Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Restorasyon

Yeni Kemer - Restorasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Restorasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KEMER'DE TARİH YENİDEN AYAĞA KALKIYOR Haber

KEMER'DE TARİH YENİDEN AYAĞA KALKIYOR

KEMER'DE TARİH YENİDEN AYAĞA KALKIYOR Mustafa Ertuğrul Mevzileri ve Üç Adalar'dan sonra gözler Selçuklu Av Köşkü'nde Kemer, dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri olarak her yıl milyonlarca yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlıyor. Ancak Kemer'i özel yapan yalnızca masmavi denizi, doğal güzellikleri ve modern turizm tesisleri değil. Binlerce yıllık tarihi mirası da ilçeye eşsiz bir kimlik kazandırıyor. Ne yazık ki yıllardır Kemer'in birçok tarihi ve kültürel değeri çeşitli projelerle gündeme gelmesine rağmen uygulama aşamasına geçirilemedi. Hazırlanan raporlar raflarda kaldı, açıklamalar yapıldı, umutlar yeşerdi ancak beklenen çalışmalar bir türlü başlayamadı. Son günlerde yaşanan gelişmeler ise bu tablonun değişmeye başladığını gösteriyor. Mustafa Ertuğrul Mevzileri için tarihi adım Kemer'in milli mücadele tarihindeki en önemli simgelerinden biri olan Mustafa Ertuğrul Aker Mevzileri için başlatılan koruma ve ihya çalışmaları, ilçenin tarih turizmi açısından büyük önem taşıyor. Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul Aker'in, İtilaf Devletleri'nin savaş gemilerine karşı kazandığı başarılar yalnızca Türk askeri tarihi açısından değil, dünya harp tarihi açısından da dikkat çekici örnekler arasında yer alıyor. Yıllardır kaderine terk edilen mevzilerin bilimsel yöntemlerle korunacak olması, ziyaretçi rotalarına dahil edilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılacak olması Kemer için önemli bir kazanım olacaktır. Bu proje tamamlandığında yalnızca tarihi bir alan korunmuş olmayacak; aynı zamanda Kemer'e yeni bir kültür ve tarih turizmi destinasyonu kazandırılmış olacaktır. Üç Adalar artık daha güçlü korunacak Sevindirici gelişmeler bununla da sınırlı değil. Akdeniz'in en önemli dalış merkezlerinden biri kabul edilen Üç Adalar için de koruma odaklı yeni bir süreç başladı. Mercanları, deniz canlıları ve biyolojik çeşitliliğiyle dünya çapında tanınan bu bölgenin bilimsel esaslarla korunması, sürdürülebilir turizm açısından son derece önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bugün dünyanın gelişmiş turizm destinasyonları artık yalnızca otelleri değil, doğal mirasını da koruyarak marka değerini artırıyor. Kemer'in de bu anlayış doğrultusunda hareket etmesi, geleceğin turizm vizyonu açısından büyük önem taşıyor. Tarih turizmi Kemer'in yeni gücü olabilir Kemer denildiğinde akla ilk olarak deniz, güneş ve doğa geliyor. Oysa ilçenin sahip olduğu tarihi miras çok daha geniş bir potansiyele sahip. Phaselis'ten Idyros'a, Selçuklu eserlerinden Osmanlı dönemine, Milli Mücadele kahramanlıklarından Likya uygarlığına kadar uzanan zengin tarih, doğru planlama ile turizmin on iki aya yayılmasına önemli katkılar sağlayabilir. Bugün Avrupa'nın birçok kentinde ziyaretçilerin en fazla ilgi gösterdiği yerler tarihi rotalar, kültürel miras alanları ve açık hava müzeleridir. Kemer de aynı potansiyele fazlasıyla sahiptir. Şimdi sıra Selçuklu Av Köşkü'nde Bütün bu olumlu gelişmelerin ardından kamuoyunun beklentisi doğal olarak Selçuklu Av Köşkü'ne yönelmiş durumda. Yüzyıllardır ayakta duran bu eşsiz yapı, Kemer'in en önemli tarihi simgelerinden biri olmasına rağmen uzun yıllardır hak ettiği ilgiyi göremedi. Restorasyon projeleri hazırlandı. Çeşitli kurumlar tarafından açıklamalar yapıldı. Ancak beklenen uygulamalar bugüne kadar gerçekleştirilemedi. Oysa Selçuklu Av Köşkü yalnızca tarihi bir bina değildir. Anadolu Selçuklu döneminin Akdeniz kıyısındaki nadir eserlerinden biri olarak Türk tarihinin önemli tanıkları arasında yer almaktadır. Doğru bir restorasyon ve çevre düzenlemesiyle burası yalnızca ziyaret edilen bir yapı değil; sergilerin, kültürel etkinliklerin ve tarih anlatılarının merkezi haline gelebilir. Kemer geleceğini tarihine sahip çıkarak kurmalı Bugün atılan her koruma adımı aslında geleceğe yapılan bir yatırımdır. Turizm artık sadece deniz ve güneşten ibaret değildir. Kültür, tarih, gastronomi, doğa ve sürdürülebilirlik, yeni turizm anlayışının temel unsurları haline gelmiştir. Mustafa Ertuğrul Mevzileri ve Üç Adalar projeleri, Kemer'in bu yeni vizyonu benimsediğini göstermesi açısından son derece değerlidir. Şimdi aynı kararlılığın Selçuklu Av Köşkü için de ortaya konulmasını bekliyoruz. Başta Antalya Valimiz olmak üzere, ilgili bakanlıklarımızı, yerel yönetimlerimizi ve tüm paydaşları bu tarihi mirası ayağa kaldıracak projeyi hayata geçirmeye davet ediyoruz. Çünkü Kemer'in geleceği yalnızca yeni oteller yapmakla değil; geçmişine sahip çıkmakla da şekillenecektir. Tarih korunursa kimlik yaşar. Kimlik yaşarsa turizm güçlenir. Kemer artık bu dönüşümü gerçekleştirecek fırsatı yakalamıştır.

