Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tarım

Yeni Kemer - Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ANTALYA’DA YER ALTI SUYUNA DENİZ SUYU KARIŞIYOR: 5 YIL İÇİNDE GERİ DÖNÜLMEZ TEHLİKE Haber

ANTALYA’DA YER ALTI SUYUNA DENİZ SUYU KARIŞIYOR: 5 YIL İÇİNDE GERİ DÖNÜLMEZ TEHLİKE

ANTALYA’DA YER ALTI SUYUNA DENİZ SUYU KARIŞIYOR: 5 YIL İÇİNDE GERİ DÖNÜLMEZ TEHLİKE Akdeniz Üniversitesi’nden kritik uyarı: Aşırı yer altı suyu çekimi sürerse tarım, içme suyu ve ekosistem büyük risk altında. Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ethem Karadirek, Antalya’nın sahil ilçelerinde yer altı sularına deniz suyunun karışmaya başladığını belirterek, mevcut su kullanım politikalarının devam etmesi halinde önümüzdeki 5 yıl içinde geri dönüşü mümkün olmayan çevresel zararların yaşanabileceği uyarısında bulundu. Kıyı Akiferlerinde Tuzlanma Alarmı Prof. Dr. Karadirek, özellikle kıyı akiferlerinin bulunduğu Antalya gibi kentlerde yer altı suyunun yoğun ve kontrolsüz şekilde çekilmesinin, deniz suyunun tatlı su kaynaklarına doğru ilerlemesine neden olduğunu ifade etti. Bu sürecin yalnızca Antalya’ya özgü olmadığını vurgulayan Karadirek, Mersin, Muğla ve İzmir gibi denizle teması bulunan diğer kıyı kentlerinin de benzer risklerle karşı karşıya olduğunu söyledi. Yer altı su seviyesinin düşmesiyle birlikte deniz suyunun akiferlere doğru hareket ettiğini belirten Karadirek, bu durumun zamanla suyun kimyasal yapısını bozduğunu ve kullanılamaz hale getirdiğini dile getirdi. Plansız kentleşme, tarımsal sulamada aşırı su kullanımı ve kaçak kuyuların bu tehlikeyi büyüttüğüne dikkat çekti. Tarım ve İçme Suyu Büyük Tehdit Altında Tuzlu su girişiminin yalnızca su kaynaklarını değil, tarımsal üretimi ve doğal dengeyi de doğrudan tehdit ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Karadirek, şu ifadeleri kullandı: “Tuzlu su çekilmeye başlandığında tarımsal verim hızla düşer. Toprak tuzlanır ve bir süre sonra tarım yapılamaz hale gelir. Bu süreç, ekosistemin adım adım ölmesi anlamına gelir.” Uzmanlardan Acil Önlem Çağrısı Uzmanlar, kıyı bölgelerdeki yer altı su kaynaklarının korunması için kontrollü su çekimi, kaçak kuyuların kapatılması ve bilimsel temelli, uzun vadeli su yönetim planlarının ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, deniz suyunun yer altı tatlı su kaynaklarına karışmasıyla oluşacak tuzlanmanın, tarımı, içme suyunu ve ekosistemi kalıcı biçimde olumsuz etkileyeceği ifade ediliyor.

KUMLUCA’DA ÇİFTÇİ İSYANI! Haber

KUMLUCA’DA ÇİFTÇİ İSYANI!

