Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Istihdam

Yeni Kemer - Istihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Istihdam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YEŞİL PASAPORT ALANI GENİŞLİYOR AMA TURİZMCİNİN ADI YOK! Haber

YEŞİL PASAPORT ALANI GENİŞLİYOR AMA TURİZMCİNİN ADI YOK!

YEŞİL PASAPORT ALANI GENİŞLİYOR AMA TURİZMCİNİN ADI YOK ! Türkiye, yeşil pasaport uygulamasının kapsamını genişletmeye hazırlanıyor. Meclis gündemine taşınan kanun teklifiyle, belirli mesleki kıdeme ulaşmış bazı meslek gruplarının vizesiz seyahat imkânından yararlanmasının önü açılıyor. Muhtarlar, yeminli mali müşavirler, belirli kıdem şartını sağlayan doktorlar, eczacılar, mühendisler, mimarlar ve serbest muhasebeci mali müşavirler için yeni bir dönem gündeme geliyor. Elbette bu meslek gruplarının emeğine, uzmanlığına ve yıllar içinde oluşturdukları mesleki birikime saygımız var. Ama insan ister istemez şu soruyu soruyor: Peki turizmci nerede? Dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri olan Türkiye'nin turizm sektöründe 15, 20, 30 yılını geçirmiş yöneticileri bu tablonun neresinde? TURİZM, SINIRLARI AŞAN BİR MESLEK Turizm, doğası gereği uluslararası bir sektördür. Turizm yöneticisi yalnızca kendi işletmesini yönetmez. Dünyanın farklı ülkelerindeki acentelerle, tur operatörleriyle, havayollarıyla, yatırımcılarla, fuarlarla, yabancı misafirlerle ve uluslararası kuruluşlarla sürekli iletişim halindedir. Bir turizm yöneticisinin işi çoğu zaman ofisinin kapısından çıktığı anda başlar. Berlin'deki fuar, Moskova'daki toplantı, Londra'daki turizm etkinliği, Varşova'daki acente görüşmesi, Dubai'deki yatırım toplantısı… Bunların tamamı turizmcinin mesleğinin bir parçasıdır. Üstelik Türkiye'nin turizm gelirlerinin artırılması için çalışan da yine bu sektörün insanlarıdır. Dünyaya Türkiye'yi anlatan, Türkiye'ye turist getiren, istihdam yaratan ve ülkenin döviz gelirine katkı sağlayan sektörün profesyonellerinden söz ediyoruz. Buna rağmen yıllardır vize sorunuyla karşı karşıya kalan turizm yöneticisinin adı, yeşil pasaport tartışmalarında yine yok. 15 YIL MESLEKİ DENEYİM NEDEN TURİZMCİ İÇİN GEÇERLİ DEĞİL? Bugün bir meslek mensubuna, belirli bir mesleki kıdemin ardından yeşil pasaport hakkı verilmesi tartışılabiliyor. Peki aynı ülkede 15 yıldır turizm sektöründe yöneticilik yapan bir profesyonelin kıdemi neden dikkate alınmasın? 15 yıl… Bu, turizm sektöründe az bir süre değildir. Bir insan 15 yıl boyunca turizm işletmesi yönetmişse; krizler görmüş, pandemi yaşamış, ekonomik dalgalanmalarla mücadele etmiş, farklı ülkelerden milyonlarca insanın seyahat organizasyonunda sorumluluk almışsa, bu deneyimin de kamusal bir karşılığı olması gerekmez mi? Üstelik turizm yöneticisinin işi zaten dünyayla entegre çalışmayı gerektiriyor. Ancak bugün bir turizmci yurtdışındaki bir fuara veya iş toplantısına katılmak istediğinde, diğer birçok vatandaş gibi vize süreçleriyle uğraşmak zorunda kalabiliyor. Randevu bekliyor. Dosya hazırlıyor. Otel rezervasyonu, uçak bileti, banka hesapları, davet mektupları… Ve bütün bunlar, Türkiye'ye turist getirmek için yapılacak bir iş görüşmesine gitmek isteyen turizm profesyonelinin önüne çıkıyor. TÜRKİYE'Yİ TANITANIN ÖNÜNE VİZE DUVARI İşin en düşündürücü tarafı da burada. Biz turizmciye; “Türkiye'yi dünyaya tanıt.” diyoruz. “Daha fazla turist getir.” diyoruz. “Döviz kazandır.” diyoruz. “Yeni pazarlar bul.” diyoruz. Ama aynı turizmci yurtdışına çıkıp yeni pazar aramak istediğinde önüne vize duvarı koyuyoruz. Bu çelişkinin artık ciddi biçimde tartışılması gerekiyor. Turizm yalnızca otellerden, acentelerden, restoranlardan ve uçaklardan ibaret değildir. Turizm aynı zamanda insandır. Ve o insanların yıllar içinde kazandığı deneyim, oluşturduğu uluslararası bağlantılar ve temsil ettiği Türkiye markası da dikkate alınmalıdır. MESELE SADECE YEŞİL PASAPORT DEĞİL Burada mesele yalnızca bir pasaport rengi değildir. Mesele, Türkiye'nin turizm profesyonellerine bakışıdır. 