Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Turizmbakanlığı

Yeni Kemer - Turizmbakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Turizmbakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YANGIN UYGULAMASI YUNANİSTAN VE İSPANYA'DA NASIL İŞLİYOR Haber

YANGIN UYGULAMASI YUNANİSTAN VE İSPANYA'DA NASIL İŞLİYOR

Yeni yönetmelikle çıkarılan otel ve pansiyonlara dayatılan düzenlemeler rakip ülkeler Yunanista ve İspanya'da nasıl ? On katlı kış oteli ile tek ve ya iki katlı pansiyona aynı yasayı dayatmanın mantığı nedir. Avrupa birliği ülkeleri, küçük otellere daha rasyonel yaklaşırken aynı koşulları farklı fiziki duruma sahip pansiyonlara aynı kuralları dayatmak gerçekten akıl alır gibi değil. Peki bu AB ülkerinde durum nedir.? Kısaca cevap verelim: Yunanistan ve İspanya gibi turizm ülkelerinde de “yangın güvenliği” zorunluluğu var — ancak “her tek-iki katlı pansiyona mutlaka yangın kapısı takılmalı” gibi Türkiye’deki tartışıldığı kadar sert bir dayatma her yerde aynen uygulanmıyor. Uygulama, yapı tipi, büyüklük ve kullanım amacına göre değişiyor. İşte net bir karşılaştırma: Yunanistan’da (otel / pansiyon / konaklama) ✔️ Yunanistan’da tüm konaklama tesisleri — oteller, pansiyonlar, kiralık odalar dahil — için ulusal yangın güvenliği hukukuna göre bir yangın güvenliği planı ve buna bağlı düzenlemeler vardır. Bu tür planlarda acil çıkışların erişilebilir olması, tahliye yollarının uygun olması, duman detektörleri ve alarmın çalışır durumda olması gibi standartlar aranır. ✔️ Belirli ölçekte binalarda “yangın kapısı” (fire door) gibi özel ekipmanlar da gereklidir — özellikle yangın merdiveni veya birden fazla çıkış aranan tesislerde. Ancak sınır, bina büyüklüğü ve risk sınıfı gibi kriterlere göre değişir. Bir yapının tek katlı olması, otomatik olarak yangın kapısı zorunluluğuna götürmeyebilir; asıl olan kaçış yolları, alarm ve duman güvenliği gibi bütünsel gerekliliklere uygunluktur. ✔️ Yani sadece tek katlı olduğu için otomatik olarak yangın kapısı takma zorunluluğu yoktur, ama işletmenin güvenli çıkış yolları sağlaması ve itfaiyenin başvuracağı yangın güvenliği planını yerine getirmesi gereklidir. İspanya’da (pansiyon / kiralık ev / tatil konutları) ✔️ İspanya’da binalar için yangın güvenliği, İspanyol Teknik Bina Kodu (CTE) çerçevesinde düzenlenir ve bu kapsamda “yangın kapıları” devreye girer. Bu teknik kod, özellikle çok katlı veya risk grubuna giren binalarda yangın kapısı gibi önlemleri şart koşar. ✔️ Ancak tek katlı, küçük ölçekli pansiyon ya da kiralık tatil evlerinde otomatik olarak yangın kapısı zorunluluğu her yerde aranmaz. Bu tür mülkler, örneğin tatil evi/hornotel gibi kategorilerde yangın güvenliği donanımı (duman alarmı, yangın söndürücü, kaçış planı vb.) ve acil çıkışların açık olması gibi genel güvenlik gereklerini karşılamakla yükümlüdür. ✔️ Ayrıca İspanya’da bölgesel ve yerel yönetimler de turizm mevzuatında ek şartlar koyabiliyor; örneğin turistik lisans başvurularında yangın güvenliği raporu veya belge istenebiliyor. Bu, mutlaka yangın kapısı takılmasını gerektirmeyebilir ama yangın dedektörü gibi güvenlik önlemlerini şart koşabilir. Öne Çıkan Farklar (Türkiye ile) Ülke Tek-iki Katlı Küçük Tesislerde Durum Türkiye Son yönetmeliklerle birçok konaklama tipi için “aday çıkış kapısı” ve yangın kapısı gibi teknik şartlar denetleniyor ve bazı işletmelerde zorunlu hale getiriliyor. Denetim yoğunluğu ve yaptırım baskısı sektörde tartışma yaratıyor. Yunanistan Ulusal yangın güvenliği kuralları var, ama tek katlı küçük işletmelerde mutlaka yangın kapısı takma şartı yok; asıl olan genel yangın güvenliği ve tahliye planına uygunluk. İspanya Teknik bina kodu kapsamında yangın güvenliği önlemleri istenir; büyük ve riskli yapılarda yangın kapısı aranır. Ancak küçük tek katlı pansiyonlar veya tatil kiralamalarında doğrudan yangın kapısı zorunluluğu her zaman söz konusu değildir — bunun yerine diğer yangın güvenliği gerekleri aranır. ✅ Özetle: Yunanistan ve İspanya gibi turizm ülkelerinde de yangın güvenliği zorunludur, ama “tek katlı pansiyona her koşulda yangın kapısı takılmalı” gibi Türkiye’deki sert dayatmanın birebir aynısı yoktur. Her ülke, bina risk sınıfı, kapasite, kullanım amacı ve yerel kodlara göre farklı yükümlülükler belirler. Küçük, tek-iki katlı işletmelerde genellikle yangın kapısından çok duman dedektörleri, acil çıkış yolları, yangın söndürme ekipmanları ve yangın güvenliği planı gibi önlemler aranır.

