Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Siyasal Bilgiler

Yeni Kemer - Siyasal Bilgiler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siyasal Bilgiler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BİR MESLEK HAYATINDAN BİR KİTAB Haber

BİR MESLEK HAYATINDAN BİR KİTAB

“Bir cümle bile bir insana değer katıyorsa, bütün bu çabaya değer…” Bazı kitaplar vardır; raflarda duran bir kâğıt ve mürekkep yığını olmaktan çok, bir ömrün içinden süzülüp gelirler. Bir insanın yıllar boyunca biriktirdiği deneyimler, karşılaştığı insanlar, gördüğü başarılar, tanık olduğu hatalar, kurduğu sistemler, bozulan düzenler ve yeniden ayağa kaldırılan işler… Sonunda bütün bunlar bir kitabın sayfalarında buluşur. Rıza Sönmez’in kitabı da biraz böyle bir hikâyenin ürünü. 1969 yılında Antalya’nın Elmalı ilçesinde başlayan hayat yolculuğu, onu İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne, oradan mali müşavirliğe, ticari yazılım sektörüne, şirketlerin yönetim ve organizasyon süreçlerine ve nihayet Kemer’in iş dünyası ile sivil toplum hayatına taşıdı. Bugün geriye dönüp baktığında karşımıza yalnızca bir mali müşavir, sistem danışmanı ya da iş insanı çıkmıyor. Karşımızda, “İş nasıl daha iyi yapılır?” sorusunun peşinden yaklaşık otuz yıl koşmuş bir insan duruyor. Ve şimdi o yılların birikimini kitaplaştırmış. Rakamların arkasındaki insan İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden 1989 yılında mezun olan Rıza Sönmez, meslek hayatına mali müşavir olarak başladı. Ancak onun çalışma hayatı kısa sürede yalnızca muhasebe ve mali müşavirlik sınırları içerisinde kalmadı. İşletmelerin nasıl çalıştığını merak etti. Bir şirket neden başarılı olurdu? Neden bazı işletmeler sahibinin olmadığı günlerde bile aynı disiplinle çalışırken, bazıları patron kapıdan çıktığı anda dağılırdı? İnsanlar neden aynı işi farklı yöntemlerle yapıyorlardı? Bir işletmenin hafızası nerede tutulmalıydı? Bilgi neden insanların kafasında kalıyor, sistemlere dönüşmüyordu? Bu sorular zamanla onun mesleki hayatının önemli bir parçası haline geldi. Ticari yazılım sektöründe yaklaşık 20 yıl sistem danışmanlığı yaptı. Yaklaşık 30 yıllık meslek hayatında 20’ye yakın firmanın şirket süreçlerinin geliştirilmesi ve iyileştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttü. Belki de bu nedenle onun dünyasında “sistem” kelimesinin özel bir anlamı var. Çünkü sistem onun için sadece bilgisayar programı değil. Sistem; insanın olmadığı yerde de işin doğru yapılabilmesini sağlayan akıl demek. Kemer'de 27 yıllık bir hikâye Rıza Sönmez’in hikâyesinin önemli duraklarından biri de Kemer oldu. Kemer İş İnsanları Derneği, yani KEMİAD… Tam 27 yıllık bir üyelik. Bu, bir derneğe üye olmaktan çok daha fazlasını anlatıyor. Kemer’in ekonomik ve sosyal hayatına yıllarca tanıklık etmek demek. Esnafı, turizmcisi, yatırımcısı, çalışanı, yöneticisi, girişimcisiyle bir kentin değişimini izlemek demek. Sönmez, 2018-2026 yılları arasında yedi yıl KEMİAD Başkanlığı görevini yürüttü. Bu süreçte BAKSİFED çatısı altında da iş dünyasının farklı temsilcileriyle birlikte çalışma fırsatı buldu. Dolayısıyla kitabın satırlarında yalnızca bir danışmanın ya da mali müşavirin değil, aynı zamanda iş dünyasının içerisinde uzun yıllar yaşamış bir gözlemcinin sesini duyuyoruz. Patron olmak başka, sistem kurmak başka Rıza Sönmez’in kitabının temelinde belki de çok basit görünen ama iş hayatının en zor sorularından biri yatıyor: Bir iş kurmak mı daha zor, yoksa kurduğun işi senden bağımsız yaşatabilmek mi? Birçok girişimci işe büyük bir heyecanla başlar. Bir dükkân açar. Bir otel kurar. Bir şirket kurar. Bir marka yaratır. İlk yıllarda bütün yükü kendisi taşır. Müşteriyle kendisi ilgilenir. Personeli kendisi yönetir. Parayı kendisi takip eder. Sorun çıktığında kendisi çözer. Bir süre sonra ise fark eder ki aslında bir şirket kurmamış, kendisine yeni bir iş yaratmıştır. İşte Sönmez’in yıllar boyunca üzerinde düşündüğü meselelerden biri tam da burada başlıyor. İşletme sahibine mi bağımlı olmalı, yoksa sahibi işletmenin üzerinde mi durmalı? Kitabın girişimcilere vermek istediği mesajın önemli bir bölümü burada saklı. Çaycılıktan genel müdür yardımcılığına… Sönmez, kitabında