MUSTAFA ERTUĞRUL MEVZİLERİ İÇİN PROTOKOL İMZALANDI Haber

MUSTAFA ERTUĞRUL MEVZİLERİ İÇİN PROTOKOL İMZALANDI

Mustafa Ertuğrul Aker Mevzileri İçin İş Birliği Protokolü İmzalandı Kemer'de bulunan Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul Aker Bataryası'nın korunması, restore edilmesi ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla Antalya Valiliği ile Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı arasında iş birliği protokolü imzalandı. Antalya Valisi Hulusi Şahin ile Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir tarafından imzalanan protokol kapsamında, Kemer'de yer alan Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul Aker Bataryası için kapsamlı koruma ve ihya çalışmaları başlatılacak. Tarihi Miras Geleceğe Taşınacak Birinci Dünya Savaşı'nda gösterdiği üstün cesaret ve başarılarla Türk askerî tarihine adını altın harflerle yazdıran Topçu Yüzbaşı Mustafa Ertuğrul Aker ve silah arkadaşlarının destansı mücadelesine tanıklık eden tarihî mevziler, hazırlanacak projeler doğrultusunda aslına uygun şekilde korunacak ve gelecek kuşaklara aktarılacak. Yapılacak çalışmalarla, yıllardır sessizliğini koruyan tarihî bataryanın kültürel miras niteliği güçlendirilirken, alanın tarih ve kültür turizmine kazandırılması da hedefleniyor. Kemer'in Tarihi Değerlerinden Biri Kemer'in önemli tarihî değerleri arasında yer alan Mustafa Ertuğrul Aker Mevzileri, Birinci Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletleri'ne ait savaş gemilerine karşı verilen mücadelede önemli rol oynayan savunma noktaları arasında bulunuyor. İmzalanan iş birliği protokolüyle birlikte alanın korunması, bilimsel çalışmalarla belgelenmesi, restorasyon ve çevre düzenlemelerinin gerçekleştirilmesi planlanırken, ziyaretçilerin tarihî alanı daha yakından tanıyabileceği düzenlemelerin de hayata geçirilmesi amaçlanıyor. Gerçekleştirilecek çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Mustafa Ertuğrul Aker Bataryası'nın hem tarih bilincinin güçlendirilmesine hem de Kemer'in kültür turizmine önemli katkı sağlaması bekleniyor.