12 Ay Turizm Söylemi, 12 Asırlık İhmal: Selçuklu Av Köşkü Haber

12 Ay Turizm Söylemi, 12 Asırlık İhmal: Selçuklu Av Köşkü

12 Ay Turizm Söylemi, 12 Asırlık İhmal: Selçuklu Av Köşkü Kemer Selçuklu Av Köşkü, yıllardır ihmalin ve vizyonsuzluğun sessiz tanığı olarak ayakta kalmaya çalışıyor. Adı var, kendisi yok sayılıyor. Çatısındaki mimari izler, merdivenlerinde yer alan altıgen yıldız kabartması – Hz. Süleyman’ın mührü ve aynı zamanda 1400’lü yıllarda Tekelioğlu Beyliği’nin bayrağında yer alan sembol – bu yapının sıradan bir taş yığını olmadığını haykırıyor. Burası, Selçuklu estetiğinin ve Türk-İslam mimarisinin Kemer’deki en nadide temsilcilerinden biri. Ancak ne acıdır ki; Kemer’in büyük bölümü, böylesi bir mirasın varlığından dahi habersiz. 1230–1248 yılları arasına tarihlenen Selçuklu Av Köşkü; Alanya ve Kayseri’deki örnekleriyle birlikte Selçuklu av mimarisinin Anadolu’daki en seçkin halkalarından biridir. Mimari dili, sembolizmi ve konumuyla yalnızca tarihçilere değil, kültür turizmine yön veren herkese çok şey söylemektedir. Ama Kemer’de bu yapı, yıllardır bakımsız, sahipsiz ve kaderine terk edilmiş durumdadır. 12 Ay Turizm Nerede? Yıllardır aynı cümleyi duyuyoruz: “Kemer’i dört mevsim turizm destinasyonu haline getireceğiz.” Peki nasıl? Sahil otellerinin ötesine geçmeyen, tarih ve kültürü görmezden gelen bir anlayışla mı? Oysa Selçuklu Av Köşkü; Doğa yürüyüş rotalarına, Kültür ve tarih turlarına, Akademik ve sanatsal etkinliklere entegre edilse, Kemer sadece yaz aylarında değil, yılın her döneminde ziyaret edilen bir merkez haline gelebilirdi. Alanya Başardı, Kemer Unuttu Aynı döneme ait Alanya Selçuklu Av Köşkü, geçtiğimiz yıllarda restore edildi. Çevre düzenlemesi yapıldı, tanıtımı gerçekleştirildi, kültürel yaşama kazandırıldı. Üstelik bu proje, mimarlık ve turizm çevrelerinden ödüller aldı. Aynı medeniyetin, aynı geleneğin ürünü olan Kemer’deki yapı ise çürümeye terk edildi. Bir yanda tarihine sahip çıkan bir şehir… Diğer yanda, tarihini seyirci kalan bir ilçe. Taşlaşmış Zarafet, Taşlaşmış Vizyonsuzluk Kemer Selçuklu Av Köşkü sadece bir bina değildir. O, Selçuklu zarafetinin, Türk-İslam sanatının ve bu toprakların hafızasının taşlaşmış hâlidir. Bugün bu yapı ihmal ediliyorsa, bu yalnızca bir restorasyon eksikliği değil; kültürel bilinç ve vizyon eksikliğidir. Ve evet; Kemer Selçuklu Av Köşkü, ihmal ve vizyonsuzluğun da taşlaşmış hâlidir.

