Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Restorasyon

Yeni Kemer - Restorasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Restorasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÜÇ ADALARIN KORUNMASINDA ÖNEMLİ ADIM Haber

ÜÇ ADALARIN KORUNMASINDA ÖNEMLİ ADIM

ÜÇ ADALARIN KORUNMASINDA ÖNEMLİ ADIM Antalya’nın Kemer ilçesinde, bu yıl 25’incisi düzenlenen Uluslararası Kemer Sualtı Günleri kapsamında gerçekleştirilen dalış programında, Üç Adalar bölgesinin korunmasına yönelik önemli bir adım atıldı. Antalya Valisi Hulusi Şahin, etkinlik kapsamında bölgedeki sualtı arkeoloji çalışmalarını yerinde inceleyerek Üç Adalar’da dalış gerçekleştirdi. Organizasyon, 16–19 Mayıs tarihleri arasında, Kemer ve Yöresi Tanıtım Vakfı (KETAV) ile Akdeniz Üniversitesi Sualtı Arkeolojisi Araştırma Merkezi iş birliğinde düzenleniyor. Çeyrek asırlık geçmişiyle Türkiye’nin önemli sualtı etkinliklerinden biri haline gelen organizasyon kapsamında; sualtı arkeolojisi, deniz ekosistemi, dalış turizmi ve denizlerin korunmasına yönelik çeşitli etkinlikler gerçekleştiriliyor. Program kapsamında Vali Hulusi Şahin ve eşi Ebru Şahin’in yanı sıra, Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz, KETAV Başkanı Volkan Yorulmaz ve Deniz Yaşamını Koruma Derneği Başkanı Volkan Narcı da Üç Adalar bölgesinde düzenlenen dalış programına katıldı. Geçtiğimiz hafta tanıtımı yapılan Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi kapsamında koruma altına alınması planlanan Üç Adalar’da, deniz çayırlarının yeniden ekileceği onarıcı restorasyon çalışmaları ve yeni bir koruma sisteminin kurulması hedefleniyor. Bölgedeki sualtı arkeolojisi çalışmaları hakkında bilgi alan Vali Şahin, dalış sonrası yaptığı açıklamada, denizin altında onarılmayı bekleyen hassas bir ekosistem bulunduğunu belirterek, Üç Adalar’ın korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Mavi Akdeniz İnisiyatifi Koordinatörü Ebru Şahin ise, Kemer Kaymakamlığı öncülüğünde başlayan süreçte, Deniz Yaşamını Koruma Derneği ve Akdeniz Üniversitesi’nin bölgede kapsamlı çalışmalar yürüttüğünü ifade ederek, Üç Adalar’ın kısa süre içinde koruma altına alınmasının hedeflendiğini söyledi. Amaçlarının, deniz altındaki ekosistemi yeniden canlandırmak ve bölgenin doğal zenginliğini gelecek nesillere aktarmak olduğunu kaydetti.

SU ALTI MÜZESİ YAPIMINDA ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR Haber

SU ALTI MÜZESİ YAPIMINDA ÇALIŞMALAR DEVAM EDİYOR

Kemer’de yapımı süren su altı müzesi, yalnızca tek başına bir turizm yatırımı olmanın ötesinde, çevresindeki tarihi değerlerle birlikte çok daha güçlü bir destinasyon haline gelme potansiyeli taşıyor. Özellikle Hydros Antik Kenti içerisinde yer alan Roma köprüsünün restorasyonu ile bu potansiyelin katlanarak artacağı değerlendiriliyor. Roma dönemine ait olduğu bilinen köprünün yeniden ayağa kaldırılması, bölgeye gelen ziyaretçilere “karada tarih, denizde deneyim” konsepti sunma imkânı yaratacak. Bu bütünleşik yapı; su altı müzesi, antik kent kalıntıları ve restore edilmiş köprü ile Kemer’de benzersiz bir kültür ve dalış rotasının oluşmasına zemin hazırlayabilir. Turizm açısından bakıldığında bu tür entegre projeler, ziyaretçi profilini de değiştirme gücüne sahip. Sadece deniz-kum-güneş odaklı kitle yerine; tarih, arkeoloji ve deneyim turizmine ilgi duyan daha nitelikli bir ziyaretçi kitlesinin bölgeye çekilmesi mümkün görünüyor. Ancak burada belirleyici olan, restorasyon sürecinin bilimsel ve koruma odaklı yürütülmesi. Hydros Antik Kenti gibi hassas bir alanda yapılacak her müdahalenin, uzun vadede bölgenin değerini artıracak şekilde planlanması büyük önem taşıyor. Doğru bir uygulama ve etkili tanıtımla, su altı müzesi ile Roma köprüsünün birlikte Kemer’in simge projelerinden biri haline gelmesi hiç de uzak bir ihtimal değil.

