Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Turizm

Yeni Kemer - Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Antalya Daha Ne Kadar Noel Babaya Duyarsız Kalacak ? Haber

Antalya Daha Ne Kadar Noel Babaya Duyarsız Kalacak ?

Antalya Daha Ne Kadar Noel Babaya Duyarsız Kalacak ? Antalya, Türkiye turizminin lokomotifi. Yıllardır milyonlarca ziyaretçi ağırlayan, dünya çapında tanınan güçlü bir marka. Ancak bu gücün zayıf bir noktası var: mevsimsellik. Yaz aylarında dolup taşan şehir, kışa girildiğinde sessizliğe bürünüyor. Oteller kapanıyor, esnaf beklemeye geçiyor, şehir ekonomisi yavaşlıyor. Oysa Antalya’nın elinde, bu döngüyü kırabilecek eşsiz bir hikâye var. Ve bu hikâye, dünyanın her yerinde tanınan bir isimle başlıyor: Noel Baba. Hikâye Burada, İlgi Başka Yerde Noel Baba olarak bilinen Aziz Nikolaos, Antalya’nın Demre ilçesinde (antik Myra) yaşamış, burada görev yapmış ve burada vefat etmiştir. Bu bilgi, Hristiyan dünyasında tartışmasız kabul edilir. Buna rağmen Noel Baba denildiğinde akla Kuzey Avrupa, karlar altındaki şehirler ve Avrupa Noel pazarları geliyor. Antalya ise bu hikâyenin neredeyse tamamen dışında kalıyor. Bu bir tarih eksikliği değil. Bu, açıkça sahiplenilmeyen bir turizm anlatısı. Antalya Neyi Kaçırıyor? Avrupa’da Noel pazarları, kış turizminin ana taşıyıcısı hâline gelmiş durumda. Milyonlarca ziyaretçi, yalnızca alışveriş için değil; atmosfer, kültür, gastronomi ve deneyim için şehir merkezlerine akın ediyor. Kış, şehirler için artık “ölü sezon” değil; marka değerinin yükseldiği bir dönem. Antalya ise hâlâ: yaz turizmine bağımlı, kış aylarında sınırlı sayıda ürün sunan, güçlü hikâyelerini ürüne dönüştürmekte geciken bir profil çiziyor. Oysa Demre merkezli bir Aziz Nikolaos – Kış Kültürü ve Gastronomi ekseni, Antalya için mevsim kırıcı bir anahtar olabilir. Bu Bir Noel Meselesi Değil Konu sıklıkla yanlış bir yerden tartışılıyor. Aziz Nikolaos meselesi bir Noel kutlaması değildir. Bu figür, iyilik, paylaşma, çocukları ve yoksulları koruma gibi evrensel insani değerlerin sembolüdür. Bu değerler, Anadolu kültürüne yabancı değil; aksine bu coğrafyanın mayasında vardır. Mesele, bu ortak zemini görüp korkmadan anlatıya dönüştürebilmektir. Antalya Neden Harekete Geçmiyor? Asıl soru burada düğümleniyor. Antalya gibi güçlü bir turizm kentinde; neden Demre’de her yıl tekrarlanan bir kış festivali yok? neden kış aylarında şehir merkezlerini canlandıracak tematik pazarlar kurulmaz? neden yerel esnaf, üretici ve turizm yatırımcısı bu hikâyenin parçası hâline getirilmez? Bu soruların cevabı ne finansman ne de talep eksikliğidir. Cevap, vizyon ve koordinasyon eksikliğidir. Antalya İçin Kaçırılan Bir Fırsat mı, Hâlâ Açık Bir Kapı mı? İyi haber şu: Bu tren henüz kaçmış değil. Antalya; iklim avantajı, ulaşım altyapısı, konaklama kapasitesi, uluslararası bilinirliği ile bu hikâyeyi hayata geçirebilecek en güçlü şehirlerden biri. Ama bunun için; yerel yönetimlerin cesur adım atması, turizm aktörlerinin masaya oturması, kış turizminin stratejik bir hedef olarak benimsenmesi gerekiyor. Sonuç; Noel Baba’nın doğduğu şehirde, bu hikâyenin turizm karşılığını alamamak bir kader değil. Bu, uzun süredir ertelenen bir kararsızlığın sonucu. Antalya artık şunu net biçimde sormalı: Bu hikâyeye daha ne kadar duyarsız kalacağız? Çünkü dünya, hikâyesini anlatan şehirleri ödüllendiriyor. Hikâyesini sessizce izleyenleri değil.

