Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Resmi Gazete

Yeni Kemer - Resmi Gazete haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Resmi Gazete haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KİMLİK FOTOKOPİSİ KARARINA SEKTÖRDEN TEPKİ Haber

KİMLİK FOTOKOPİSİ KARARINA SEKTÖRDEN TEPKİ

KİMLİK FOTOKOPİSİ KARARINA SEKTÖRDEN TEPKİ Otellerde kimlik fotokopisi alınmaması yönündeki karara, POYD Başkanı Hakan Saatçioğlu'ndan eleştiri geldi. Saatçioğlu, bu uygulamanın gelecekte hem güvenlik açığı yaratacağını hem de acentelerle ciddi anlaşmazlıklara sebep olacağını ifade etti. ANTALYA- KVKK tarafından otelleri ilgilendiren karar üzerine görüş bildiren POYD Başkanı Saatçioğlu, uygulamanın hem güvenlik açığına yol açabileceğini hem de acentelerle ciddi problemler yaratabileceğini dile getirdi. Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun kimlik fotokopisi alınmasını yasaklama yönünde verdiği karara sektör liderlerinden tepki geldi. POYD Başkanı Hakan Saatçioğlu, düzenlemenin otel ve acente arasında büyük problemlere neden olacağını ve güvenlik zaafiyetine yol açabileceğini belirtti. Kurul, konaklama yerlerinin misafirlerden alınan T.C. kimlik belgesi fotokopilerini hukuka aykırı buldu ve bu uygulamanın derhal durdurulmasını istedi. Ayrıca, geçmişte alınan bütün kimlik fotokopilerinin imha edilmesi gerektiği kararlaştırıldı. Resmi Gazete'de yayınlanan bu karar, yürürlüğe girdi. Sektördeki kişisel verilerin ne kadar yoğun işlendiğine dikkat çekilirken, Kimlik Bildirme Kanunu gereğince sadece gerekli bilgilerin iletilmesi yeterli görülmekte ve kimlik fotokopisinin alınması “gereğinden fazla veri işleme” kapsamında değerlendirilmektedir. POYD: “Bu Karar Güvenlik Açığı Yaratabilir” Kararı değerlendiren POYD Başkanı Hakan Saatçioğlu, uygulamanın uzun vadede büyük güvenlik sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Saatçioğlu, kimlik kontrolünün yalnızca ön büro personelinin insiyatifine kalacağını ifade ederek şunları söyledi: “Artık süreç tamamen ön bürodaki personelin sorumluluğunda olacak. İlerleyen zamanlarda ciddi güvenlik açıkları ile karşılaşabiliriz.” Konaklama sektörü halihazırda kişisel verilerin korunmasından sorumlu. Siber güvenlik açısından da önemli bir zaafiyet bulunmuyor. Bu nedenle bu tür bir düzenlemeye neden gerek görüldüğünü anlamakta güçlük çekiyoruz.” ifadelerini kullandı. “Acentelerle İlişkilerde Sorunlar Yaşanabilir” Saatçioğlu, kararın yalnızca güvenliği değil, otel–acente ilişkilerini de olumsuz etkileyebileceğini vurguladı. Çocuklu misafirlerle ilgili kampanya ve fiyatlandırmaların belgeler üzerinden yürütüldüğünü belirten Saatçioğlu, bu süreçte kimlik fotokopisinin önemli bir kanıt olduğunu söyledi. “Bazı dönemlerde uyguladığımız ‘0–6 yaş ücretsiz’, ‘ikinci çocuk %50 indirimli’ kampanyalarımız mevcut. Bu bilgileri belgeleyebilmemiz gerek. Ön büro, muhasebe ve acente arasındaki faturalama süreçlerini bu belgeler üzerinden yürütüyoruz” diyen Saatçioğlu, olası anlaşmazlıkların altını çizdi. “Faturalarda Kriz Yaşanabilir” Kimlik fotokopisi olmaksızın yaş doğrulamalarının nasıl yapılacağı konusunda belirsizlikler olduğunu ifade eden Saatçioğlu, “Acenta bize ‘6 yaşında dediğiniz çocuk 7 yaşında’ derse bunu nasıl kanıtlayacağız? Muhasebe birimi, acentaya karşı belge sunmalıdır. Kimlik fotokopisi olmadan bu süreci yönetmek oldukça güç. Zamanla bu uygulamanın ne kadar sorun yaratacağını göreceğiz. Ne yazık ki çok yerinde bir karar değil” diye belirtti.