15 yılını turizme vermiş bir yöneticiye; “Senin mesleğin uluslararası ama sen uluslararası hareketlilik açısından yeterince önemli değilsin.” mesajı verilmemelidir. Turizm sektörünün temsilcileri bu konuyu yıllardır gündeme getirmeliydi. Sektör kuruluşları, meslek örgütleri, turizm dernekleri ve kamu otoriteleri bu konuda ortak bir çalışma yapmalıdır. Çünkü mesele sadece bugünün turizm yöneticisinin değil, gelecekte bu sektöre girecek genç profesyonellerin de meselesidir. BUGÜNE KADAR NEDEN ÇÖZÜLMEDİ? Asıl sorulması gereken sorulardan biri de budur. Türkiye'nin en önemli döviz kazandırıcı sektörlerinden biri olan turizmde, uluslararası çalışan profesyonellerin vize sorunlarının azaltılması neden bugüne kadar kapsamlı biçimde ele alınmadı? Neden 15-20-30 yılını turizme vermiş yöneticilerin mesleki kıdemi, bu tür düzenlemelerde bir kriter olarak değerlendirilmedi? Bunu yalnızca siyasetçilerin veya bürokratların sorunu olarak görmek de doğru değil. Bu konuda bugüne kadar yeterince güçlü bir şekilde ses çıkaramayan turizm sektörünün de kendisine dönüp bakması gerekiyor. Çünkü haklar çoğu zaman talep edildiğinde ve gerekçesi ortaya konulduğunda gündeme gelir. TURİZM İÇİN YENİ BİR PENCERE AÇILMALI Elbette yeşil pasaport konusunda her meslek grubunun hangi kriterlerle değerlendirileceği ayrı bir tartışmadır. Ancak turizm yöneticilerinin de bu tartışmanın dışında bırakılmaması gerekir. En azından 15 yıl ve üzeri mesleki deneyime sahip, ilgili kurum ve kuruluşlarda kayıtlı, aktif veya belirli kriterleri sağlayan turizm profesyonelleri için özel bir düzenleme değerlendirilebilir. Bunun kriterleri sektörle birlikte belirlenebilir. Kimlerin bu kapsama gireceği, hangi belgelerin aranacağı, aktif çalışma şartı, mesleki kıdem ve diğer kriterler ilgili kurumların ortak çalışmasıyla ortaya konabilir. Ama önce turizmciyi masaya koymak gerekir. Çünkü turizmci yalnızca tatil satan insan değildir. Turizmci Türkiye'nin dünyaya açılan kapılarından biridir. Ve o kapının anahtarını taşıyan insanların dünyanın kapılarına daha kolay ulaşabilmesi, en azından tartışılmayı hak eden bir konudur. SON SÖZ Aman sakın turizmcilere bu kolaylığı sağlamayın! Yıllarca Türkiye'ye turist getirsinler. Ülkeye döviz kazandırsınlar. İstihdam yaratsınlar. Dünyanın dört bir yanında Türkiye'nin tanıtımını yapsınlar. Uluslararası fuarlara katılmak için vize kuyruklarında beklesinler. Sonra da kendilerine, “Sizin mesleğiniz uluslararası ama yeşil pasaport için yeterince önemli değil.” denilsin. Bu tabloyu artık değiştirmek gerekiyor. Türkiye turizmde dünya ile yarışıyorsa, turizm profesyonelinin de dünya ile daha rahat hareket edebilmesinin yollarını açmak zorundadır. En az 15 yılını bu ülkenin turizmine vermiş insanların emeğinin, deneyiminin ve uluslararası niteliğinin görmezden gelinmesi artık tartışılması gereken bir konudur. Bugüne kadar bu mesele çözülmediyse, bunda yalnızca başkalarının değil, turizm camiasının da payı vardır. Şimdi söz sırası turizm sektöründedir: Turizmcinin adı neden yok?