TURİZM AMAÇLI KİRALAMALAR İÇİN YENİ DÜZENLEME Haber

TURİZM AMAÇLI KİRALAMALAR İÇİN YENİ DÜZENLEME

TURİZM AMAÇLI KİRALAMALAR İÇİN YENİ DÜZENLEME Resmî Gazete'de yayımlanan yeni düzenleme, turizm amaçlı konut kiralamalarındaki tanıtım ihlallerine yönelik ceza sistemini revize ediyor. Konutların Turizm amaçlı kiralanmasına dair yönetmelikte kayda değer bir değişiklik yapıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın hazırladığı “Konutların Turizm Amaçlı Kiralanması Faaliyetlerinin Düzenlenmesine İlişkin Yönetmelikteki Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”, 25 Kasım 2025 tarihli ve 33088 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu değişiklikle birlikte, 28 Aralık 2023’te yayımlanan yönetmeliğin 10. maddesine yeni bir fıkra eklendi. Bu fıkraya göre, aynı gerçek veya tüzel kişi adına birden fazla konut için tek bir izin belgesi düzenlenmesi durumunda, tanıtım ve bilgilendirme süreçlerinde kullanıcıyı yanıltıcı davranışlarda bulunulması hâlinde uygulanacak yaptırımlar baştan düzenlendi. Eklenen bu yeni fıkra ile; turizm amaçlı kiralanan konutun lokasyon, özellik veya fiziksel durumunun yazılar, reklamlar, afişler, broşürler, sosyal medya ve web sayfaları gibi araçlarla yanıltıcı şekilde tanıtılması halinde, bu tür ihlallerde belge sahibine sadece tek bir idari yaptırım uygulanacağı öngörüldü. Bu düzenleme kapsamında yönetmeliğin 9. maddesindeki nitelik ihlalleri ve yaptırımlar ise hariç bırakıldı. Yönetmeliğin ikinci maddesi doğrultusunda düzenleme, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi. Üçüncü madde gereğince yönetmelik hükümlerini Kültür ve Turizm Bakanı uygulayacak.

