Kartalkaya’da yaşanan otel yangını faciasının ardından, kamuoyundan
gelen yoğun tepki ve eleştirilerin de etkisiyle, oteller dahil
binaların yangından korunmasına yönelik mevzuatta kapsamlı
değişikliklere gidildi.. Yeni düzenlemelerle, yangın güvenliği
denetimlerini sıkılaştırırken, uzmanların sertifikalandırılmasını
zorunlu kılındı.. İşletmelerin uyum sağlamaması durumunda ise ağır
yaptırımlar uygulanacak. Değişikliklerin merkezinde oteller yer
alıyor.
Alınan tedbirler çerçevesinde, otellerin, motellerin yatakhane olarak kullanılan bölümler için getirilen şartların bazıları şöyle:
- Yatak odaları, iç koridordan en az 60 dakika yangına karşı
dayanıklı bir duvar ile ayrılması,
- İç koridora açılan kapıların yangına karşı en az 30 dakika
dayanıklı olması ve kendiliğinden kapatan düzenekler ile donatılması
.- Yatak odalarının, yangına en az 60 dakika dayanıklı bir duvar ile
dış koridordan ayrılması,
- Dış koridora açılan kapıların yangına karşı en az 30 dakika
dayanıklı olması ve kendiliğinden kapatan düzenekler ile donatılması,
-Duman sızdırmaz kapılara, camlı kapılar hariç olmak üzere, alanı
her bir kanat yüzey alanının en az % 25’i değerinde net görüş sağlayan
cam panellerle korunması,.
- Duman sızdırmaz tek veya çift kanatlı kapıların normal olarak kapalı durumda tutulması..
Öte yandan, otelleri denetim sıklığında da değişikliğe gidiliyor. 50
yatak altı otellerin 2 yılda bir ,50 yatak üstü otellerin yılda 1
kez denetimleri öngörülüyor
Yangın denetimlerinin, bakanlık tarafından yetkilendirilmiş “Temel
Seviye” ve “İleri Seviye” sertifikalı uzmanlar tarafından yapılacağı
belirtiliyor.Eksiklik tespit edilen işletmelere 3 ay düzeltme süresi
veriliyor. Süreyi aşanların işletme ruhsatlarının iptal edilmesi
öngörülüyor.
Kartalkaya’daki yangın faciasının tekrarlanmaması için getirilen yeni
yönetmelik, daha sıkı denetimler, sertifikalı uzmanlar ve caydırıcı
yaptırımlar içeriyor. Oteller, yangın güvenliği standartları
artırılarak can ve mal kaybının önlenmesi hedefleniyor.Tüm konaklama
tesislerinin, turizm işletme belgesi almak için yetkili firmalardan
yangın güvenlik raporu almaları şartı getiriliyor..Raporda; yangın
merdivenleri, söndürme sistemleri, duman tahliye ve alarm
sistemlerinin uygunluğunun belgelenmesi isteniyor.
Otellerde her katta en az 2 yangın çıkışı bulunması şart
koşuluyor..Tahliye yönlendirme levhaları ve acil aydınlatma sistemleri
olması şart.Personel, yangın tatbikatlarına katılım sağlaması
öngörülüyor.Tesisin elektrik panolarının kaçak akım rölesi ile
korunması isteniyor.Turizm belgesi almak için yangın uzmanı
denetiminden geçmek şart koşuluyor..Yangın söndürme cihazlarının son
kullanma tarihlerinin kontrol edilmesi hatırlatılıyor.
"Bin nasihatten bir musibet yeğdir" denir. Kartalkaya faciasından
sonra ilgili kamu kurumlarının aldıkları tedbirler, yönetmeliklerde
yaptıkları değişiklikler bana bu sözü hatırlattı. Kartalkaya
faciasının benzerlerinin yaşanmaması için akıllarına gelen her türlü
tedbiri sıralamışlar. Otellerin konumu, büyüklüğü gibi hususlarda da
farklı tedbirlere, düzenlemelere pek gidilmemiş, toptancı bir yaklaşım
benimsenmiş.
Deryadan gelen, deryanın güzelliklerini de , zorluklarını da bilir.
