Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye

Yeni Kemer - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ANTALYA BAROSU TUTUKLU GAZETECİLER İÇİN AÇIKLAMA YAPTI Haber

ANTALYA BAROSU TUTUKLU GAZETECİLER İÇİN AÇIKLAMA YAPTI

Antalya Barosu Tutuklu Gazeteciler İçin Açıklama Yaptı: “Gazetecilik Suç Değildir” Antalya Barosu, son dönemde gazetecilere yönelik artan gözaltı ve tutuklama uygulamalarına ilişkin dikkat çeken bir açıklama yayımladı. Açıklamada, BirGün muhabiri İsmail Arı ile gazeteci Alican Uludağ’ın tutuklanmalarının basın özgürlüğüne yönelik “sistematik bir müdahale” olduğu vurgulandı. Baro, gazetecilik faaliyetlerinin TCK 217/A ve TCK 216 kapsamına sokularak suçlama konusu yapılmasının, ifade özgürlüğünü ortadan kaldırmaya yönelik bir baskı aracına dönüştüğünü belirtti. “Tutuklama istisnadır; gazetecilik faaliyetleriyle gerekçelendirilemez” Antalya Barosu’nun açıklamasında, Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre tutuklamanın ancak kaçma şüphesi veya delil karartma ihtimali gibi zorunlu hallerde uygulanabileceğinin altı çizildi: “Gazetecilik faaliyeti gerekçe gösterilerek tutuklama uygulanması, ifade özgürlüğüne ağır bir müdahaledir. Tutuklama bir ceza değildir, ancak gazetecilere yönelik yaygın kullanım bir cezalandırma yöntemine dönüşmüştür.” AİHM ve AYM içtihatlarına vurgu Baro, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi’nin ifade özgürlüğüne dair kararlarının açık olduğunu hatırlattı: “Gazetecilik faaliyetlerinin cezai yaptırımlarla bastırılması, demokratik toplumun temelini oluşturan ifade özgürlüğünü ortadan kaldırır. Buna rağmen gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle soruşturma ve tutuklanmalara maruz kalması, basın özgürlüğünün sistematik biçimde daraltıldığını göstermektedir.” RSF verileri Türkiye’nin tablosunu ortaya koyuyor Açıklamada, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün yayımladığı 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksine de dikkat çekildi. Türkiye’nin 180 ülke arasında 159’uncu sırada yer almasının basın özgürlüğündeki yapısal sorunların devam ettiğinin göstergesi olduğu belirtildi. “Gazetecilik faaliyetlerini suç sayan uygulamalara son verilmeli” Antalya Barosu açıklamasında şu talepler dile getirildi: Gazetecilik faaliyetlerinin suç kapsamına sokulmasına son verilmesiTCK 217/A ve TCK 216 maddelerinin dar ve öngörülebilir şekilde yorumlanmasıAİHM ve AYM içtihatlarına uygun hareket edilmesiBasın özgürlüğünü ortadan kaldıran hukuka aykırı tutuklamaların son bulması“Demokratik toplumun temeli basın özgürlüğüdür” Son olarak Baro, basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, toplumun tamamının hakkı olduğuna dikkat çekti: “Gazetecilik suç değildir. Demokratik toplum düzeninin yaşaması için basın özgürlüğüne yönelik sistematik ihlaller sona ermelidir.”

KEMER TURİZMİNDE YENİ HEDEF: “ENGELSİZ HARİTA” Haber

KEMER TURİZMİNDE YENİ HEDEF: “ENGELSİZ HARİTA”