BÜYÜK ZİRVE ÖNCESİ BAKSİFED VE KEMİAD'DAN TEMASLAR YOĞUNLAŞTI Haber

BÜYÜK ZİRVE ÖNCESİ BAKSİFED VE KEMİAD'DAN TEMASLAR YOĞUNLAŞTI

BÜYÜK ZİRVE ÖNCESİ BAKSİFED VE KEMİAD'DAN TEMASLAR YOĞUNLAŞTI Kemer, iş dünyası ile turizmi bir araya getirecek olan önemli bir organizasyona odaklanıyor Batı Akdeniz’in hem ekonomik hem turistik potansiyelini birleştirmeyi hedefleyen 28–30 Kasım İş Dünyası Zirvesi için hazırlıklar sürerken, BAKSİFED ve KEMİAD’ın bu süreçteki protokol ziyaretleri hız kazandı. Zirve, Kemer’i yılın son çeyreğinde hem iş dünyası hem de turizm merkezi konumuna taşımaya hazırlanıyor. Yoğun Protokol Ziyaretleri Batı Akdeniz Sanayici ve İş Dünyası Federasyonu (BAKSİFED) Başkanı Mustafa Cengiz, KEMİAD Başkanı Rıza Sönmez, KEMİAD Başkan Yardımcısı Özkan Çakmak ve Kemer Belediye Meclis Üyesi Cansın Efir, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nu makamında ziyaret ederek zirvenin resmi davetiyelerini sundu. Başkan Topaloğlu, zirvenin Kemer için sadece bir toplantı olmanın ötesinde, turizm sezonu sonrasında ekonomik hareketliliği sürdürme fırsatı sunduğunu belirtti. Heyet daha sonra Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz’ı ziyaret edip aynı daveti kendisine iletti. Solmaz, zirvenin ilçe için tanıtım, istihdam ve yatırım açısından önemli bir etkiye sahip olacağını söyledi. 600 İş İnsanı Kemer’de Buluşacak: Ekonomi ve Turizmin Merkezinde KEMİAD tarafından organize edilen ve BAKSİFED’in ev sahipliği yaptığı zirveye Türkiye’nin dört bir yanından 600 iş insanı katılacak. Üç gün sürecek bu etkinlik, turistik bir merkez olan Kemer’in iş turizmi kapasitesini de gözler önüne serecek. Zirve boyunca: Bölgenin ekonomi ve yatırım imkanları, Turizmde sürdürülebilir kalkınma, İş dünyasında yeni iş birlikleri, Dijital dönüşüm ve verimlilik, Kemer bölgesinde yatırım modelleri gibi konular ele alınacak. Ekonomi ve turizm uzmanları, yılın bu döneminde ilgili organizasyonların otel doluluk oranlarını artırdığı ve şehir ekonomisine yüksek gelirli ziyaretçileri çektiği konusunda hemfikir. Phaselis’te Tarihi ve İş Dünyası Bir Arada Zirvenin dikkat çeken bir diğer etkinliği, Phaselis Antik Kenti’nde düzenlenecek özel oturum ve açılış konuşması olacak. Bu etkinlikle hem bölgenin tarihi mirasına dikkat çekilmesi hem de iş insanlarına eşsiz bir deneyim yaşatarak Kemer’in marka değerinin artırılması hedefleniyor. Turizm uzmanlarına göre, böyle konseptli toplantılar destinasyonların yüksek profilli iş etkinlikleri için cazip hale gelmesini sağlıyor. Bölgesel Ekonomiye Çok Boyutlu Destek Kasım ayında gerçekleşecek zirvenin Kemer’de birçok sektöre birden katkıda bulunması bekleniyor. Bunlar arasında: Konaklama ve ağırlama sektörü Yeme-içme tesisleri Tur ve acente hizmetleri Yerel ticaret Kültürel ve tarihi alanların tanıtımı bulunuyor. Zirvenin ardından bazı yatırım görüşmelerinin kesinleşmesi ve Kemer’in sürdürülebilir bir merkez olarak daha fazla tercih edilmesi öngörülüyor. Kemer İçin Gelecek Vaadeden Bir Şans 28–30 Kasım 2025’te düzenlenecek etkinlik, sadece iş insanlarını bir araya getirmekle kalmayıp, Kemer’in turizm çeşitliliğini artırma, ekonomik yapısını güçlendirme ve yıl geneline yayılmış canlılık sağlama amacı taşıyan stratejik bir adım olacak. Kemer, bu organizasyonla hem iş hem de turizm sektörlerinin buluşma noktası olarak geleceğe yönelik yeni bir vizyon belirleyecek.

BAKANLIKTAN TARTIŞMALI DÜZENLEME, ATIKLARIN DENİZE DÖKÜLMESİNİN ÖNÜ AÇILDI Haber

BAKANLIKTAN TARTIŞMALI DÜZENLEME, ATIKLARIN DENİZE DÖKÜLMESİNİN ÖNÜ AÇILDI

BAKANLIKTAN TARTIŞMALI DÜZENLEME, ATIKLARIN DENİZE DÖKÜLMESİNİN ÖNÜ AÇILDI Yönetmelikte gerçekleştirilen bir değişiklik, hafriyat, moloz, arıtma ve proses artığı çamurlar gibi tehlikeli atıkların 250 metre derinliğe borularla bırakılmasına olanak tanıyor. Bu yeni düzenleme, Karadeniz ve Marmara'nın ardından Ege ve Akdeniz'de de benzer bir yaklaşımın benimsenmesine işaret ediyor. Çevre koruma yönetmeliklerinde yapılan bu değişiklikle, hafriyat artıkları ile moloz ve arıtma atıklarının deniz tabanına terk edilmesinin önü açıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'nin "Denizlerle İlgili Kirletme Yasakları" başlığına yeni bir cümle ekleyerek, "Hafriyat artıkları, moloz, arıtma ve proses artığı çamurların deniz ve kıyı sularına boşaltımı yasaktır" ifadesine, 250 metre derinliğe döşenecek borularla bu atıkların denizlere bırakılabileceği hükmünü dahil etti. Bu düzenlemenin deniz kirliliğini artırabileceği öne sürüldü. Turizm açısından önemli bir yeri olan ülke için bu kararın riskli olduğunu belirten Çevre Mühendisleri Odası eski başkanı Dr. Baran Bozoğlu, düzenlemenin Hatay gibi deprem bölgelerinden gelebilecek kimyasal atık içeren yıkıntıların denize boşaltılmasına neden olabileceği uyarısında bulundu. Deniz dibindeki çamurun temizlenmeye çalışıldığı bir dönemde, deniz tabanına çamur dökmenin önü açılıyor 1980'li yıllarda Haliç'in dibindeki çamurun Marmara'ya dökülmesinin, Marmara Denizi için ciddi bir tehdit oluşturduğu bilimsel raporlarla kanıtlanmışken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 1980'lere benzer adımlara geri dönüşe neden olacak bu değişikliği yapması, endişe verici bir gelişme olarak görülüyor. Bakanlığın 250 metre derinliklerde, Marmara, Ege ve Akdeniz gibi turizm açısından kıymetli alanları kirletmeyi göze alması büyük bir çelişki olarak nitelendiriliyor.