Kültür ve Turizm Bakanı Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da turizm sektöründen
gelme. Sektörün güzelliklerini de, zorluklarını da iyi bilir. İrili
ufaklı otel sahiplerinin sorunlarını da bilir. Alınan bu önlemlerin
onları ne tür sıkıntılara sokacağını da bilir. Ancak Kartalkaya
faciası ardından yükselen yoğun tepki ve eleştiriler karşısında bu
tedbirlere yeşil ışık yakma zorunda kaldığı anlaşılıyor.
Kaç zamandır Kemer'deki küçük butik otel, motel sahiplerinden
yakınmalar duyuyorum. Beklenen tedbirleri yerine getirmekte
zorlandıklarını belirtiyorlar. Özellikle de otellerin kapı ve
pencerelerinin istenilen koşullara uygun olarak değiştirilmesinde
büyük sıkıntı yaşadıklarını söylüyorlar. Değişikliklerin butik
otellerinin mimari görünümünü bozacağından yakınıyorlar. .
Kemer merkezde çok şirin ve rengarenk kuşların cıvaldadığı, botanik
bahçesine andıran çiçeklerin bulunduğu bir butik otel sahibi dostum
geçen de yakınıyordu:
" Bunalmış vaziyetteyim maddi ve manevi açıdan. Bu değişiklikler
otelimi ne hale soktu. Dolandırıldığım cabası. Çocuklarımı alıp yad
ellere gidesim var."
Nitekim, Kemer'de faaliyet gösteren beş otel işletmecisi, yangına
dayanıklı kapı tedariki konusunda dolandırıldıkları iddiasıyla adli
makamlara başvurdu. Sezon öncesi hazırlıklarını sürdürürken büyük bir
mali yükle karşı karşıya kalan işletmeciler, hem maddi hem de hukuki
açıdan zor bir sürece girdiklerini belirtiyorlar.
Otellere yönelik yangın güvenliği düzenlemeleri ve belge
zorunluluklarının artmasıyla birlikte, özellikle yangına dayanıklı
kapı tedarikinde ciddi bir talep oluştuğu görülüyor..
Bu çerçevede birlikte hareket eden Kemerli beş otel sahibinin
anlaştıkları bir tedarikçi firma tarafından dolandırıldıkları
söyleniyor. Sipariş bedelinin yarısını peşin ödeyen, ancak ilerleyen
süreçte firmadan çelişkili ve tutarsız yanıtlar almaya başlayınca
dolandırıldıklarını fark ettikleri ifade olunuyor..
Otel sahiplerinden Erendiz Otel’in işletmecisi Erendiz Hamamcıoğlu ile
Agon Otel İşletmecisi Hakan Yılmaz yaptıkları ortak açıklamada
yaşadıkları süreci şöyle anlatıyorlar:
“Son yıllarda zaten otel belgeleri ve sık sık değişen düzenlemeler
nedeniyle ciddi sorunlar yaşadık. Buna geçtiğimiz günlerde yaşadığımız
sel felaketi de eklenince işin içinden çıkamaz hale gelmiştik. Tam
sezon öncesi toparlanmaya çalışırken, yarı ücretini ödediğimiz kapılar
konusunda tedarikçi firma tarafından dolandırılmamız adeta son darbe
oldu.”
İşletmeciler, benzer mağduriyetlerin sadece Kemer’le sınırlı
olmadığını, ülke genelinde çok sayıda otelin benzer sorunlar
yaşadığını yaptıkları araştırma sonucu öğrendiklerini belirtiyorlar.
Bazı otellere takılan kapıların, yangına dayanıklılığı sağlayan özel
dolgu malzemesini içermediği yönünde iddialar bulunduğunu ifade
ediyorlar.
Turizmciler ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından istenen
belgeler ve uygulamalardaki sık değişiklikler nedeniyle asli işlerinin
turizm hizmeti sunmak olduğunu unutur hale geldiklerini şu şekilde
dile getiriyorlar:
“Sürekli değişen mevzuat, belge yükü ve denetim baskısı nedeniyle
enerjimizi misafir memnuniyetine değil evrak takibine harcıyoruz.
Şimdi bir de kapı mağduriyetiyle karşı karşıyayız. . Bakanlıkça
tanınan sürenin sonuna yaklaşırken, yangına dayanıklı kapı tedarikinde
yaşanan sıkıntıların sektörde nasıl bir tablo ortaya çıkaracağı merak
konusu. Özellikle sezon öncesi ruhsat ve belge süreçlerini tamamlamak
zorunda olan işletmeler için yaşanan gecikmeler ciddi yaptırımlar
doğurabilecek nitelikte".