DEMRE LİKYA UYGARLIKLARI MÜZESİ TEKRAR AÇILDI Haber

DEMRE LİKYA UYGARLIKLARI MÜZESİ TEKRAR AÇILDI

Demre Likya Uygarlıkları Müzesi Restorasyonun Ardından Yeniden Ziyarete Açıldı Antalya'nın Demre ilçesinde bulunan Likya Uygarlıkları Müzesi, gerçekleştirilen kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından ziyaretçilerini yeniden ağırlamaya başladı. Antik Andriake Antik Kenti içerisinde yer alan ve antik dönemin en iyi korunmuş yapılarından biri olan Granarium (Tahıl Ambarı), daha önce gerçekleştirilen başarılı restorasyonla müzeye dönüştürülmüş, son düzenleme ve yenileme çalışmalarıyla da modern teşhir anlayışına kavuşarak yeniden kapılarını açtı. Müzeyi ziyaret eden Antalya Kültür Envanteri Sorumlusu Orhan Deniz Kaplan, müzenin bölgenin tarihi mirasını en iyi şekilde yansıttığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Andriake'nin en iyi korunmuş anıtsal yapıları arasında bulunan Granarium, başarılı bir restorasyon sürecinin ardından Likya Uygarlıkları Müzesi olarak yeniden hayat buldu. Antik Likya coğrafyasına ait çok sayıda eşsiz esere ev sahipliği yapan müzede, ayrıca Myra-Andriake kazılarında ortaya çıkarılan önemli arkeolojik buluntular da sergileniyor. Bölgeye hayran kalınası bir atmosfer kazandıran bu müzeyi bizlere kazandıran başta Nevzat Çevik olmak üzere kazı ekibine ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Yolunuz Demre'ye düşerse ya da Antalya-Kaş sahil yolunu kullanıyorsanız, Myra-Andriake ve Likya Uygarlıkları Müzesi'ni mutlaka ziyaret ederek bu tarihi atmosferi yaşamalısınız." Likya uygarlığının zengin kültürel mirasını günümüze taşıyan müze, yalnızca sergilenen eserleriyle değil, bulunduğu tarihi liman yerleşimi ve etkileyici mimarisiyle de ziyaretçilere benzersiz bir kültür deneyimi sunuyor. Restorasyonun ardından yenilenen teşhir alanlarıyla birlikte müzenin, bölge turizmine ve kültürel mirasın tanıtımına önemli katkı sağlaması bekleniyor.

ÜÇ ADALARIN KORUNMASINDA ÖNEMLİ ADIM Haber

ÜÇ ADALARIN KORUNMASINDA ÖNEMLİ ADIM

ÜÇ ADALARIN KORUNMASINDA ÖNEMLİ ADIM Antalya’nın Kemer ilçesinde, bu yıl 25’incisi düzenlenen Uluslararası Kemer Sualtı Günleri kapsamında gerçekleştirilen dalış programında, Üç Adalar bölgesinin korunmasına yönelik önemli bir adım atıldı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, etkinlik kapsamında bölgedeki sualtı arkeoloji çalışmalarını yerinde inceleyerek Üç Adalar’da dalış gerçekleştirdi. Organizasyon, 16–19 Mayıs tarihleri arasında, Kemer ve Yöresi Tanıtım Vakfı (KETAV) ile Akdeniz Üniversitesi Sualtı Arkeolojisi Araştırma Merkezi iş birliğinde düzenleniyor. Çeyrek asırlık geçmişiyle Türkiye’nin önemli sualtı etkinliklerinden biri haline gelen organizasyon kapsamında; sualtı arkeolojisi, deniz ekosistemi, dalış turizmi ve denizlerin korunmasına yönelik çeşitli etkinlikler gerçekleştiriliyor. Program kapsamında Vali Hulusi Şahin ve eşi Ebru Şahin’in yanı sıra, Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz, KETAV Başkanı Volkan Yorulmaz ve Deniz Yaşamını Koruma Derneği Başkanı Volkan Narcı da Üç Adalar bölgesinde düzenlenen dalış programına katıldı. Geçtiğimiz hafta tanıtımı yapılan Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi kapsamında koruma altına alınması planlanan Üç Adalar’da, deniz çayırlarının yeniden ekileceği onarıcı restorasyon çalışmaları ve yeni bir koruma sisteminin kurulması hedefleniyor. Bölgedeki sualtı arkeolojisi çalışmaları hakkında bilgi alan Vali Şahin, dalış sonrası yaptığı açıklamada, denizin altında onarılmayı bekleyen hassas bir ekosistem bulunduğunu belirterek, Üç Adalar’ın korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Mavi Akdeniz İnisiyatifi Koordinatörü Ebru Şahin ise, Kemer Kaymakamlığı öncülüğünde başlayan süreçte, Deniz Yaşamını Koruma Derneği ve Akdeniz Üniversitesi’nin bölgede kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü ifade ederek, Üç Adalar’ın kısa süre içinde koruma altına alınmasının hedeflendiğini söyledi. Amaçlarının, deniz altındaki ekosistemi yeniden canlandırmak ve bölgenin doğal zenginliğini gelecek nesillere aktarmak olduğunu kaydetti.

