Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Kültür

Yeni Kemer - Kültür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KEMER ÖZEL UĞUR  OKULLARI ÖĞRENCİLERİ KİTAP FUARINDA Haber

KEMER ÖZEL UĞUR OKULLARI ÖĞRENCİLERİ KİTAP FUARINDA

KEMER ÖZEL UĞUR OKULLARI ÖĞRENCİLERİ KİTAP FUARINDA Kemer’in kültür ve sanat hayatına değer katan önemli organizasyonlardan biri olan 2. Akra Otel Kitap Fuarı, 23 Şubat – 1 Mart tarihleri arasında kitapseverleri ağırlamayı sürdürüyor. Öğrencilerden velilere, eğitimcilerden edebiyat tutkunlarına kadar geniş bir katılımla gerçekleşen fuar, ilçede kültürel hareketliliğe önemli katkı sağlıyor. Etkinliğe katılan okullar arasında yer alan Özel Kemer Uğur Okulları öğrencileri de fuar alanında kitaplarla ve yazarlarla buluşmanın heyecanını yaşadı. Okul Müdürü İdris Bayram, etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada kitap fuarlarının öğrenciler üzerindeki olumlu etkisine dikkat çekti. Bayram, “Bizler de Özel Kemer Uğur Okulları olarak öğrencilerimizin bu anlamlı etkinliğe katılım sağlamasından büyük mutluluk duyuyoruz. Kitap fuarları, öğrencilerimizin okuma kültürünü geliştirmesi, farklı yayınevlerini tanıması ve yeni eserlerle buluşması açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Fuar alanında sergilenen yüzlerce kitap, öğrencilerimizin ilgi alanlarını keşfetmelerine ve hayal dünyalarını zenginleştirmelerine katkı sağlamaktadır. Bir kitabın sayfalarında yeni dünyalar keşf eden gençlerimizin heyecanı, eğitimin en değerli kazanımlarından biridir” dedi. Fuar kapsamında düzenlenen söyleşi ve imza günlerinin de öğrenciler için ilham verici deneyimler sunduğunu vurgulayan Bayram, “Yazarlarla bir araya gelmek, kitapların oluşum sürecini dinlemek ve okumanın hayat boyu süren bir yolculuk olduğunu görmek, onların bakış açısını genişletmektedir. Akademik başarının yanında kültürel ve sosyal gelişimi de önemsiyoruz. Bu doğrultuda öğrencilerimizin kitapla bağını güçlendiren her organizasyonu eğitimin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı. 23 Şubat – 1 Mart tarihleri arasında devam edecek olan fuarın, öğrencilerin okuma alışkanlıklarına ve kişisel gelişimlerine katkı sunmaya devam etmesi bekleniyor. Kemer’de kültür ve edebiyat iklimini güçlendiren etkinlik, genç nesillerin kitapla daha güçlü bir bağ kurmasına zemin hazırlıyor. Çünkü okuyan, araştıran ve düşünen bireyler; geleceğin güçlü toplumlarınıinşa ediyor.

Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne Ayhan Gök Atandı Haber

Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne Ayhan Gök Atandı

Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne Ayhan Gök Atandı Kültür ve Turizm Bakanlığı Antalya İl Müdürü Candemir Zoroğlu’nun Uludağ Alan Başkanı olarak atanmasının ardından, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü görevine getirilen isim netleşti. Bu kapsamda Mardin İl Kültür ve Turizm Müdürü Ayhan Gök, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürü olarak atandı. Ayhan Gök kimdir? 1977 yılında Trabzon’da doğan Ayhan Gök, ilk, orta ve lise öğrenimini Samsun’da tamamladı. Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü’nden mezun olan Gök, kariyerine yaklaşık 9 yıl özel sektörde çalışarak başladı. 2007 yılında Gümüşhane İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nde kamu görevine adım atan Gök, 2011 yılında Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne atandı. 2015 yılında Bakanlık bursuyla İngiltere’de Bournemouth Üniversitesi’nde Uluslararası Turizm ve Otel İşletmeciliği alanında yüksek lisans yapan Gök, 2019 yılında Jean Monnet Bursu’nu kazanarak İsveç Dalarna Üniversitesi’nde Turizm Destinasyonu Geliştirme alanında ikinci yüksek lisansını tamamladı. 2022 yılında Mardin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nde şube müdürü olarak görev yapan Ayhan Gök, aynı yılın Kasım ayında Muğla İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcılığı görevine getirildi. 3 Kasım 2023 tarihli ve 485 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Mardin İl Kültür ve Turizm Müdürü olarak atanan Gök, son kararnameyle Antalya’daki yeni görevine başlamış oldu.