KEMER TURİZMİNDE YENİ HEDEF: “ENGELSİZ HARİTA” Kemer, engelsiz turizmde Türkiye’ye örnek olmaya hazırlanıyor Türkiye Sakatlar Derneği (TSD) Kemer Temsilciliği, turizm sektörünü daha kapsayıcı hale getirmek amacıyla “Kemer’in Engelsiz Haritası” projesini başlatmaya hazırlanıyor. Proje ile Kemer’in engelli bireyler için erişilebilir bir turizm destinasyonu haline getirilmesi hedefleniyor. Turizmin önemli merkezlerinden biri olan Kemer’de planlanan çalışma kapsamında oteller, restoranlar, plajlar ve sosyal alanların erişilebilirlik durumları belirlenerek dijital bir harita oluşturulacak. Böylece engelli misafirler tatil planlaması yaparken kendileri için uygun tesisleri kolaylıkla bulabilecek. “Kemer’i örnek bir destinasyon yapmak istiyoruz” TSD Kemer Temsilci Başkanı Dilek Figen Yıldırım, projeye ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Amacımız Kemer’i engelli bireyler için Türkiye’nin en erişilebilir turizm merkezlerinden biri haline getirmek. Turizm sektörünün tüm paydaşlarıyla birlikte hareket ederek hem sosyal sorumluluk hem de turizm açısından önemli bir adım atmak istiyoruz. Engelsiz turizm sadece bir sosyal proje değil, aynı zamanda büyük bir turizm potansiyelidir.” Turizm işletmelerine çağrı Proje kapsamında tesislerin; Engelli erişimine uygun girişleri Asansör ve oda düzenlemeleri Engelli dostu plaj alanları Görme ve işitme engellilere yönelik hizmetleri gibi kriterleri değerlendirilecek. Hazırlanacak “Kemer’in Engelsiz Haritası”, hem yerli hem de yabancı engelli turistler için önemli bir rehber olacak. Projeye katılım çağrısı Projede yer almak isteyen turizm işletmeleri, detaylı bilgi almak ve iş birliği yapmak için Instagram üzerinden @tsdkemer2024 hesabına mesaj göndererek iletişime geçebilecek.

COŞKUN ARAL KEMER'DE KİTAPSEVERLERLE BULUŞTU Haber

COŞKUN ARAL KEMER'DE KİTAPSEVERLERLE BULUŞTU

Gazeteci, belgeselci ve yazar Coşkun Aral, Kemer’de düzenlenen Akra Kitap Günleri kapsamında kitapseverlerle buluştu. Söyleşi ve imza gününde okurlarıyla bir araya gelen Aral, hem gazetecilik serüvenini hem de dünyanın farklı coğrafyalarında edindiği deneyimleri paylaştı. 23 Şubat – 1 Mart tarihleri arasında Akra Kemer Otel’de gerçekleştirilen etkinlik, Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen yazar ve okurları aynı çatı altında buluşturuyor. Söyleşiler, imza günleri ve atölye çalışmalarıyla dikkat çeken fuar, Antalya ve çevresinden gelen kitapseverlerin yoğun ilgisiyle devam ediyor. Coşkun Aral’ın katılımı ise programa ayrı bir renk kattı. Coşkun Aral Kimdir? 1 Mayıs 1956’da Siirt’te doğan Coşkun Aral, uluslararası alanda tanınan bir savaş fotoğrafçısı ve belgesel yapımcısıdır. 1974 yılında basın fotoğrafçılığına başlayan Aral, Günaydın ve Gün gazetelerinde çalışarak kısa sürede kendine özgü üslubuyla dikkat çekti. Özellikle 1 Mayıs olaylarında çektiği kareler, dünyaca ünlü fotoğraf ajansı Sipa Press aracılığıyla uluslararası basında yayımlandı. 1980’li yıllardan itibaren Time, Newsweek, Paris Match, Stern ve Epoca gibi önemli yayınlar adına Polonya’daki Gdansk süreci başta olmak üzere Lübnan, İrlanda, Çad ve Uzak Doğu’daki savaş bölgelerinde görev yaptı. Çektiği fotoğraflar uluslararası sergilerde yer aldı ve çok sayıda albümde yayımlandı. 14 Ekim 1980’de kaçırılan bir uçakta hava korsanlarıyla röportaj yaparak gazetecilik tarihinde dikkat çeken bir olaya imza attı. Televizyon kariyerinde ise “Haberci” programını ATV ekranlarında “Dünya Günlüğü” başlığıyla sundu; program daha sonra NTV ve Show TV’de yayımlandı. Devamında TRT’de “Türkiye Renkleri” adıyla ekranlara geldi. 2 Şubat 2006’da, Digiturk platformunda Türkiye’nin ilk bilgi ve belgesel kanalı sloganıyla yayına başlayan İZ TV’nin kurucusudur. Aral’a göre fotoğraf, “görsel tanıklık”tır. Fotoğraf makinesini teknolojinin sunduğu en kolay ama en muhteşem araçlardan biri olarak tanımlar. Ona göre bir foto muhabirinin en önemli gücü; bakış açısı, birikimi ve dünyayı anlama çabasıdır. Kemer’deki söyleşide de özellikle gençlere, “Tanık olun, yerinde görün ve anlatın” mesajı verdi.