POYD’den Yangın Yönetmeliği İçin Aşamalı Geçiş ve Destek Çağrısı Haber

POYD’den Yangın Yönetmeliği İçin Aşamalı Geçiş ve Destek Çağrısı

POYD’den Yangın Yönetmeliği İçin Aşamalı Geçiş ve Destek Çağrısı Türkiye turizm sektöründe yangın güvenliği yönetmeliğine uyum süreci, özellikle konaklama tesisleri açısından ciddi teknik ve ekonomik tartışmaları beraberinde getiriyor. Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, sektörde yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini dergimize değerlendirdi. Saatçioğlu, TS EN 1634-1 yangına dayanım standardına uygun kapı, kapı kilidi, menteşe, hidrolik ve giyotin sistemlerine geçişte sektörün ciddi bir darboğazla karşı karşıya kaldığını belirterek, mevcut uygulama takviminin gerçekçi olmadığını vurguladı. Tedarik Krizi ve Artan Maliyetler Yangına dayanıklı kapı ve kilit sistemlerinde Türkiye’de sınırlı sayıda üretici bulunmasının, arz-talep dengesini bozduğuna dikkat çeken Saatçioğlu, şu değerlendirmede bulundu: “Uygun ürünlerin temin süreleri ayları buluyor. İthal ürünlerde ise maliyetler ciddi oranda yükseldi. Bu koşullar altında tüm otellerin aynı takvimle dönüşümü tamamlaması mümkün değil. Özellikle siparişini vermiş ve ödemesini yapmış tesisler için ek süre tanımlanması elzem.” 31 Aralık 2025 Gerçekçi mi? Yönetmelikte öngörülen 31 Aralık 2025 tarihinin, sektörün büyük bölümü için yetersiz kaldığını ifade eden POYD Başkanı, özellikle eski yapı stoğuna sahip tesislerin yapısal dönüşümde zorlandığını belirtti. “Her otelin fiziksel yapısı, yaşı ve bulunduğu bölge farklı. Tek tip bir uygulama yerine, aşamalı ve risk öncelikli bir dönüşüm modeli benimsenmeliydi” diyen Saatçioğlu, yangın güvenliğinde duman kontrolünün hayati önemine de dikkat çekti. “İstatistikler, yangınlarda can kayıplarının yaklaşık yüzde 85’inin dumandan kaynaklandığını gösteriyor. Mevcut kapıların en azından duman geçirmez hale getirilmesi, dönüşümün ilk ve hızlı adımı olabilirdi.” Denetimlerde Sahaya Uyum Sorunu Saatçioğlu, yangın denetimlerinde yönetmelik maddelerinin sahaya birebir uygulanmasının pratikte sorun yarattığını da dile getirdi. Yönetmeliğin, yapının mevcut fiziki koşulları dikkate alınarak yorumlanması gerektiğini vurgulayan Saatçioğlu şöyle konuştu: “Örneğin yönetmelikte 15 metre sonra yangın kaçış merdiveni öngörülüyor. Ancak mevcut yapıda bu mesafe 19 metreyse, bunun sahada yetkili teknik ekiplerce değerlendirilmesi gerekir. Aksi halde teknik olarak iyileştirilebilir yapılar, gereksiz yatırım yükü altına giriyor.” Sektör Rehberlik Bekliyor POYD Başkanı, otellerin süreç boyunca kamu kurumlarından yeterli bilgilendirme ve rehberlik alamadığını da belirtti. Yönetmelikte bazı maddelerin yoruma açık olduğuna dikkat çeken Saatçioğlu, bu durumun tesisleri belirsizlik içinde bıraktığını söyledi: “Net cevaplar alamıyoruz. Oteller çoğu zaman süreci tek başına yürütmek zorunda kalıyor ve kimi zaman gereksiz yatırımlar yapabiliyor.” Teşvik ve Finansman Desteği Talebi POYD olarak çözüm odaklı bir yaklaşım benimsediklerini vurgulayan Saatçioğlu, dönüşüm sürecinin hızlandırılması ve maliyetlerin azaltılması için otel yaşı ve bina özellikleri esas alınarak devlet desteklerinin devreye alınması gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda; Teşvik paketleri Uygun faizli kredi imkanları Finansman ve teknik danışmanlık destekleri gibi mekanizmaların sektör için kritik önemde olduğunu belirten Saatçioğlu, “Amaç güvenliği sağlamaksa, sektörün sürdürülebilirliği de göz ardı edilmemeli” dedi.