GİRAY ERCENK'İ KAYBETTİK Haber

GİRAY ERCENK'İ KAYBETTİK

Giray Ercenk’in Ardından Dün toprağa verilen Giray Ercank arından önemli hizmetler bıraktı. Bazı insanlar yaşadıkları kente yalnızca ayak basmaz; onu okur, dinler, anlar ve hafızasına kazır. Giray Ercenk, Antalya’nın ve Anadolu’nun sessiz tanığıydı. Toprağın altındaki yolu, dağın arkasındaki sesi, taşın belleğindeki zamanı merak eden bir tarihçiydi. Onun için tarih, yalnızca geçmişe ait bir anlatı değil; bugünü anlamanın, geleceği kurmanın en sahici yoluydu. Giray Ercenk, akademik unvanların ötesinde bir kültür insanıydı. Amfilerde ders anlatırken de, bir dağ köyünde yürürken de aynı heyecanla konuşurdu. Antik yolları anlatırken, aslında insanın yeryüzüyle kurduğu kadim ilişkiyi tarif ederdi. Pamphylia’nın taşlarına, Döşemealtı’nın su yapılarına, Toroslar’ın üretim kültürüne bakarken; tarihi bir “olaylar dizisi” değil, yaşayan bir organizma olarak görürdü. Onu tanıyanlar bilir: Giray Ercenk’in cümleleri didaktik değildi. Anlatırken öğretir, öğretirken düşündürürdü. “Dağın Dili” derken, yalnızca coğrafyayı değil; emeği, üretimi, inadı ve direnci de kastederdi. Anadolu’nun bilgeliğini, 13. yüzyıl aydınlanmasını, bilge insanların izini sürerken; bugünün dünyasına sessiz ama derin bir itiraz bırakırdı. Akademiyle sokağı, kitapla hayatı, geçmişle bugünü birleştiren nadir insanlardandı. Turist rehberliği seminerlerinde anlattıkları, yalnızca bilgi değil; bir bakış açısıydı. Bir yolun neden oradan geçtiğini anlatırken, aynı zamanda “neden hâlâ oradayız?” sorusunu da sordururdu. Gazete yazılarında ise daha çıplak, daha doğrudandı. Çevreye, kente, siyasete ve kültüre dair kaygılarını saklamazdı. “Damdaki Deve Sürüsü” tam da bu yüzden bir kitaptan fazlasıydı; memleket hâllerine tutulmuş ironik ama vicdanlı bir aynaydı. Giray Ercenk, ödüllerden çok iz bırakanlardandı. ANSİAD’ın verdiği “Yılın Kültür Adamı” unvanı, onun yürüdüğü yolun yalnızca küçük bir işaretiydi. Asıl ödülü, yetiştirdiği öğrencilerin hafızasında, yazılarının altını çizen okurlarında ve Anadolu’ya başka gözle bakmayı öğrenenlerdeydi. Bugün onun ardından konuşurken, bir tarihçiyi değil yalnızca; bir hafıza işçisini uğurladığımızı biliyoruz. Giray Ercenk, bu toprakların hikâyesini aceleyle anlatmadı. Dinledi, düşündü, sabırla yazdı. Şimdi ardında kitaplar, makaleler, sorular ve suskun ama güçlü bir miras bırakarak gitti. Dağın dili susmaz. Antik yollar kaybolmaz. Onu dinlemeyi bilenler oldukça, Giray Ercenk’in sesi bu topraklarda yaşamaya devam edecek.