TURİZMCİLERDEN PRİM DESTEĞİNE TEPKİ Haber

TURİZMCİLERDEN PRİM DESTEĞİNE TEPKİ

TURİZMCİLERDEN PRİM DESTEĞİNE TEPKİ: "Ayrım Yapılmasın, Tüm Tesisler Desteklensin!" ANTALYA – Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman ve MG Hotels Sahibi Murat Gökhan, 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7590 sayılı kanun düzenlemesiyle turizm sektörüne sağlanan sigorta primi desteğini değerlendirdi. Sektör temsilcileri, istihdamı teşvik eden düzenlemeyi olumlu bulmakla birlikte, desteğin yalnızca "Turizm İşletmesi Belgesi" bulunan özel tesislere verilip "Basit Konaklama Belgeli" işletmelerin dışarıda bırakılmasına tepki gösterdi. ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman: "Aynı Sorumluluğu Taşıyorsak Eşit Destek Görmeliyiz" Düzenlemenin işgücü maliyetlerini azaltması ve kayıtlı istihdamı koruması açısından kıymetli olduğunu belirten ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, mevcut uygulamanın eksik kaldığına dikkat çekti. Sektördeki tüm konaklama tesislerinin benzer ekonomik yüklerle mücadele ettiğini vurgulayan Hacısüleyman, şunları söyledi: "Konaklama tesislerimizin belge statüleri farklı olabilir ancak hepsi devlete karşı yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiriyor. İşletmelerimiz Kurumlar Vergisi, KDV, Konaklama Vergisi ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) payı gibi tüm ödemelerini yapıyor. Aynı sorumluluğu üstlenen işletmeler arasında destek mekanizmalarında da eşitlikçi bir anlayış benimsenmelidir." Artan işçilik maliyetleri, nitelikli personel temini ve küresel rekabet baskısının tüm sektörü etkilediğini ifade eden Hacısüleyman, desteğin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından belgelendirilen tüm konaklama tesislerine yaygınlaştırılması çağrısında bulundu. MG Hotels Sahibi Murat Gökhan: "Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Mağdur Ediliyor" Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Murat Gökhan ise özellikle Antalya, Kemer ve çevresindeki yüzlerce küçük ve orta ölçekli işletmenin kapsam dışı bırakılması nedeniyle mağdur olduğunu belirtti. Basit Konaklama Belgeli tesislerin turizm ekosisteminin vazgeçilmez bir parçası olduğunu vurgulayan Gökhan, tepkisini şöyle dile getirdi: "Bu tesisler yıllardır ülke turizmine hizmet veriyor; misafir ağırlıyor, istihdam sağlıyor, vergisini ve SGK primlerini düzenli yatırıyor. Buna rağmen yalnızca belge türü gerekçe gösterilerek desteğin dışında bırakılmaları büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır. Personel giderleri işletmelerimizin üzerindeki en büyük yüklerden biri haline geldi. Aynı işi yapan, aynı yükümlülükleri taşıyan işletmeler arasında ayrım yapılması hakkaniyetli değildir." Turizmde sürdürülebilirliğin sadece büyük yatırımlarla değil, küçük aile işletmeleri ve butik otellerin yaşamasıyla mümkün olduğunu belirten Gökhan, taleplerinin ayrıcalık değil, eşit muamele olduğunu kaydetti: "Talebimiz net: Basit Konaklama Belgeli tesisler de diğer işletmelerle aynı şartlarda sigorta primi desteğinden yararlanmalıdır. Yapılacak adil bir düzenleme kayıtlı istihdamı artıracak ve Türk turizminin rekabet gücüne doğrudan katkı sağlayacaktır."