Corendon Tennis Club Kemer, TEN-PRO Turkish Bowl’a 2026’da yeniden ev sahipliği yapacak Haber

Corendon Tennis Club Kemer, TEN-PRO Turkish Bowl’a 2026’da yeniden ev sahipliği yapacak

Corendon Tennis Club Kemer, TEN-PRO Turkish Bowl’a 2026’da bir kez daha ev sahipliği yapacak 10–30 Nisan 2026’da üç hafta boyunca sürecek uluslararası gençler turnuvası TEN-PRO Global Junior Tour’un Türkiye ayağı, Kemer’de dünya çapındaki genç sporcuları bir araya getirecek Corendon Tennis Club Kemer, TEN-PRO Global Junior Tour’un Türkiye etabını 2026 yılında tekrar ağırlamaya hazırlanıyor. Daha önce Rafa Nadal Academy ve Mouratoglou Tennis Academy gibi saygın tenis merkezlerinde düzenlenen turnuva serisinin Türkiye ayağı, 10–30 Nisan 2026 tarihleri arasında art arda üç hafta boyunca gerçekleştirilecek. Genç yetenekler Kemer’de buluşacak TEN-PRO Global Junior Tour, 8–16 yaş arası yüksek seviyeli genç tenisçilerin katıldığı en büyük uluslararası turnuva serilerinden biridir. 2015’ten beri Hollanda, Almanya, Fransa, İspanya, Belçika, İsviçre, Yunanistan, Mısır, Dubai ve ABD gibi ülkelerde düzenlenen bu organizasyon, genç sporcular için önemli bir yarışma ve tanıtım alanı sunuyor. Kemer’de düzenlenecek etapta dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen genç tenisçiler, Akdeniz’in doğal atmosferinde mücadele edecek. Kemer, tenis organizasyonlarındaki güçlü yerini sağlamlaştırıyor Son yıllarda düzenlenen Türkiye Masters Şampiyonası, milli takım belirleme turnuvaları, Rus Kadın Milli Takımı kampı ve amatör tenis organizasyonları, Corendon Tennis Club Kemer’i ulusal ve uluslararası tenis takviminde öne çıkardı. Bu organizasyonlar, bölgenin spor turizmi potansiyeline olan ilgiyi de artırdı. 2026 takviminde resmi turnuvalar da yer alıyor Kulüp, 2026 yılı içinde ITF ve Tennis Europe bünyesindeki resmi turnuvalara da ev sahipliği yapmayı hedefliyor. Toplam 14 toprak korttan oluşan tesis, sporculara uluslararası standartlarda bir altyapı sağlıyor. Konaklama ve tenis paketleri Corendon Turizm Grubu, tenis kulübüne yaklaşık üç kilometre uzaklıkta bulunan Corendon Playa Kemer otelinde konaklamaya özel tenis paketleri sunuyor. Bu paketler, sporcular ve aileleri için turnuva süresince konforlu bir deneyim sağlamayı amaçlıyor. TEN-PRO Turkish Bowl’un 2026 organizasyonu, genç tenisçiler için uluslararası rekabet ortamı sunarken, Kemer’in spor turizmi kimliğini de güçlendirmeyi hedefliyor.

