PORTAKAL YİNE AĞAÇTA KALDI
PORTAKAL YİNE AĞAÇTA KALDI
Mart ayına girdiğimiz şu günlerde, portakalı ile ünlü Kemer’de birçok bahçede ürünler dalında kaldı. Artan girdi maliyetleri, işçilik giderleri ve satış fiyatlarının maliyeti dahi karşılamaması nedeniyle üreticiler hasat yapmakta zorlanıyor. Sonuç olarak, binbir emekle yetiştirilen portakallar toplanmadan ağaçta bekliyor.
Yıllardır ilçede tartışılan bu tablo ne yazık ki bu yıl da değişmedi. Turizmle anılan bir bölgede, tarımsal üretimin böylesine geri planda kalması üreticiyi hayal kırıklığına uğratıyor. Oysa Kemer portakalı; aroması, su oranı ve doğal yetişme koşullarıyla önemli bir marka değeri taşıyabilecek potansiyele sahip.
Her seçim döneminde gündeme gelen soğuk hava depoları ve meyve saklama tesisleri projeleri ise yine rafa kalkmış görünüyor. Ürünlerin dalında kalmaması için planlı depolama, kooperatifleşme ve doğrudan pazarlama modelleri artık bir tercih değil, zorunluluk.
Öte yandan turizm ile tarımı buluşturacak projeler de hayata geçirilebilir. Kış aylarında bölgeye gelen turistler için “bahçede portakal toplama” etkinlikleri düzenlemek, agro-turizm rotaları oluşturmak ve yerel ürünleri otel mutfaklarıyla entegre etmek zor değil. Nitekim İspanya’daki Mayorka (Mallorca) badem çiçeği döneminde düzenlediği etkinliklerle milyonlarca turisti cezbedebiliyor.
Kemer’de de portakal çiçeği zamanı festivaller, hasat şenlikleri ve yerel ürün pazarlarıyla ekonomik bir değer oluşturmak mümkün. Yeter ki ortak akıl devreye girsin, üretici, yerel yönetim ve turizm sektörü aynı masada buluşabilsin.
Bu güzelim portakalların her yıl aynı kaderi paylaşması yerine, Kemer’in hem tarımda hem turizmde kazandığı bir model neden hayata geçmesin?