MARKETLER PAZAR GÜNÜ KAPANACAK MI? Haber

MARKETLER PAZAR GÜNÜ KAPANACAK MI?

MARKETLER PAZAR GÜNÜ KAPANACAK MI? Marketlerin pazar günü kapanıp kapanmayacağı tartışmaları sürüyor. Bu tartışma perakende sektörünü ikiye böldü. Yerel market zincirleri temsil eden Türkiye Perakendeciler Federasyonu, aile yapısı ve istihdam gerekçesiyle pazar tatilini savunurken, ulusal zincir marketleri temsil eden çatı kuruluşlar ekonomi ve istihdamı olumsuz etkileyeceğini savunarak uygulamaya karşı çıktı. Türkiye'de zincir marketlerin pazar günleri kapalı olması yönündeki tartışmalar sürüyor. Perakende sektöründe görüş ayrılıklarını da beraberinde getirdi. Kapanmayı savunanlar Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) ve TESK Gerekçeler: Aile bütünlüğünün korunması Çalışanların sosyal yaşamı ve dinlenme hakkı Küçük esnafın korunması TPF, düzenlediği “Aileyle Pazar: Birlikte Tatil, Güçlü Toplum” çalıştayında, Avrupa’daki pazar tatili modelinin Türkiye’de de uygulanabileceğini savundu. TPF Başkanı Ömer Düzgün, sektör için “tarihi bir eşik” ifadesini kullandı ve düzenleme beklentisini Ticaret Bakanlığı’na iletti. Kapanmaya karşı çıkanlar Gıda Perakendecileri Derneği Türkiye Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Federasyonu (TAMPF) Gerekçeler: Ekonomik daralma riski İstihdam ve tüketimde azalma Sektör genelinde mutabakat olmadığı vurgusu TAMPF, “zorunlu pazar kapanması” yönünde sektörel bir uzlaşma bulunmadığını açıkladı. Peki bundan sonra ne olacak? Konu henüz yasal bir düzenlemeye dönüşmedi. Karar merci Ticaret Bakanlığı. Olası bir adım atılsa bile, kapsam (tüm marketler mi, zincirler mi, nüfus kriteri mi) ve uygulama takvimi ayrıca belirlenecek. Özetle ❌ Şu an pazar günü marketlerin kapanması zorunlu değil ⚖️ Sektörde ciddi görüş ayrılığı var ⏳ Gözler Ticaret Bakanlığı’nın alacağı kararda