KOCABURUN SİPERLERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR Haber

KOCABURUN SİPERLERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR

KOCABURUN SİPERLERİ GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR: “AKDENİZ’İN ÇANAKKALE’Sİ” TARİHE KAZANDIRILIYOR Kemer’in önemli tarihi miraslarından biri olan Kocaburun Siperleri, Kaymakamlık öncülüğünde başlatılan proje ile yeniden gün yüzüne çıkarılıyor. Birinci Dünya Savaşı sırasında Mustafa Ertuğrul Aker ve silah arkadaşlarının destansı mücadelesine sahne olan bölge, yapılacak çalışmalarla korunarak gelecek nesillere aktarılacak. Tarihi mirasın ihyası amacıyla yürütülen proje kapsamında önemli bir ziyaret gerçekleştirildi. Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz’ın davetiyle, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’ndan gelen uzman ekip Kemer’de bir araya geldi. Ziyarete, Şehitlikler ve Anıtlar Koordinatörü Tolga Kaan Çakmak, Restorasyon ve Yapım Uygulamaları Koordinatörü Mustafa Kafkas Dereli ile uzmanlar Marziye Eşki ve Serpil Savaş katıldı. Gerçekleştirilen görüşmelerde, Kemer Kocaburun mevkiindeki tarihi siperlerin ortaya çıkarılması, korunması ve yeniden ihya edilmesi için yapılacak çalışmalar detaylı şekilde değerlendirildi. Yetkililer, Kocaburun Siperleri’nin yalnızca bir savaş alanı olmadığını, aynı zamanda milletin ortak hafızasını taşıyan önemli bir tarihi değer olduğunu vurguladı. “Akdeniz’in Çanakkale’si” olarak nitelendirilen bölgenin, yapılacak düzenlemeler sonrasında ziyaretçilere açılarak kültür turizmine kazandırılması hedefleniyor. Görüşmede ayrıca, bu tarihi mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi konusunda fikir alışverişinde bulunuldu. Hayata geçirilecek proje ile Kocaburun Siperleri’nin tarih bilincini güçlendiren, milli hafızayı canlı tutan ve Kemer turizmine yeni bir değer kazandıran önemli bir destinasyon haline gelmesi amaçlanıyor. Bu çalışma tamamlandığında, Kocaburun Siperleri yalnızca geçmişin kahramanlık hikâyelerini yaşatan bir alan değil, aynı zamanda Kemer’in tarih ve kültür turizmine yön verecek simge destinasyonlarından biri olacak.