TURİZM AMAÇLI KİRALAMALAR İÇİN YENİ DÜZENLEME Haber

TURİZM AMAÇLI KİRALAMALAR İÇİN YENİ DÜZENLEME

TURİZM AMAÇLI KİRALAMALAR İÇİN YENİ DÜZENLEME Resmî Gazete'de yayımlanan yeni düzenleme, turizm amaçlı konut kiralamalarındaki tanıtım ihlallerine yönelik ceza sistemini revize ediyor. Konutların Turizm amaçlı kiralanmasına dair yönetmelikte kayda değer bir değişiklik yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın hazırladığı “Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelikteki Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, 25 Kasım 2025 tarihli ve 33088 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu değişiklikle birlikte, 28 Aralık 2023’te yayımlanan yönetmeliğin 10. maddesine yeni bir fıkra eklendi. Bu fıkraya göre, aynı gerçek veya tüzel kişi adına birden fazla konut için tek bir izin belgesi düzenlenmesi durumunda, tanıtım ve bilgilendirme süreçlerinde kullanıcıyı yanıltıcı davranışlarda bulunulması hâlinde uygulanacak yaptırımlar baştan düzenlendi. Eklenen bu yeni fıkra ile; turizm amaçlı kiralanan konutun lokasyon, özellik veya fiziksel durumunun yazılar, reklamlar, afişler, broşürler, sosyal medya ve web sayfaları gibi araçlarla yanıltıcı şekilde tanıtılması halinde, bu tür ihlallerde belge sahibine sadece tek bir idari yaptırım uygulanacağı öngörüldü. Bu düzenleme kapsamında yönetmeliğin 9. maddesindeki nitelik ihlalleri ve yaptırımlar ise hariç bırakıldı. Yönetmeliğin ikinci maddesi doğrultusunda düzenleme, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi. Üçüncü madde gereğince yönetmelik hükümlerini Kültür ve Turizm Bakanı uygulayacak.