BÜYÜK ZİRVE ÖNCESİ BAKSİFED VE KEMİAD'DAN TEMASLAR YOĞUNLAŞTI Haber

BÜYÜK ZİRVE ÖNCESİ BAKSİFED VE KEMİAD'DAN TEMASLAR YOĞUNLAŞTI

BÜYÜK ZİRVE ÖNCESİ BAKSİFED VE KEMİAD'DAN TEMASLAR YOĞUNLAŞTI Kemer, iş dünyası ile turizmi bir araya getirecek olan önemli bir organizasyona odaklanıyor Batı Akdeniz’in hem ekonomik hem turistik potansiyelini birleştirmeyi hedefleyen 28–30 Kasım İş Dünyası Zirvesi için hazırlıklar sürerken, BAKSİFED ve KEMİAD’ın bu süreçteki protokol ziyaretleri hız kazandı. Zirve, Kemer’i yılın son çeyreğinde hem iş dünyası hem de turizm merkezi konumuna taşımaya hazırlanıyor. Yoğun Protokol Ziyaretleri Batı Akdeniz Sanayici ve İş Dünyası Federasyonu (BAKSİFED) Başkanı Mustafa Cengiz, KEMİAD Başkanı Rıza Sönmez, KEMİAD Başkan Yardımcısı Özkan Çakmak ve Kemer Belediye Meclis Üyesi Cansın Efir, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nu makamında ziyaret ederek zirvenin resmi davetiyelerini sundu. Başkan Topaloğlu, zirvenin Kemer için sadece bir toplantı olmanın ötesinde, turizm sezonu sonrasında ekonomik hareketliliği sürdürme fırsatı sunduğunu belirtti. Heyet daha sonra Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz’ı ziyaret edip aynı daveti kendisine iletti. Solmaz, zirvenin ilçe için tanıtım, istihdam ve yatırım açısından önemli bir etkiye sahip olacağını söyledi. 600 İş İnsanı Kemer’de Buluşacak: Ekonomi ve Turizmin Merkezinde KEMİAD tarafından organize edilen ve BAKSİFED’in ev sahipliği yaptığı zirveye Türkiye’nin dört bir yanından 600 iş insanı katılacak. Üç gün sürecek bu etkinlik, turistik bir merkez olan Kemer’in iş turizmi kapasitesini de gözler önüne serecek. Zirve boyunca: Bölgenin ekonomi ve yatırım imkanları, Turizmde sürdürülebilir kalkınma, İş dünyasında yeni iş birlikleri, Dijital dönüşüm ve verimlilik, Kemer bölgesinde yatırım modelleri gibi konular ele alınacak. Ekonomi ve turizm uzmanları, yılın bu döneminde ilgili organizasyonların otel doluluk oranlarını artırdığı ve şehir ekonomisine yüksek gelirli ziyaretçileri çektiği konusunda hemfikir. Phaselis’te Tarihi ve İş Dünyası Bir Arada Zirvenin dikkat çeken bir diğer etkinliği, Phaselis Antik Kenti’nde düzenlenecek özel oturum ve açılış konuşması olacak. Bu etkinlikle hem bölgenin tarihi mirasına dikkat çekilmesi hem de iş insanlarına eşsiz bir deneyim yaşatarak Kemer’in marka değerinin artırılması hedefleniyor. Turizm uzmanlarına göre, böyle konseptli toplantılar destinasyonların yüksek profilli iş etkinlikleri için cazip hale gelmesini sağlıyor. Bölgesel Ekonomiye Çok Boyutlu Destek Kasım ayında gerçekleşecek zirvenin Kemer’de birçok sektöre birden katkıda bulunması bekleniyor. Bunlar arasında: Konaklama ve ağırlama sektörü Yeme-içme tesisleri Tur ve acente hizmetleri Yerel ticaret Kültürel ve tarihi alanların tanıtımı bulunuyor. Zirvenin ardından bazı yatırım görüşmelerinin kesinleşmesi ve Kemer’in sürdürülebilir bir merkez olarak daha fazla tercih edilmesi öngörülüyor. Kemer İçin Gelecek Vaadeden Bir Şans 28–30 Kasım 2025’te düzenlenecek etkinlik, sadece iş insanlarını bir araya getirmekle kalmayıp, Kemer’in turizm çeşitliliğini artırma, ekonomik yapısını güçlendirme ve yıl geneline yayılmış canlılık sağlama amacı taşıyan stratejik bir adım olacak. Kemer, bu organizasyonla hem iş hem de turizm sektörlerinin buluşma noktası olarak geleceğe yönelik yeni bir vizyon belirleyecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.