KİTAP PINARI ARALIK BULUŞMASI YAPILDI Haber

KİTAP PINARI ARALIK BULUŞMASI YAPILDI

KİTAP PINARI ARALIK BULUŞMASI YAPILDI Serenad’ın Peşinde: Hafızaya, Aşka ve Tarihe Açılan Bir Kapı** Kitap Pınarı okuma topluluğu, Aralık buluşmasında edebiyatın yalnızca sözcüklerden değil, aynı zamanda hafızadan, acıdan, yüzleşmeden ve insanın insanla kurduğu en kırılgan bağlardan oluştuğunu bir kez daha hatırlattı. Moderasyonu Ahsen Yıldız’ın üstlendiği toplantı; Cenap Murtezaoğlu, Belma Murtezaoğlu, Makbule Çapraz, Atilla Çalışkan, Rebia Baltacıoğlu, Özgül Küçük ve Neriman Zevkliler’in yorumlarıyla, adeta çok sesli bir edebiyat korosuna dönüştü. Topluluk Ruhunun Kutlaması Etkinlik, Kitap Pınarı buluşmalarının ikinci yılının kutlanmasıyla açıldı. Bu iki yıllık süreç, yalnızca okunan kitapların kronolojisi değil; aynı zamanda ortak bir yolculuğun, karşılıklı öğrenmenin ve edebiyat aracılığıyla kurulan bir topluluk kültürünün hikâyesi. Toplantının sembolik anlarından biri, Makbule Çapraz’ın el emeği hediyeleri oldu. Bir okuma topluluğunu “topluluk” yapan o ince bağları somutlaştıran bu jest, buluşmanın ruhuna adeta zarif bir imza attı. Serenad: Edebiyatın Hafızaya Düşürdüğü Bir Nota Zülfü Livaneli’nin Serenad romanı, bu ayın merkezine yalnızca bir kitap değil, aynı zamanda bir hafıza yükü bıraktı. Açılış konuşmasında dile getirilen şu cümle, tartışmanın tonunu belirledi: “Bazı kitaplar, sadece bir hikâyeyi anlatmakla kalmaz; insanı zamanın derinliklerine, vicdanın en ücra köşelerine doğru sessizce yürütür.” Serenad, müziğin tınısını tarihin karanlık sayfalarıyla, bireysel bir aşkın kırılganlığıyla ve bilim insanı bir adamın sorumluluk duygusuyla birleştiren çok katmanlı bir roman. Livaneli’nin “Aşk kelimesi çok kirletildi” sözü, romanın alt metnindeki ahlaki ağırlığı daha da belirgin kılıyor. Okurların dikkat çektiği bir diğer nokta, romanın günümüz Türkiye’sine dair sosyolojik gözlem gücü. Modern yaşamın koşuşturması, bireyin yalnızlığı ve duygu dünyasının giderek daralan sınırları, romanın satır aralarında kendine yer buluyor. Struma Faciası: Sessizliğin, Bekleyişin ve Gecikmiş Yüzleşmenin Hikâyesi Toplantının en çarpıcı bölümü, romanın kalbinde yer alan Struma faciasının tarihsel boyutu üzerine yapılan değerlendirmelerdi. 769 mülteciyi taşıyan Struma gemisinin, 2. Dünya Savaşı koşullarında İstanbul açıklarında günlerce çaresizce bekleyişi; diplomatik kaygılar, savaş dengeleri ve uluslararası suskunluk arasında kaybolmuş insan hayatlarının trajedisini gözler önüne serdi. Yalnızca bir kişinin kurtulduğu bu olay, katılımcılar tarafından “tarihin en sessiz çığlıklarından biri” olarak nitelendirildi. Struma üzerinden yürütülen tartışmalar, romanın temel izleklerinden biri olan şu cümleyi güçlendirdi: “Siyasi dengeler değişir, ülkeler yön değiştirir; ama harcanan hep insandır.” Romanın bu trajediyi görünür kılması, katılımcıların ortak değerlendirmesiyle, Türkiye’nin yakın geçmişiyle kurduğu ilişkiye dair önemli bir yüzleşme alanı açıyor. Edebiyatın Birleştirici Dili Buluşmada farklı kuşaklardan okurların katkıları, Serenad üzerine yapılan tartışmayı derinleştirdi. Romanın zaman kurgusu, anlatı tekniği, karakterlerin sembolik anlamı ve Livaneli’nin müzikal üslubu üzerine yapılan değerlendirmeler, toplantıyı adeta küçük bir edebiyat seminerine dönüştürdü. Her bir okurun kendi yaşam deneyiminden getirdiği yorumlar; edebiyatın çoğulcu yapısını, bireysel okuma süreçlerinin nasıl ortak bir zeminde birleşebildiğini gösterdi. Yeni Yıl, Yeni Okuma: Ocak Ayının Kitabı Belirlendi Toplantının sonunda, Ocak ayında okunacak kitap olarak William Golding’in modern klasiklerinden Sineklerin Tanrısı seçildi. İnsan doğasının karanlık yüzüne ayna tutan bu eser, şimdiden yeni tartışmaların kapısını aralamış durumda. Edebiyatın İzinde Bir Yolculuk Daha… Kitap Pınarı’nın Aralık buluşması, edebiyatın hem bireysel iç yolculuklara hem de kolektif hafıza çalışmalarına nasıl kapı araladığını gösteren güçlü bir örnek olarak hafızalara kazındı. Topluluk üyeleri, bir sonraki buluşmada yeni bir kitap, yeni bir tartışma ve yeni bir ortak zihin alanı için yeniden buluşmak üzere salonu terk ettiler.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.