ELEKTRİĞE YÜZDE 100 ZAM: KAMU YARARINDAN PİYASA KOŞULLARINA Haber

ELEKTRİĞE YÜZDE 100 ZAM: KAMU YARARINDAN PİYASA KOŞULLARINA

ELEKTRİĞE YÜZDE 100 ZAM: KAMU YARARINDAN PİYASA KOŞULLARINA EPDK’nın yeni düzenlemesiyle konut ve apartmanların ortak elektrik tüketimine yıllık 4 bin kWh sınırı getirildi. Uzmanlara göre bu karar, kamu yararı gözetmeyen, dolaylı bir zam anlamına geliyor. Ortalama bir hanenin faturası yüzde 75 ila 100 oranında artacak. Enerjide yeni dönem: “Piyasa disiplini” kamu denetiminin yerini aldı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Resmî Gazete’de yayımladığı yeni kararla elektrik piyasasında önemli bir değişikliğe gitti. 1 Ocak 2026 itibarıyla apartman, site, müstakil konut ve kamu binalarının ortak kullanım alanları için yıllık 4 bin kilovatsaat (kWh) tüketim sınırı getirildi. Asansör, hidrofor, merdiven otomatiği, kapıcı dairesi, kalorifer dairesi gibi alanlar artık bu limit içinde değerlendirilecek. Bu sınırı aşan tüketim, doğrudan faturalara ticarethane tarifesi üzerinden yansıtılacak — yani haneler, otel ya da dükkan tarifesine yakın fiyatlardan elektrik ödeyecek. Ortalamanın altındaki sınır: Zorlamayla zam Türkiye’de bir hanenin ortalama yıllık elektrik tüketimi 5 bin kWh civarında. Getirilen 4 bin kWh sınırı, ortalamanın altında kaldığı için ülke genelindeki yüz binlerce haneyi etkileyecek. Yaklaşık 2,5 milyon abone düzenlemeden doğrudan etkilenecek. Bu da, konutların ortak alan aydınlatması ve ısıtma giderlerinin “ticari tüketim” kategorisine sokulması anlamına geliyor. EMO: “Kamu yararı değil, gelir artırımı hedefleniyor” Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Başkanı Mahir Ulutaş, düzenlemeye sert tepki gösterdi: “4000 kWh’lik sınır kolaylıkla aşılabilecek bir sınır. Isıtma, soğutma, elektrikli araç şarjı gibi kalemler düşünüldüğünde bu limit neredeyse her hanede aşılacak. Burada bir kamu yararı yok; açıkça bir gelir artırımı hedefleniyor.” Ulutaş’a göre, kararın zamanlaması da dikkat çekici: “İnsanlar zaten 2025 yılının 10 aylık tüketimini tamamladıktan sonra bu limit düşürülüyor. Önlem alma şansı kalmadan, yıl bitmeden yeni faturalarla karşılaşacaklar.” Dolaylı zam: %75 ila %100 artış bekleniyor EPDK’nın getirdiği limit, görünürde bir “tasarruf teşviki” gibi sunulsa da fiilen dolaylı bir zam anlamına geliyor. Aylık ortalama faturası 993 lira olan bir meskenin, yeni sınıra göre artık 1.700 – 2.000 lira arasında fatura ödemesi bekleniyor. Yani birçok abone için yüzde 75 ila 100 arasında artış söz konusu. Enerji piyasasında sosyal adalet tartışması Enerji politikalarında uzun süredir gözlenen yönelim, kamusal denetimden uzaklaşıp “piyasa disiplini”ne dayalı bir modele geçişi gösteriyor. EPDK’nın son düzenlemesi, bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre, kamusal bir hizmet olan elektriğin “gelir kalemi” haline getirilmesi, enerji yoksulluğunu derinleştirecek ve düşük gelirli kesimleri daha da zorlayacak. Konutların ortak alanları bile artık “ticari” tarifeye tabi olacaksa, enerji artık bir temel hak değil, bir ayrıcalık haline geliyor. Sonuç: Fatura yine yurttaşa EPDK’nın bu kararı, teknik bir düzenleme gibi görünse de aslında enerji politikalarının yönünü belirleyen bir kırılma noktası. Enerji arz güvenliği, sürdürülebilirlik ve kamu yararı söylemleri altında, faturanın bir kez daha yurttaşa kesildiği bir tablo ortaya çıktı. Bu tablo, yalnızca elektrik fiyatlarını değil; enerjiye erişim hakkını, sosyal adaleti ve kamusal hizmetin sınırlarını da yeniden tartışmaya açıyor.