SELÇUKLU AV KÖŞKÜ, ÇÜRÜMEYE TERK EDİLEN MİRAS Haber

SELÇUKLU AV KÖŞKÜ, ÇÜRÜMEYE TERK EDİLEN MİRAS

Selçuklu Av Köşkü: Çürümeye Terk Edilen Miras Antalya’nın Kemer ilçesinin hemen girişinde yer alan Selçuklu Av Köşkü, Anadolu’daki yalnızca üç Selçuklu av köşkünden biri olarak büyük bir tarihsel değere sahip. 1230 – 1248 yılları arasına tarihlenen yapı, Alanya ve Kayseri’deki örneklerle birlikte bu mimari geleneğin en seçkin halkalarından biri. Ancak ne yazık ki Kemer’deki köşk, yıllardır bakımsız ve sahipsiz durumda. Bölgedeki tek Selçuklu eseri olmasının yanı sıra, Türk-İslam sanat geleneğinin Kemer’deki tek mimari örneği olan bu yapı, hem tarihî hem de estetik açıdan benzersiz. Çatısı, Selçuklu mimarisinin özgün kubbe ve geçiş tekniklerini yansıtırken; taş merdiven üzerindeki Tekelioğlu Beyliği’nin bayrağında da yer alan altıgen yıldız kabartması dikkat çekiyor. Tüm bu özellikleriyle, Kemer Selçuklu Av Köşkü yalnızca yerel değil, Anadolu mirası açısından da bir hazine. 12 Ay Turizm Söylemi, 12 Asırlık İhmal Yıllardır “Kemer’i dört mevsim yaşanabilir bir turizm destinasyonu haline getireceğiz” deniliyor. Ancak sahil otellerinin ötesine geçemeyen bu yaklaşım, bölgenin tarihsel zenginliklerini görünmez kılıyor. Selçuklu Av Köşkü, doğa yürüyüş rotalarına, tarih turlarına ve kültürel tanıtım projelerine entegre edilse, Kemer sadece yaz turizmine bağımlı kalmaz; yılın her döneminde ziyaretçi çekerdi. Ne var ki bu potansiyel değerlendirilmiyor. Duvarları dökülen, çevresi otlarla kaplı köşk, zamanın ve ilgisizliğin insafına bırakılmış durumda. Oysa tarihî miras yalnızca taşlardan ibaret değildir; geçmişle bugünü buluşturan bir bellektir. Alanya Başardı, Kemer Unuttu Oysa Alanya’daki Selçuklu Av Köşkü, geçtiğimiz yıllarda gerçekleştirilen restorasyon ve çevre düzenleme projesiyle yeniden kültürel yaşama kazandırıldı. Proje, hem mimarlık hem de turizm çevrelerinden ödül alarak örnek gösterildi. Aynı tarihsel döneme ait bu üç yapıdan biri parlatılırken, Kemer’deki örneğin çürümeye terk edilmesi, bölgede kültürel koruma anlayışının eksikliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bir yanda tarihin saygıyla korunduğu bir kent; diğer yanda ilgisizlikle yok olan bir miras. Kemer’deki Selçuklu Av Köşkü, sadece bir bina değil, Türk-İslam sanatının ve Selçuklu zarafetinin taşlaşmış hâlidir. Sorumlulara Açık Çağrı Turizmciler, tarihçiler ve yerel halk aynı soruyu soruyor: “Selçuklu Av Köşkü neden hâlâ turizme kazandırılmıyor?” “Kemer’in kültürel mirasına sahip çıkmak için daha ne bekleniyor?” Bu yapı, yalnızca geçmişi değil, geleceği de anlatan bir sessiz öğretmen gibi Kemer’in girişinde duruyor. Ancak o sessizlik artık bir uyarıya dönüşüyor: Tarih unutulmaz, sadece ihmali kaydeder.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.