KEMER'DE ROMA KÖPRÜSÜ BELİRSİZLİĞİ Haber

KEMER'DE ROMA KÖPRÜSÜ BELİRSİZLİĞİ

Kemer’de Roma Köprüsü Belirsizliği: Vatandaşlar Restorasyon Süreci Hakkında Bilgi Bekliyor Kemer’in en önemli tarihi miraslarından biri olan Hydros Antik Kenti’ndeki Roma Köprüsü, aylardır süren belirsizlik nedeniyle ilçe halkının gündeminden düşmüyor. Bir süre önce köprüye ait taşların sudan çıkarılmasıyla büyük heyecan yaratan restorasyon çalışmaları, hızlı bir başlangıcın ardından aniden durdu. Proje alanına yerleştirilen bilgilendirme tabelasının bile zamanla devrilmiş olması, ilgisizliğin somut bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Heyecan Yerini Endişeye Bıraktı Restorasyon hazırlıkları kapsamında yapılan ilk çalışmalar, Kemerli vatandaşlarda köprünün gün yüzüne çıkarılacağı ve bölgenin turizmine değer katacağı yönünde umut doğurmuştu. Ancak geçen sürede herhangi bir ilerleme kaydedilmemesi, projeye dair birçok soruyu da beraberinde getirdi. Yetkililerden net bir açıklama yapılmaması, “Restorasyon iptal mi edildi?”, “Yeni bir karar mı bekleniyor?”, “Proje finansmanında sorun mu var?” gibi soruların kamuoyunda daha yüksek sesle dile getirilmesine neden oldu. Otel İnşaatı ve Dikenli Tel Tepkisi Köprüye çok yakın bir noktada başlayan yeni otel inşaatı da tartışma yarattı. İnşaat alanının üç metre yüksekliğinde dikenli tellerle çevrilmesi, hem görüntü kirliliği oluşturduğu hem de antik alanla iç içe olması nedeniyle eleştirilere yol açtı. Vatandaşlar, bölgenin birinci derece tarihi ve kültürel dokuya sahip olduğunu hatırlatarak, böylesine hassas bir alanda yapılan her türlü inşaat faaliyetinin daha dikkatli ve şeffaf yürütülmesi gerektiğini ifade ediyor. “Kemer’in Tarihi Sahipsiz Bırakılmasın” Çağrısı Kemerli tarih ve kültür gönüllüleri, Roma Köprüsü’nün yalnızca bir taş yapı olmadığını, ilçenin geçmişine açılan en önemli kapılardan biri olduğunu vurguluyor. Köprünün ihmal edilmesinin hem tarih bilinci hem de turizm açısından büyük kayıp olacağı belirtiliyor. Vatandaşlar, ilgili kurumlara şu çağrıda bulunuyor: Restorasyon süreci hakkında net ve şeffaf açıklama yapılması,Projenin takviminin kamuoyu ile paylaşılması,Antik alan çevresindeki inşaat faaliyetlerinin denetlenmesi,Roma Köprüsü’nün kültürel mirasa uygun şekilde korunması. Kemer, sahip olduğu doğal güzelliklerin yanı sıra binlerce yıllık tarihi mirasıyla da öne çıkan bir turizm merkezi. İlçe halkı, Roma Köprüsü’nün bu mirasın önemli bir parçası olduğunu hatırlatarak, köprünün hak ettiği ilgiyi bir an önce görmesini bekliyor. *Roma köprüsünün rekonstrüksiyon görseli

12 Ay Turizm Söylemi, 12 Asırlık İhmal: Selçuklu Av Köşkü Haber

12 Ay Turizm Söylemi, 12 Asırlık İhmal: Selçuklu Av Köşkü

12 Ay Turizm Söylemi, 12 Asırlık İhmal: Selçuklu Av Köşkü Kemer Selçuklu Av Köşkü, yıllardır ihmalin ve vizyonsuzluğun sessiz tanığı olarak ayakta kalmaya çalışıyor. Adı var, kendisi yok sayılıyor. Çatısındaki mimari izler, merdivenlerinde yer alan altıgen yıldız kabartması – Hz. Süleyman’ın mührü ve aynı zamanda 1400’lü yıllarda Tekelioğlu Beyliği’nin bayrağında yer alan sembol – bu yapının sıradan bir taş yığını olmadığını haykırıyor. Burası, Selçuklu estetiğinin ve Türk-İslam mimarisinin Kemer’deki en nadide temsilcilerinden biri. Ancak ne acıdır ki; Kemer’in büyük bölümü, böylesi bir mirasın varlığından dahi habersiz. 1230–1248 yılları arasına tarihlenen Selçuklu Av Köşkü; Alanya ve Kayseri’deki örnekleriyle birlikte Selçuklu av mimarisinin Anadolu’daki en seçkin halkalarından biridir. Mimari dili, sembolizmi ve konumuyla yalnızca tarihçilere değil, kültür turizmine yön veren herkese çok şey söylemektedir. Ama Kemer’de bu yapı, yıllardır bakımsız, sahipsiz ve kaderine terk edilmiş durumdadır. 12 Ay Turizm Nerede? Yıllardır aynı cümleyi duyuyoruz: “Kemer’i dört mevsim turizm destinasyonu haline getireceğiz.” Peki nasıl? Sahil otellerinin ötesine geçmeyen, tarih ve kültürü görmezden gelen bir anlayışla mı? Oysa Selçuklu Av Köşkü; Doğa yürüyüş rotalarına, Kültür ve tarih turlarına, Akademik ve sanatsal etkinliklere entegre edilse, Kemer sadece yaz aylarında değil, yılın her döneminde ziyaret edilen bir merkez haline gelebilirdi. Alanya Başardı, Kemer Unuttu Aynı döneme ait Alanya Selçuklu Av Köşkü, geçtiğimiz yıllarda restore edildi. Çevre düzenlemesi yapıldı, tanıtımı gerçekleştirildi, kültürel yaşama kazandırıldı. Üstelik bu proje, mimarlık ve turizm çevrelerinden ödüller aldı. Aynı medeniyetin, aynı geleneğin ürünü olan Kemer’deki yapı ise çürümeye terk edildi. Bir yanda tarihine sahip çıkan bir şehir… Diğer yanda, tarihini seyirci kalan bir ilçe. Taşlaşmış Zarafet, Taşlaşmış Vizyonsuzluk Kemer Selçuklu Av Köşkü sadece bir bina değildir. O, Selçuklu zarafetinin, Türk-İslam sanatının ve bu toprakların hafızasının taşlaşmış hâlidir. Bugün bu yapı ihmal ediliyorsa, bu yalnızca bir restorasyon eksikliği değil; kültürel bilinç ve vizyon eksikliğidir. Ve evet; Kemer Selçuklu Av Köşkü, ihmal ve vizyonsuzluğun da taşlaşmış hâlidir.