OTELLER İÇİN YAĞMUR SUYU YENİ YÖNETMELİĞİ YOLDA Haber

OTELLER İÇİN YAĞMUR SUYU YENİ YÖNETMELİĞİ YOLDA

OTELLER İÇİN YAĞMUR SUYU YENİ YÖNETMELİĞİ YOLDA Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe koyacağı yeni yönetmelik, binalarda yağmur suyu kullanımını teşvik etmeye hazırlanıyor. Bu düzenleme, 200’den fazla yatak kapasitesine sahip konaklama tesislerinde yağmur ve gri su kullanımını mecburi hale getirerek, 1,5 yıl içerisinde milyonlarca metreküp su tasarrufu sağlamayı hedefliyor. Türkiye, su kıtlığı çeken ülkeler arasında yer alıyor. Son dönemde yağış düzenlerinde görülen değişiklikler ve yeraltı su seviyelerinin hızla çekilmesi, birçok bölgede su kaynaklarının kritik düzeylere inmesine sebep oldu. Özellikle bu yaz Çeşme ve Bodrum gibi turistik bölgelerde yaşanan su kesintileri, su yönetiminde kalıcı çözümlerin gerekliliğini tekrar gözler önüne serdi. Doğru politika ve teknolojilerle bu tablonun değiştirilmesinin mümkün olduğunu belirten Ekomaxi Genel Müdür Yardımcısı Ömer Bera Yağız, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın Resmî Gazete’de yayımladığı Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’ne dikkat çekti: Yağmur suyunun yüzde 10 ila 15’lik kısmını geri kazanmak mümkün “Türkiye’ye yıllık ortalama 450 milyar m³ yağmur suyu düşmekte. Bunun ancak yaklaşık yüzde 36’sı kullanılabilir yüzey ve yeraltı su kaynaklarına ulaşabiliyor; kalan yüzde 64’lük bölüm ise buharlaşma, yüzey akışı ve drenaj yoluyla kaybediliyor. Ancak yaşam alanlarında kurulacak olan yağmur suyu depolama sistemleriyle bu kaybın yüzde 10 ile 15’i geri kazanılabiliyor; bu da yılda 45 ile 70 milyar m³ suyun yeniden kullanılabilir hale gelmesi anlamına geliyor.” Gri su arıtma sistemleriyle suyun yüzde 40’ı geri kazanılabilir Buna ek olarak, duş ve lavabolardan toplanan gri suların arıtılarak yeniden kullanılmasını sağlayan sistemler, su verimliliğine önemli katkı sağlıyor. Gri su arıtma sistemleri sayesinde suların yüzde 40’a kadar olan kısmını geri kazanmak mümkün. Bakanlığın hazırladığı yönetmelik de binalarda yağmur suyu ile gri su kullanımını teşvik ediyor. Yeni düzenleme, 1 Ocak 2026’dan sonra aktif olacak Resmi Gazete’de yer alan düzenleme, 1 Ocak 2026 itibarıyla hayata geçirilecek ve belirli büyüklükteki özel ve kamu binalarında yağmur suyu ile gri su sistemlerinin kurulmasını zorunlu kılacak. Yağmur suyu, bahçe sulamada ve tuvalet rezervuarlarında değerlendirilecek Bu çerçevede, filtre edilen yağmur suyunun bahçe sulama ve tuvalet rezervuarlarında kullanılması öngörülüyor. Yağmur suyu sistemleri, depo hacmi 7 metreküpü aşan ve parsel alanı 2 bin metrekareyi geçen, çatı alanı ise 1000 metrekareyi aşan yapılar ve kamu binalarında devreye girecek. Gri su arıtılarak tuvalet rezervuarlarında kullanılacak Duş, küvet ve lavabo sularından elde edilen gri su, 200’den fazla yatak kapasitesine sahip konaklama tesislerinde, inşaat alanı 10 bin metrekareyi aşan AVM’lerde ve inşaat alanı 30 bin metrekareyi aşan kamu binalarında zorunlu olacak. Gri su, arıtılarak tuvalet rezervuarlarında değerlendirilecek. Bu uygulama ile binalarda yıllık ortalama 4 milyon metreküp su tasarruf edilmesi planlanıyor. Yağmur suyu ve gri su sistemlerinin 1,5 yıl içinde ortalama 6,2 milyon metreküp su tasarrufu sağlayacağı öngörülüyor. “Suyun güvenli depolanması en az toplama kadar önemli” Ekomaxi olarak, bu dönüşüm sürecine sunduğumuz anahtar teslim sistem kurulum hizmetleriyle destek oluyor, iş ortaklarımızın yağmur suyu ve gri su uygulamalarını hızlı ve güvenli bir şekilde hayata geçirmelerini sağlıyoruz. Unutmamalıyız ki yağmur suyunun ve gri suyun güvenli biçimde depolanması en az toplanması kadar önemli. Cam elyaf takviyeli kompozit (GRP) malzeme ile ürettiğimiz modüler su depolama sistemlerimiz sayesinde sızıntı riski olmadan ve kaliteyi bozmadan suyu depoluyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.