iş hayatının merdivenlerini anlatırken Kayserili bir çaycının hikâyesini de kullanıyor. Fıkra bu ya… Bir Kayserili fabrikaya çaycı olarak giriyor. Azmediyor. Şef oluyor. Sonra sorumlu… Ardından yardımcı… Müdür… Ve sonunda genel müdür yardımcılığına kadar yükseliyor. Yıllar sonra bir arkadaşına hayat hikâyesini anlatıyor: “Genel müdür yardımcısı olarak emekli oldum.” Arkadaşı şaşırıyor: “Bunca basamağı çıkmışsın. Bari genel müdür olsaydın.” Kayserili cevap veriyor: “Ben de çok istedim ama genel müdürüm de Kayseriliydi!” Gülümseten bu hikâyenin altında aslında ciddi bir gerçek yatıyor. İş hayatında herkes aynı basamakları çıkamıyor. Bazen yetenek yetmiyor. Bazen fırsat gelmiyor. Bazen sistem izin vermiyor. Bazen de karşınıza çıkan başka bir “Kayserili” bütün hesapları değiştiriyor. İşte kitap biraz da o çıkılamayan basamaklara, o kaçırılan fırsatlara ve insanın kendi yolunu açabilmesine dair. Öğretmenden mimara, sanatçıdan iş insanına… Kitabın girişinde dikkat çeken başka bir düşünce daha var. Sönmez, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini yalnızca ekonomik büyüklüklerde aramıyor. Öğretmenleri, sanatçıları ve şehirleri inşa eden mimarları ayrı bir yere koyuyor. Çünkü ona göre bir ülkeyi yalnızca fabrikalar, yollar ve binalar meydana getirmiyor. O ülkeyi insan yetiştirenler de inşa ediyor. Öğretmenler… Sanatçılar… Mimarlar… Girişimciler… İş insanları… Her biri toplumun başka bir tarafına dokunuyor. Bu nedenle iş dünyasını da yalnızca kâr ve zarar tablolarından ibaret görmüyor. İş insanını; insan sermayesini, yeraltı ve yerüstü kaynaklarını işleyen ve bunları katma değere dönüştüren bir aktör olarak değerlendiriyor. Burada kitabın ekonomik düşüncesi ile insani tarafı birbirine bağlanıyor. Kâr önemlidir ama değer yaratmak daha önemlidir. Bir kitabın arkasındaki borç duygusu Belki de kitabın en samimi bölümlerinden biri son sözlerinde ortaya çıkıyor. Rıza Sönmez, kendisini ilkokuldan üniversite hayatının sonuna kadar okutan, üniversite yıllarında yurt ihtiyacını karşılayan devletine ve onu var eden milletine karşı bir borç taşıdığını söylüyor. Kitabı da biraz bu borcun karşılığı olarak görüyor. Bu cümle, kitabın neden yazıldığını anlatan en güçlü cevaplardan biri. Çünkü bazı insanlar bildiklerini kendilerine saklar. Bazıları ise yıllar içinde edindiklerini başkalarının da yararlanabileceği bir mirasa dönüştürür. Sönmez’in yaptığı da ikinci yolu seçmek. “Bir cümle bile yeter…” Kitabın en güzel taraflarından biri ise yazarın kendisine biçtiği rol. Okura yukarıdan bakmıyor. “Ben doğruları biliyorum, siz de bunları öğrenin.” demiyor. Tam tersine, yıllar boyunca yaşadıklarını ve gözlemlediklerini anlatıyor. Kimi zaman ciddi… Kimi zaman düşündürücü… Kimi zaman da bir Kayseri fıkrası kadar gülümsetici. Ve okuyucuya şunu söylüyor: Eğer bu sayfalardan okuduğunuz bir cümle bile hayatınıza, işinize veya bakış açınıza değer katarsa, bu kitap amacına ulaşmış demektir. Belki de bir kitabın yazarı için bundan daha güzel bir beklenti yoktur. Çünkü insanın ömrü boyunca biriktirdikleri, kendisiyle birlikte kaybolabilir. Ama yazıya dökülen bir düşünce, başka bir insanın hayatına dokunduğu anda sahibinin ömrünü aşar. Rıza Sönmez’in kitabı da işte bu düşüncenin ürünü. Yaklaşık otuz yıllık bir meslek hayatından… 27 yıllık bir KEMİAD üyeliğinden… Yedi yıllık başkanlık deneyiminden… 20 yıla yaklaşan sistem danışmanlığından… 20’ye yakın şirketin hikâyesinden… Ve en önemlisi, insana ve işe değer katma arzusundan süzülüp gelen bir kitap. Belki sayfalarını çeviren bir genç girişimci kendisini bulacak. Belki yıllardır patronunun gölgesinde çalışan bir yönetici yeni bir yol görecek. Belki de yıllardır “Ben bu işi nasıl daha iyi yapabilirim?” diye düşünen bir iş insanı, aradığı cevabın bir bölümünü bu sayfalarda bulacak. Çünkü iş dünyasında başarı yalnızca zirveye çıkmak değildir. Asıl başarı, sizden sonra da çalışabilecek bir sistem, sizden sonra da hatırlanacak bir değer ve sizden sonra da bir başkasının yolunu aydınlatacak bir düşünce bırakabilmektir. Rıza Sönmez şimdi kendi birikimini bu düşünceyle okurun önüne koyuyor. Gerisi okuyucunun yolculuğu…

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.