10 KASIM ÖNCESİ ANLAMLI DOKUNUŞ Haber

10 KASIM ÖNCESİ ANLAMLI DOKUNUŞ

Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Heykeli Yeniden Hayat Buldu Usta ressam ve restoratör İsmet Bölükemini’nin ellerinde bir sanat eseri yeniden doğdu 10 Kasım Öncesi Anlamlı Bir Dokunuş Kemer Cumhuriyet Meydanı’nda yer alan Atatürk heykeli, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü öncesinde kapsamlı bir bakım ve onarımdan geçirildi. Kemer Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmayı, bölgenin tanınmış sanatçılarından usta ressam ve uzman restoratör İsmet Bölükemini gerçekleştirdi. Zamanın, deniz ikliminin ve çevresel etkenlerin yıprattığı heykel, usta sanatçının titiz çalışmasıyla yeniden ilk günkü estetik görünümüne kavuştu. Sanatla Bilimin Kesiştiği Nokta Restorasyon, yalnızca teknik bir onarım değil, bir sanat disiplinidir. Her malzemenin kendi sesi ve dokusu vardır. Bölükemini, bu sürecin inceliklerini şöyle anlatıyor: “Bir heykelin yüzeyine dokunmadan önce onu anlamak gerekir. Kullanılan malzeme, yıllar içinde aldığı ışık, nem ve rüzgâr etkileri… Bunlar, nasıl bir bakım yapılacağını belirler. Restorasyon, yenilemek değil; korumaktır. Biz geçmişe saygı gösterirken geleceğe dayanıklılık kazandırıyoruz.” Bu yaklaşım, modern restorasyonun özünü yansıtıyor: Eseri bugüne taşırken özüne dokunmamak. Bir Sanatçının Karakteri: Sessizlik, Sabır ve Duyarlılık İsmet Bölükemini’nin atölyesi, tuvalleri, fırçaları, metal cilaları ve eski pigmentlerle dolu. Kendisini “sessizlikte çalışan bir gözlemci” olarak tanımlıyor. Sanatı bir süreç olarak görüyor — yavaş, dikkatli, derinlikli. “Sanat, aceleyle değil; sessizlikte olgunlaşır,” diyor. “Bir anıtla çalışırken aslında tarihle konuşuyorsunuz. Her çatlak, her leke bir hatıradır. Amacım, o hatırayı silmeden güzelliğini korumaktır.” Onun için her eser, yaşayan bir varlık; nefes alır, zamanla değişir, ama özünde hep aynı kalır. Restorasyonun Teknik Boyutu Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk heykelinde yapılan bakım, çok aşamalı bir çalışmayı içerdi: Yüzeydeki oksidasyon ve kir tabakasının kontrollü şekilde temizlenmesi Orijinal dokunun korunması Güneş, nem ve deniz tuzuna karşı özel koruyucu katman uygulanması Bölükemini, yanlış malzeme kullanımının geri dönüşü olmayan hasarlara neden olabileceğini vurguluyor: “Bir heykelin bakımında rastgele seçim olmaz. Her malzeme kendi kimyasına sahiptir. Restoratör, o dili okuyabilen kişidir.” Kültürel Bir Sorumluluk Olarak Sanat Kemer Belediyesi yetkilileri, bu çalışmayı yalnızca bir bakım değil, aynı zamanda Atatürk ve Cumhuriyet mirasına duyulan saygının bir göstergesi olarak değerlendiriyor. Kentteki tüm anıtların düzenli olarak kontrol edilip koruma programına alınması planlanıyor. Bu çalışma, sanatın yalnızca üretimle değil, koruma bilinciyle de var olabileceğini hatırlatıyor. Bir Heykel, Bir Usta, Bir Cumhuriyet Işığı 10 Kasım’a sayılı günler kala tamamlanan bu çalışma, bir heykelin yenilenmesinden öte bir anlam taşıyor. Atatürk heykelinin yeniden hayat bulması, Atamıza, Cumhuriyet’e duyulan sevgi, minnet ve sanat bilincinin ortak ifadesi haline geliyor.