SU ALTI MÜZESİ YAPIMINDA ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR Haber

SU ALTI MÜZESİ YAPIMINDA ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR

Kemer’de yapımı süren su altı müzesi, yalnızca tek başına bir turizm yatırımı olmanın ötesinde, çevresindeki tarihi değerlerle birlikte çok daha güçlü bir destinasyon haline gelme potansiyeli taşıyor. Özellikle Hydros Antik Kenti içerisinde yer alan Roma köprüsünün restorasyonu ile bu potansiyelin katlanarak artacağı değerlendiriliyor. Roma dönemine ait olduğu bilinen köprünün yeniden ayağa kaldırılması, bölgeye gelen ziyaretçilere “karada tarih, denizde deneyim” konsepti sunma imkânı yaratacak. Bu bütünleşik yapı; su altı müzesi, antik kent kalıntıları ve restore edilmiş köprü ile Kemer’de benzersiz bir kültür ve dalış rotasının oluşmasına zemin hazırlayabilir. Turizm açısından bakıldığında bu tür entegre projeler, ziyaretçi profilini de değiştirme gücüne sahip. Sadece deniz-kum-güneş odaklı kitle yerine; tarih, arkeoloji ve deneyim turizmine ilgi duyan daha nitelikli bir ziyaretçi kitlesinin bölgeye çekilmesi mümkün görünüyor. Ancak burada belirleyici olan, restorasyon sürecinin bilimsel ve koruma odaklı yürütülmesi. Hydros Antik Kenti gibi hassas bir alanda yapılacak her müdahalenin, uzun vadede bölgenin değerini artıracak şekilde planlanması büyük önem taşıyor. Doğru bir uygulama ve etkili tanıtımla, su altı müzesi ile Roma köprüsünün birlikte Kemer’in simge projelerinden biri haline gelmesi hiç de uzak bir ihtimal değil.