KEMER'DEN KARABURUN'A NERGİS'İN SERÜVENİ Haber

KEMER'DEN KARABURUN'A NERGİS'İN SERÜVENİ

KEMER'DEN KARABURUN'A NERGİS'İN SERÜVENİ Akdeniz’in mavisi ile Torosların yeşil dokusunun buluştuğu Kemer, yılın bu döneminde nergis çiçeklerinin zarif güzelliğiyle doğaseverleri kendine çekiyor. Dağ eteklerinden kırsal alanlara kadar uzanan mis kokulu nergisler, Kemer’de kışın sonu, baharın başlangıcını simgeleyen doğal bir şölen sunuyor. Türkiye’nin bir başka nergis cenneti olan İzmir’in Karaburun ilçesi ise bu eşsiz çiçeği kültür ve sanatla buluşturan Karaburun Nergis Festivali ile dikkat çekiyor. Her yıl düzenlenen festival; nergisin doğadaki yolculuğunu, yöresel lezzetler, müzik, sergiler ve doğa yürüyüşleriyle birlikte ziyaretçilere sunuyor. Kemer’de doğanın sessiz zarafetiyle karşılanan nergisler, Karaburun’da festival coşkusuyla taç lanıyor. İki farklı coğrafyada aynı çiçeğin etrafında şekillenen bu doğa ve kültür buluşması, Türkiye’nin dört mevsim turizm potansiyelini gözler önüne seriyor. Önemli hatırlatma: Gerek Kemer’de gerekse Karaburun’da doğada kendiliğinden yetişen nergisler koruma altındadır. Bu çiçeklerin koparılması, sökülmesi veya zarar verilmesi 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında yasaktır ve idari para cezası uygulanmaktadır. Ziyaretçilerden beklenti; nergislerin güzelliğini yerinde görmek, fotoğraflamak ve bu doğal mirası koruyarak gelecek nesillere aktarmaktır. Kemer’den Karaburun’a uzanan nergis yolu, ziyaretçilerini yalnızca bir seyahate değil; doğaya saygılı, sürdürülebilir ve bilinçli bir keşfe davet ediyor.

KEMER'İN COĞRAFİ İŞARETLERİ TANITILDI Haber

KEMER'İN COĞRAFİ İŞARETLERİ TANITILDI

KEMER'İN COĞRAFİ İŞARETLERİ TANITILDI Yörük Mutfağının Saklı Hazineleri Gün Yüzüne Çıkıyor. Akdeniz’in yaşayan kültür mutfaklarından biri olan Kemer, bu kez turkuaz kıyılarıyla değil, kendine özgü lezzetleriyle dikkatleri üzerine çekti. Kemer Kaymakamlığı tarafından yürütülen coğrafi işaret başvurusu sürecindeki yöresel ürünlerin tanıtımı, Antalya Valisi Hulusi Şahin’in katılımıyla Kemer Yörük Parkı’nda düzenlenen özel bir etkinlikle gastronomi meraklılarına sunuldu. Kemer’in kültürel damarını oluşturan Yörük gelenekleri, bu organizasyonda adeta yeniden hayat buldu. Etkinliğe; Antalya Valisi Hulusi Şahin, Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Tarım ve Orman İl Müdürü Şakir Fırat Erkal, Kemer Belediyesi Kültür Evi Sorumlusu Ramazan Kar, muhtarlar, STK temsilcileri ve bölgenin gastronomi takipçileri katıldı. Bu geniş katılım, Kemer’in yerel mutfağının artık sadece bir kültürel değer değil, aynı zamanda bir gastronomi markası olduğunun da göstergesiydi. Yörük Mutfağının Zamana Direnen Tatları Sunum alanında yalnızca yemeklerin değil, bir kültürün hikâyesi de vardı. Her bir ürün, Yörük yaşamının sade ama kendine özgü dokusunu taşıyordu: Kemer gömbe ekmeği: Taş fırın geleneğinin amber kokulu izlerini koruyan, içi dolgun, dışı hafif kıtır bir ekmek… Hamur dolması: Yörük sofralarının imece ruhunu taşıyan, basit malzemelerle büyük lezzet yaratma sanatının örneği. Turunç ekşili maş fasulyesi çorbası: Torosların ekşi turunç aromasıyla zenginleşen, ferahlatıcı bir Anadolu çorbası yorumu. Kemer fesleğenli kıl patlıcan yemeği: Yaz güneşinde olgunlaşan kıl patlıcanın fesleğenle buluştuğu, bölgenin aromatik zenginliğini yansıtan özel bir tarif. Yufka ekmeği tatlısı: Yörüklerin uzun yolculuklar için hazırladığı yufkanın tatlıya dönüşmüş hali; zarif, hafif ve nostaljik. Yapık yemeği: Kemer’e özgü geleneksel pişirme tekniklerinin izlerini taşıyan, kökleri derin bir lezzet. Bahar şerbeti: Mevsimin çiçek kokularını bardakta buluşturan doğal ve ferahlatıcı bir içecek. Bu lezzetlerin her biri, coğrafi işaret tesciliyle yalnızca korunmakla kalmayacak; aynı zamanda Kemer’in gastronomi turizmine yön veren güçlü birer temsilci haline gelecek. Kültürün, Coğrafyanın ve Lezzetin Buluşması Etkinlik boyunca yapılan sunumlar, coğrafi işaret sürecinin yalnızca bir “tescil” değil, aynı zamanda kültürel koruma ve sürdürülebilirlik hareketi olduğunu gözler önüne serdi. Vali Hulusi Şahin, bu geleneksel tatların Antalya’nın gastronomik kimliğini zenginleştirdiğini vurgularken; Kaymakam Ahmet Solmaz da Kemer’in yerel ürünlerinin ulusal ve uluslararası alanda tanıtılması için çalışmaların devam edeceğini belirtti. Yörük Parkı’nın doğal dokusu, yöresel tatların sunumu ve kültürel atmosferiyle birleşerek, Kemer’i bu kez bir lezzet haritası olarak öne çıkardı. Etkinlik, Kemer’in gastronomi mirasının korunması ve geleceğe aktarılması yolunda atılan değerli bir adım olarak hafızalara kazındı.