KUMLUCA’DA ÇİFTÇİ İSYANI! Artan maliyetlere karşı traktörlü protesto: “Bu sadece talep değil, vicdan çağrısıdır” Antalya’nın tarım üssü Kumluca’da çiftçiler, artan girdi maliyetleri, hal–market fiyat farkı ve üretimde yaşanan çıkmazlara dikkat çekmek amacıyla yağmurlu havaya rağmen traktör konvoyu düzenleyerek basın açıklaması yaptı. Kumlucalı çiftçiler Emre Güzelyürek, Hasan Yalçın, Recep Peynirci ve Hüseyin Oktay öncülüğünde gerçekleştirilen protesto, Kumluca Otogar Kavşağı’ndan başladı. Traktör konvoyu, Antalya Büyükşehir Belediyesi Kumluca Toptancı Hali’nde son buldu. Buradaki basın açıklamasına Antalya Milletvekilleri Cavit Arı ve Aykut Kaya, siyasi parti ilçe başkanları, oda başkanları, STK temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda çiftçi katıldı. “BU SADECE BİR TALEP DEĞİL, VİCDAN ÇAĞRISIDIR” Çiftçiler adına basın açıklamasını okuyan Hasan Yalçın, sözlerine şu ifadelerle başladı: “Bugün burada sadece bir talep için değil, bir vicdan çağrısı yapmak için toplandık.” Çiftçiliğin bitmeyen bir emek olduğunu vurgulayan Yalçın, “Anne babalarımızı çocukluğumuzda temiz kıyafetlerle neredeyse hiç görmedik. Çünkü çiftçilik, mesaisi hiç bitmeyen bir iştir. Bu meslek bugün sadece ekonomik değil, manevi olarak da tükenme noktasına gelmiştir” dedi. “DOMATES 100 TL OLSA DA KURTARMIYOR” Girdi maliyetlerinin geldiği noktayı rakamlarla anlatan Yalçın, “Bir kilogram domatesin 100 TL olması çiftçiyi kurtarmıyor. Eğer maliyet 90 TL’ye dayanmışsa, o fiyatın hiçbir anlamı yoktur” ifadelerini kullandı. Gübre ve ilaç fiyatlarındaki artışa da dikkat çeken Yalçın, piyasada yaygın kullanılan gübrelerin 25 kilogramlık çuvallarının 2–3 bin TL, tek bir zirai ilacın ise 4–5 bin TL seviyesine ulaştığını belirtti. “Bir sezonda onlarca ilaç ve gübre kullanıyoruz. Çiftçinin yaptığı masrafı anlamak için bu rakamları görmek yeterlidir” dedi. HAL–MARKET FARKI VE İHRACAT TEPKİSİ Basın açıklamasında, hal fiyatları ile market fiyatları arasındaki uçuruma da sert tepki gösterildi. “Hal’de 15 TL olan ürün markette 50 TL’ye satılıyor. Bu fark üreticiden değil, tekelleşmeden kaynaklanıyor” diyen Yalçın, küçük esnafın ve pazarcıların korunması gerektiğini vurguladı. Zamansız ihracat yasaklarının üreticiye büyük zarar verdiğini belirten çiftçiler, “İthalat değil, ürünümüzü değerinde satabileceğimiz pazarlar istiyoruz” mesajını verdi. “BU TOPRAKLARA UMUT EKİYORUZ” Konuşmanın manevi boyutunda ise çiftçiliğin sadece üretim değil, aynı zamanda bir umut mesleği olduğuna dikkat çekildi. “Bu memleket, birkaç hafta sonra don gecelerinde uykusuz kalan, seralarda sabaha kadar nöbet tutan çiftçilerin şehri olacak. Annelerimiz bel fıtığıyla, gençlerimiz toz toprağın içinde çalışarak bu üretimi ayakta tutuyor” sözleri dikkat çekti. Avrupa’daki çiftçilerle kıyaslama yapan Yalçın, “Türk çiftçisi en az onlar kadar refahı hak ediyor” dedi. “YÖRÜK GÖÇÜ GERÇEK GÖÇE DÖNÜŞMESİN!” Basın açıklaması, çiftçilerin ortak çağrısıyla sona erdi: “Eğer üretici ayakta kalamazsa, Yörük göçü yaylalara değil, şehirlere ve yurt dışına olur. Yörük göçü gerçek göçe dönüşmesin!”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.