KOCABURUN SİPERLERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR Haber

KOCABURUN SİPERLERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR

KOCABURUN SİPERLERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR: “AKDENİZ’İN ÇANAKKALE’Sİ” TARİHE KAZANDIRILIYOR Kemer’in önemli tarihi miraslarından biri olan Kocaburun Siperleri, Kaymakamlık öncülüğünde başlatılan proje ile yeniden gün yüzüne çıkarılıyor. Birinci Dünya Savaşı sırasında Mustafa Ertuğrul Aker ve silah arkadaşlarının destansı mücadelesine sahne olan bölge, yapılacak çalışmalarla korunarak gelecek nesillere aktarılacak. Tarihi mirasın ihyası amacıyla yürütülen proje kapsamında önemli bir ziyaret gerçekleştirildi. Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz’ın davetiyle, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’ndan gelen uzman ekip Kemer’de bir araya geldi. Ziyarete, Şehitlikler ve Anıtlar Koordinatörü Tolga Kaan Çakmak, Restorasyon ve Yapım Uygulamaları Koordinatörü Mustafa Kafkas Dereli ile uzmanlar Marziye Eşki ve Serpil Savaş katıldı. Gerçekleştirilen görüşmelerde, Kemer Kocaburun mevkiindeki tarihi siperlerin ortaya çıkarılması, korunması ve yeniden ihya edilmesi için yapılacak çalışmalar detaylı şekilde değerlendirildi. Yetkililer, Kocaburun Siperleri’nin yalnızca bir savaş alanı olmadığını, aynı zamanda milletin ortak hafızasını taşıyan önemli bir tarihi değer olduğunu vurguladı. “Akdeniz’in Çanakkale’si” olarak nitelendirilen bölgenin, yapılacak düzenlemeler sonrasında ziyaretçilere açılarak kültür turizmine kazandırılması hedefleniyor. Görüşmede ayrıca, bu tarihi mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi konusunda fikir alışverişinde bulunuldu. Hayata geçirilecek proje ile Kocaburun Siperleri’nin tarih bilincini güçlendiren, milli hafızayı canlı tutan ve Kemer turizmine yeni bir değer kazandıran önemli bir destinasyon haline gelmesi amaçlanıyor. Bu çalışma tamamlandığında, Kocaburun Siperleri yalnızca geçmişin kahramanlık hikâyelerini yaşatan bir alan değil, aynı zamanda Kemer’in tarih ve kültür turizmine yön verecek simge destinasyonlarından biri olacak.

KEMER'DE ROMA KÖPRÜSÜ BELİRSİZLİĞİ Haber

KEMER'DE ROMA KÖPRÜSÜ BELİRSİZLİĞİ

Kemer’de Roma Köprüsü Belirsizliği: Vatandaşlar Restorasyon Süreci Hakkında Bilgi Bekliyor Kemer’in en önemli tarihi miraslarından biri olan Hydros Antik Kenti’ndeki Roma Köprüsü, aylardır süren belirsizlik nedeniyle ilçe halkının gündeminden düşmüyor. Bir süre önce köprüye ait taşların sudan çıkarılmasıyla büyük heyecan yaratan restorasyon çalışmaları, hızlı bir başlangıcın ardından aniden durdu. Proje alanına yerleştirilen bilgilendirme tabelasının bile zamanla devrilmiş olması, ilgisizliğin somut bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Heyecan Yerini Endişeye Bıraktı Restorasyon hazırlıkları kapsamında yapılan ilk çalışmalar, Kemerli vatandaşlarda köprünün gün yüzüne çıkarılacağı ve bölgenin turizmine değer katacağı yönünde umut doğurmuştu. Ancak geçen sürede herhangi bir ilerleme kaydedilmemesi, projeye dair birçok soruyu da beraberinde getirdi. Yetkililerden net bir açıklama yapılmaması, “Restorasyon iptal mi edildi?”, “Yeni bir karar mı bekleniyor?”, “Proje finansmanında sorun mu var?” gibi soruların kamuoyunda daha yüksek sesle dile getirilmesine neden oldu. Otel İnşaatı ve Dikenli Tel Tepkisi Köprüye çok yakın bir noktada başlayan yeni otel inşaatı da tartışma yarattı. İnşaat alanının üç metre yüksekliğinde dikenli tellerle çevrilmesi, hem görüntü kirliliği oluşturduğu hem de antik alanla iç içe olması nedeniyle eleştirilere yol açtı. Vatandaşlar, bölgenin birinci derece tarihi ve kültürel dokuya sahip olduğunu hatırlatarak, böylesine hassas bir alanda yapılan her türlü inşaat faaliyetinin daha dikkatli ve şeffaf yürütülmesi gerektiğini ifade ediyor. “Kemer’in Tarihi Sahipsiz Bırakılmasın” Çağrısı Kemerli tarih ve kültür gönüllüleri, Roma Köprüsü’nün yalnızca bir taş yapı olmadığını, ilçenin geçmişine açılan en önemli kapılardan biri olduğunu vurguluyor. Köprünün ihmal edilmesinin hem tarih bilinci hem de turizm açısından büyük kayıp olacağı belirtiliyor. Vatandaşlar, ilgili kurumlara şu çağrıda bulunuyor: Restorasyon süreci hakkında net ve şeffaf açıklama yapılması,Projenin takviminin kamuoyu ile paylaşılması,Antik alan çevresindeki inşaat faaliyetlerinin denetlenmesi,Roma Köprüsü’nün kültürel mirasa uygun şekilde korunması. Kemer, sahip olduğu doğal güzelliklerin yanı sıra binlerce yıllık tarihi mirasıyla da öne çıkan bir turizm merkezi. İlçe halkı, Roma Köprüsü’nün bu mirasın önemli bir parçası olduğunu hatırlatarak, köprünün hak ettiği ilgiyi bir an önce görmesini bekliyor. *Roma köprüsünün rekonstrüksiyon görseli