İDYROS ANTİK KENTİNE OTEL MECLİS GÜNDEMİNDE Haber

İDYROS ANTİK KENTİNE OTEL MECLİS GÜNDEMİNDE

İDYROS ANTİK KENTİNE OTEL MECLİS GÜNDEMİNDE CHP’li Erdem: “Kültürel miras rant uğruna yok ediliyor” Kemer’deki İdyros Antik Kenti alanına yapılmak istenen 900 yataklı otel projesi, TBMM gündemine taşındı. CHP Antalya Milletvekili Mustafa Erdem, projeyle ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Erdem, yaptığı açıklamada Antalya’nın doğal, tarihi ve turistik alanlarının “rant uğruna talan edildiğini” vurgulayarak, “Antalya’nın tüm güzellik ve değerleri, bu iktidar tarafından yok edilmeye çalışılıyor” dedi. “Antik kent inşaat alanına dönüşecek” CHP’li Erdem, Kemer’in son yeşil alanlarından biri olan bölgede planlanan otel projesinin, antik kentin büyük kısmını inşaat alanına dönüştüreceğini söyledi. “Bu durum, hem doğayı hem de kültürel mirasımızı büyük risk altına sokacaktır,” ifadelerini kullandı. Erdem ayrıca, Antalya halkının ve sivil toplum kuruluşlarının projeye karşı çıktığını hatırlatarak, “Süreçler bilimsel, şeffaf ve halka açık yürütülmelidir” çağrısında bulundu. Bakanlara yöneltilen sorular Milletvekili Erdem, iki bakana şu soruları yöneltti: Bu tür büyük otel projelerinde, özellikle kültür ve doğal miras alanları içinde yatırım–koruma dengesi nasıl sağlanmaktadır? İdyros Antik Kenti çevresinde yapılması planlanan otel yatırımına ilişkin resmi bir onay veya görüş var mıdır? Bölge için Koruma Amaçlı İmar Planı hazırlanmış mıdır, hazırlandıysa hangi kurum tarafından yürütülmüştür? Alanda arkeolojik kazı, sondaj, jeoradar gibi çalışmalar yapılmış mıdır? Bulgular kamuoyuyla paylaşılacak mıdır? “Antik kentin bilinmeyen alanlarının tehdit altında olduğu” iddiası bakanlık tarafından değerlendirilmiş midir? Bakanlığın, kültür ve doğal miras alanlarında yapılacak turizm yatırımlarında şeffaflık, halkın katılımı ve STK iş birliği açısından izlediği yöntemler nelerdir? Söz konusu yatırımın imar, çevre ve kültür varlıkları açısından oluşturabileceği potansiyel riskler analiz edilmiş midir? Bu risklere karşı alınan önlemler nelerdir? “Antalya’nın geleceği beton değil, tarih ve doğadır” Erdem açıklamasının sonunda, “Antalya’nın geleceği beton otellerde değil; tarih, doğa ve kültürle iç içe, sürdürülebilir turizm anlayışındadır,” diyerek yetkililere projeyi durdurma çağrısı yaptı. İstersen bu metni:

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.