ İSİMLERLE İLGİLİ İDDİA Yıkım sonrası ortaya çıkan moloz ve hafriyatın, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nun oğlu Osman Topaloğlu ile AKP Kemer İlçe Başkanı Uğur Ozan Gazioğlu’na ait olduğu ileri sürülen şirketler tarafından taşındığı iddiası da tartışmaları büyüttü. “BU KATLİAMI LANETLİYORUZ” İdyros Antik Kentine Dokunma Hareketi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Şirket, Kemer’in son ormanlık alanında yüzlerce ağacı keserek inşaata başladı. İzinli ya da izinsiz olması fark etmeksizin, bu durum doğaya büyük zarar vermektedir. Bu katliamı lanetliyoruz.” KIYIYA ERİŞİM ENGELLENDİ İDDİASI Açıklamada ayrıca, şirketin sahile ulaşımı beton bloklarla kapattığı ve kıyıya kadar uzanan metal çitlerle halkın denize erişimini engellediği öne sürüldü. Anayasa’nın 43. maddesine göre kıyıların herkesin kullanımına açık olduğu hatırlatılarak, bu uygulamanın hukuka aykırı olduğu savunuldu. “ÇED MUAFİYETİ USULE AYKIRI” Projenin ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) sürecinden muaf tutulması da en büyük tartışma başlıklarından biri oldu. Hareketin açıklamasında, 1969’daki tahsise dayandırılan muafiyetin yeni proje için geçerli olamayacağı vurgulanarak şu değerlendirme yapıldı: “Bugün bölgede sit alanları vardır, proje yenidir ve koşullar değişmiştir. 57 yıl önceki bir muafiyetle yeni bir projeye izin verilmesi hukuka aykırıdır.” “TARİH Mİ KORUNUYOR, BETON MU?” Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun itirazları reddetmesi de eleştirilirken, şu soru yöneltildi: “Koruma kurulu tarihi ve kültürel değerleri mi koruyor, yoksa betonu mu?” İDYROS ANTİK KENTİ İÇİN ALARM Açıklamanın sonunda İdyros Antik Kenti’nin ciddi tehdit altında olduğu belirtilerek şu çağrı yapıldı: Projenin durdurulması Bölgenin daha geniş bir koruma alanı ilan edilmesi Kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması

BAKANLIKTAN TARTIŞMALI DÜZENLEME, ATIKLARIN DENİZE DÖKÜLMESİNİN ÖNÜ AÇILDI Haber

BAKANLIKTAN TARTIŞMALI DÜZENLEME, ATIKLARIN DENİZE DÖKÜLMESİNİN ÖNÜ AÇILDI

BAKANLIKTAN TARTIŞMALI DÜZENLEME, ATIKLARIN DENİZE DÖKÜLMESİNİN ÖNÜ AÇILDI Yönetmelikte gerçekleştirilen bir değişiklik, hafriyat, moloz, arıtma ve proses artığı çamurlar gibi tehlikeli atıkların 250 metre derinliğe borularla bırakılmasına olanak tanıyor. Bu yeni düzenleme, Karadeniz ve Marmara'nın ardından Ege ve Akdeniz'de de benzer bir yaklaşımın benimsenmesine işaret ediyor. Çevre koruma yönetmeliklerinde yapılan bu değişiklikle, hafriyat artıkları ile moloz ve arıtma atıklarının deniz tabanına terk edilmesinin önü açıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'nin "Denizlerle İlgili Kirletme Yasakları" başlığına yeni bir cümle ekleyerek, "Hafriyat artıkları, moloz, arıtma ve proses artığı çamurların deniz ve kıyı sularına boşaltımı yasaktır" ifadesine, 250 metre derinliğe döşenecek borularla bu atıkların denizlere bırakılabileceği hükmünü dahil etti. Bu düzenlemenin deniz kirliliğini artırabileceği öne sürüldü. Turizm açısından önemli bir yeri olan ülke için bu kararın riskli olduğunu belirten Çevre Mühendisleri Odası eski başkanı Dr. Baran Bozoğlu, düzenlemenin Hatay gibi deprem bölgelerinden gelebilecek kimyasal atık içeren yıkıntıların denize boşaltılmasına neden olabileceği uyarısında bulundu. Deniz dibindeki çamurun temizlenmeye çalışıldığı bir dönemde, deniz tabanına çamur dökmenin önü açılıyor 1980'li yıllarda Haliç'in dibindeki çamurun Marmara'ya dökülmesinin, Marmara Denizi için ciddi bir tehdit oluşturduğu bilimsel raporlarla kanıtlanmışken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 1980'lere benzer adımlara geri dönüşe neden olacak bu değişikliği yapması, endişe verici bir gelişme olarak görülüyor. Bakanlığın 250 metre derinliklerde, Marmara, Ege ve Akdeniz gibi turizm açısından kıymetli alanları kirletmeyi göze alması büyük bir çelişki olarak nitelendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.