SELÇUKLU AV KÖŞKÜ, ÇÜRÜMEYE TERK EDİLEN MİRAS Haber

SELÇUKLU AV KÖŞKÜ, ÇÜRÜMEYE TERK EDİLEN MİRAS

Selçuklu Av Köşkü: Çürümeye Terk Edilen Miras Antalya’nın Kemer ilçesinin hemen girişinde yer alan Selçuklu Av Köşkü, Anadolu’daki yalnızca üç Selçuklu av köşkünden biri olarak büyük bir tarihsel değere sahip. 1230 – 1248 yılları arasına tarihlenen yapı, Alanya ve Kayseri’deki örneklerle birlikte bu mimari geleneğin en seçkin halkalarından biri. Ancak ne yazık ki Kemer’deki köşk, yıllardır bakımsız ve sahipsiz durumda. Bölgedeki tek Selçuklu eseri olmasının yanı sıra, Türk-İslam sanat geleneğinin Kemer’deki tek mimari örneği olan bu yapı, hem tarihî hem de estetik açıdan benzersiz. Çatısı, Selçuklu mimarisinin özgün kubbe ve geçiş tekniklerini yansıtırken; taş merdiven üzerindeki Tekelioğlu Beyliği’nin bayrağında da yer alan altıgen yıldız kabartması dikkat çekiyor. Tüm bu özellikleriyle, Kemer Selçuklu Av Köşkü yalnızca yerel değil, Anadolu mirası açısından da bir hazine. 12 Ay Turizm Söylemi, 12 Asırlık İhmal Yıllardır “Kemer’i dört mevsim yaşanabilir bir turizm destinasyonu haline getireceğiz” deniliyor. Ancak sahil otellerinin ötesine geçemeyen bu yaklaşım, bölgenin tarihsel zenginliklerini görünmez kılıyor. Selçuklu Av Köşkü, doğa yürüyüş rotalarına, tarih turlarına ve kültürel tanıtım projelerine entegre edilse, Kemer sadece yaz turizmine bağımlı kalmaz; yılın her döneminde ziyaretçi çekerdi. Ne var ki bu potansiyel değerlendirilmiyor. Duvarları dökülen, çevresi otlarla kaplı köşk, zamanın ve ilgisizliğin insafına bırakılmış durumda. Oysa tarihî miras yalnızca taşlardan ibaret değildir; geçmişle bugünü buluşturan bir bellektir. Alanya Başardı, Kemer Unuttu Oysa Alanya’daki Selçuklu Av Köşkü, geçtiğimiz yıllarda gerçekleştirilen restorasyon ve çevre düzenleme projesiyle yeniden kültürel yaşama kazandırıldı. Proje, hem mimarlık hem de turizm çevrelerinden ödül alarak örnek gösterildi. Aynı tarihsel döneme ait bu üç yapıdan biri parlatılırken, Kemer’deki örneğin çürümeye terk edilmesi, bölgede kültürel koruma anlayışının eksikliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bir yanda tarihin saygıyla korunduğu bir kent; diğer yanda ilgisizlikle yok olan bir miras. Kemer’deki Selçuklu Av Köşkü, sadece bir bina değil, Türk-İslam sanatının ve Selçuklu zarafetinin taşlaşmış hâlidir. Sorumlulara Açık Çağrı Turizmciler, tarihçiler ve yerel halk aynı soruyu soruyor: “Selçuklu Av Köşkü neden hâlâ turizme kazandırılmıyor?” “Kemer’in kültürel mirasına sahip çıkmak için daha ne bekleniyor?” Bu yapı, yalnızca geçmişi değil, geleceği de anlatan bir sessiz öğretmen gibi Kemer’in girişinde duruyor. Ancak o sessizlik artık bir uyarıya dönüşüyor: Tarih unutulmaz, sadece ihmali kaydeder.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.