SELÇUKLU AV KÖŞKÜ, ÇÜRÜMEYE TERK EDİLEN MİRAS Haber

SELÇUKLU AV KÖŞKÜ, ÇÜRÜMEYE TERK EDİLEN MİRAS

Selçuklu Av Köşkü: Çürümeye Terk Edilen Miras Antalya’nın Kemer ilçesinin hemen girişinde yer alan Selçuklu Av Köşkü, Anadolu’daki yalnızca üç Selçuklu av köşkünden biri olarak büyük bir tarihsel değere sahip. 1230 – 1248 yılları arasına tarihlenen yapı, Alanya ve Kayseri’deki örneklerle birlikte bu mimari geleneğin en seçkin halkalarından biri. Ancak ne yazık ki Kemer’deki köşk, yıllardır bakımsız ve sahipsiz durumda. Bölgedeki tek Selçuklu eseri olmasının yanı sıra, Türk-İslam sanat geleneğinin Kemer’deki tek mimari örneği olan bu yapı, hem tarihî hem de estetik açıdan benzersiz. Çatısı, Selçuklu mimarisinin özgün kubbe ve geçiş tekniklerini yansıtırken; taş merdiven üzerindeki Tekelioğlu Beyliği’nin bayrağında da yer alan altıgen yıldız kabartması dikkat çekiyor. Tüm bu özellikleriyle, Kemer Selçuklu Av Köşkü yalnızca yerel değil, Anadolu mirası açısından da bir hazine. 12 Ay Turizm Söylemi, 12 Asırlık İhmal Yıllardır “Kemer’i dört mevsim yaşanabilir bir turizm destinasyonu haline getireceğiz” deniliyor. Ancak sahil otellerinin ötesine geçemeyen bu yaklaşım, bölgenin tarihsel zenginliklerini görünmez kılıyor. Selçuklu Av Köşkü, doğa yürüyüş rotalarına, tarih turlarına ve kültürel tanıtım projelerine entegre edilse, Kemer sadece yaz turizmine bağımlı kalmaz; yılın her döneminde ziyaretçi çekerdi. Ne var ki bu potansiyel değerlendirilmiyor. Duvarları dökülen, çevresi otlarla kaplı köşk, zamanın ve ilgisizliğin insafına bırakılmış durumda. Oysa tarihî miras yalnızca taşlardan ibaret değildir; geçmişle bugünü buluşturan bir bellektir. Alanya Başardı, Kemer Unuttu Oysa Alanya’daki Selçuklu Av Köşkü, geçtiğimiz yıllarda gerçekleştirilen restorasyon ve çevre düzenleme projesiyle yeniden kültürel yaşama kazandırıldı. Proje, hem mimarlık hem de turizm çevrelerinden ödül alarak örnek gösterildi. Aynı tarihsel döneme ait bu üç yapıdan biri parlatılırken, Kemer’deki örneğin çürümeye terk edilmesi, bölgede kültürel koruma anlayışının eksikliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bir yanda tarihin saygıyla korunduğu bir kent; diğer yanda ilgisizlikle yok olan bir miras. Kemer’deki Selçuklu Av Köşkü, sadece bir bina değil, Türk-İslam sanatının ve Selçuklu zarafetinin taşlaşmış hâlidir. Sorumlulara Açık Çağrı Turizmciler, tarihçiler ve yerel halk aynı soruyu soruyor: “Selçuklu Av Köşkü neden hâlâ turizme kazandırılmıyor?” “Kemer’in kültürel mirasına sahip çıkmak için daha ne bekleniyor?” Bu yapı, yalnızca geçmişi değil, geleceği de anlatan bir sessiz öğretmen gibi Kemer’in girişinde duruyor. Ancak o sessizlik artık bir uyarıya dönüşüyor: Tarih unutulmaz, sadece ihmali kaydeder.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.