12 Ay Turizm Söylemi, 12 Asırlık İhmal: Selçuklu Av Köşkü Haber

12 Ay Turizm Söylemi, 12 Asırlık İhmal: Selçuklu Av Köşkü

12 Ay Turizm Söylemi, 12 Asırlık İhmal: Selçuklu Av Köşkü Kemer Selçuklu Av Köşkü, yıllardır ihmalin ve vizyonsuzluğun sessiz tanığı olarak ayakta kalmaya çalışıyor. Adı var, kendisi yok sayılıyor. Çatısındaki mimari izler, merdivenlerinde yer alan altıgen yıldız kabartması – Hz. Süleyman’ın mührü ve aynı zamanda 1400’lü yıllarda Tekelioğlu Beyliği’nin bayrağında yer alan sembol – bu yapının sıradan bir taş yığını olmadığını haykırıyor. Burası, Selçuklu estetiğinin ve Türk-İslam mimarisinin Kemer’deki en nadide temsilcilerinden biri. Ancak ne acıdır ki; Kemer’in büyük bölümü, böylesi bir mirasın varlığından dahi habersiz. 1230–1248 yılları arasına tarihlenen Selçuklu Av Köşkü; Alanya ve Kayseri’deki örnekleriyle birlikte Selçuklu av mimarisinin Anadolu’daki en seçkin halkalarından biridir. Mimari dili, sembolizmi ve konumuyla yalnızca tarihçilere değil, kültür turizmine yön veren herkese çok şey söylemektedir. Ama Kemer’de bu yapı, yıllardır bakımsız, sahipsiz ve kaderine terk edilmiş durumdadır. 12 Ay Turizm Nerede? Yıllardır aynı cümleyi duyuyoruz: “Kemer’i dört mevsim turizm destinasyonu haline getireceğiz.” Peki nasıl? Sahil otellerinin ötesine geçmeyen, tarih ve kültürü görmezden gelen bir anlayışla mı? Oysa Selçuklu Av Köşkü; Doğa yürüyüş rotalarına, Kültür ve tarih turlarına, Akademik ve sanatsal etkinliklere entegre edilse, Kemer sadece yaz aylarında değil, yılın her döneminde ziyaret edilen bir merkez haline gelebilirdi. Alanya Başardı, Kemer Unuttu Aynı döneme ait Alanya Selçuklu Av Köşkü, geçtiğimiz yıllarda restore edildi. Çevre düzenlemesi yapıldı, tanıtımı gerçekleştirildi, kültürel yaşama kazandırıldı. Üstelik bu proje, mimarlık ve turizm çevrelerinden ödüller aldı. Aynı medeniyetin, aynı geleneğin ürünü olan Kemer’deki yapı ise çürümeye terk edildi. Bir yanda tarihine sahip çıkan bir şehir… Diğer yanda, tarihini seyirci kalan bir ilçe. Taşlaşmış Zarafet, Taşlaşmış Vizyonsuzluk Kemer Selçuklu Av Köşkü sadece bir bina değildir. O, Selçuklu zarafetinin, Türk-İslam sanatının ve bu toprakların hafızasının taşlaşmış hâlidir. Bugün bu yapı ihmal ediliyorsa, bu yalnızca bir restorasyon eksikliği değil; kültürel bilinç ve vizyon eksikliğidir. Ve evet; Kemer Selçuklu Av Köşkü, ihmal ve vizyonsuzluğun da taşlaşmış hâlidir.

10 KASIM ÖNCESİ ANLAMLI DOKUNUŞ Haber

10 KASIM ÖNCESİ ANLAMLI DOKUNUŞ

Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Heykeli Yeniden Hayat Buldu Usta ressam ve restoratör İsmet Bölükemini’nin ellerinde bir sanat eseri yeniden doğdu 10 Kasım Öncesi Anlamlı Bir Dokunuş Kemer Cumhuriyet Meydanı’nda yer alan Atatürk heykeli, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü öncesinde kapsamlı bir bakım ve onarımdan geçirildi. Kemer Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmayı, bölgenin tanınmış sanatçılarından usta ressam ve uzman restoratör İsmet Bölükemini gerçekleştirdi. Zamanın, deniz ikliminin ve çevresel etkenlerin yıprattığı heykel, usta sanatçının titiz çalışmasıyla yeniden ilk günkü estetik görünümüne kavuştu. Sanatla Bilimin Kesiştiği Nokta Restorasyon, yalnızca teknik bir onarım değil, bir sanat disiplinidir. Her malzemenin kendi sesi ve dokusu vardır. Bölükemini, bu sürecin inceliklerini şöyle anlatıyor: “Bir heykelin yüzeyine dokunmadan önce onu anlamak gerekir. Kullanılan malzeme, yıllar içinde aldığı ışık, nem ve rüzgâr etkileri… Bunlar, nasıl bir bakım yapılacağını belirler. Restorasyon, yenilemek değil; korumaktır. Biz geçmişe saygı gösterirken geleceğe dayanıklılık kazandırıyoruz.” Bu yaklaşım, modern restorasyonun özünü yansıtıyor: Eseri bugüne taşırken özüne dokunmamak. Bir Sanatçının Karakteri: Sessizlik, Sabır ve Duyarlılık İsmet Bölükemini’nin atölyesi, tuvalleri, fırçaları, metal cilaları ve eski pigmentlerle dolu. Kendisini “sessizlikte çalışan bir gözlemci” olarak tanımlıyor. Sanatı bir süreç olarak görüyor — yavaş, dikkatli, derinlikli. “Sanat, aceleyle değil; sessizlikte olgunlaşır,” diyor. “Bir anıtla çalışırken aslında tarihle konuşuyorsunuz. Her çatlak, her leke bir hatıradır. Amacım, o hatırayı silmeden güzelliğini korumaktır.” Onun için her eser, yaşayan bir varlık; nefes alır, zamanla değişir, ama özünde hep aynı kalır. Restorasyonun Teknik Boyutu Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk heykelinde yapılan bakım, çok aşamalı bir çalışmayı içerdi: Yüzeydeki oksidasyon ve kir tabakasının kontrollü şekilde temizlenmesi Orijinal dokunun korunması Güneş, nem ve deniz tuzuna karşı özel koruyucu katman uygulanması Bölükemini, yanlış malzeme kullanımının geri dönüşü olmayan hasarlara neden olabileceğini vurguluyor: “Bir heykelin bakımında rastgele seçim olmaz. Her malzeme kendi kimyasına sahiptir. Restoratör, o dili okuyabilen kişidir.” Kültürel Bir Sorumluluk Olarak Sanat Kemer Belediyesi yetkilileri, bu çalışmayı yalnızca bir bakım değil, aynı zamanda Atatürk ve Cumhuriyet mirasına duyulan saygının bir göstergesi olarak değerlendiriyor. Kentteki tüm anıtların düzenli olarak kontrol edilip koruma programına alınması planlanıyor. Bu çalışma, sanatın yalnızca üretimle değil, koruma bilinciyle de var olabileceğini hatırlatıyor. Bir Heykel, Bir Usta, Bir Cumhuriyet Işığı 10 Kasım’a sayılı günler kala tamamlanan bu çalışma, bir heykelin yenilenmesinden öte bir anlam taşıyor. Atatürk heykelinin yeniden hayat bulması, Atamıza, Cumhuriyet’e duyulan sevgi, minnet ve sanat bilincinin ortak ifadesi haline geliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.