Şu sorular akla geliyor:
Kartalkaya faciasından sonra kamuoyundan gelen baskı ve eleştirilerin
de etkisiyle ciddi tedbirlere yönelen Ankara, alınan tedbirlerin
Antalya, İzmir, Muğla gibi turizm yörelerindeki küçük işletmeciler
üzerinde olası etkilerini de değerlendirdiler mi?
Zor koşullarla karşı karşıya bulunan bu yörelerdeki küçük işletmelerin
karşı karşıya bulundukları bürokratik formalitelerin , sunacakları
turizm hizmetlerinin kalitesi üzerinde bir etkisi olabileceğini hiç
düşündüler mi?
Yukarıda sözünü ettiğimiz dolandırıcılık olayı gibi mağduriyetlerin,
Ankara'nın zoraki aldığı önlemlerin bir sonucu olabileceğini hiç
hesap ettiler mi?
Bizden sorması. Yanıt veren çıkar mı, önlemlerini gözden geçirirler mi bilemem.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Gürsel Demirok
BÜYÜK FACİANIN FATURASI KÜÇÜK İŞLETMELERE ÇIKTI
BÜYÜK FACİANIN FATURASI KÜÇÜK İŞLETMELERE ÇIKTI
Kartalkaya’da yaşanan otel yangını faciasının ardından, kamuoyundan
gelen yoğun tepki ve eleştirilerin de etkisiyle, oteller dahil
binaların yangından korunmasına yönelik mevzuatta kapsamlı
değişikliklere gidildi.. Yeni düzenlemelerle, yangın güvenliği
denetimlerini sıkılaştırırken, uzmanların sertifikalandırılmasını
zorunlu kılındı.. İşletmelerin uyum sağlamaması durumunda ise ağır
yaptırımlar uygulanacak. Değişikliklerin merkezinde oteller yer
alıyor.
Alınan tedbirler çerçevesinde, otellerin, motellerin yatakhane olarak kullanılan bölümler için getirilen şartların bazıları şöyle:
- Yatak odaları, iç koridordan en az 60 dakika yangına karşı
dayanıklı bir duvar ile ayrılması,
- İç koridora açılan kapıların yangına karşı en az 30 dakika
dayanıklı olması ve kendiliğinden kapatan düzenekler ile donatılması
.- Yatak odalarının, yangına en az 60 dakika dayanıklı bir duvar ile
dış koridordan ayrılması,
- Dış koridora açılan kapıların yangına karşı en az 30 dakika
dayanıklı olması ve kendiliğinden kapatan düzenekler ile donatılması,
-Duman sızdırmaz kapılara, camlı kapılar hariç olmak üzere, alanı
her bir kanat yüzey alanının en az % 25’i değerinde net görüş sağlayan
cam panellerle korunması,.
- Duman sızdırmaz tek veya çift kanatlı kapıların normal olarak kapalı durumda tutulması..
Öte yandan, otelleri denetim sıklığında da değişikliğe gidiliyor. 50
yatak altı otellerin 2 yılda bir ,50 yatak üstü otellerin yılda 1
kez denetimleri öngörülüyor
Yangın denetimlerinin, bakanlık tarafından yetkilendirilmiş “Temel
Seviye” ve “İleri Seviye” sertifikalı uzmanlar tarafından yapılacağı
belirtiliyor.Eksiklik tespit edilen işletmelere 3 ay düzeltme süresi
veriliyor. Süreyi aşanların işletme ruhsatlarının iptal edilmesi
öngörülüyor.
Kartalkaya’daki yangın faciasının tekrarlanmaması için getirilen yeni
yönetmelik, daha sıkı denetimler, sertifikalı uzmanlar ve caydırıcı
yaptırımlar içeriyor. Oteller, yangın güvenliği standartları
artırılarak can ve mal kaybının önlenmesi hedefleniyor.Tüm konaklama
tesislerinin, turizm işletme belgesi almak için yetkili firmalardan
yangın güvenlik raporu almaları şartı getiriliyor..Raporda; yangın
merdivenleri, söndürme sistemleri, duman tahliye ve alarm
sistemlerinin uygunluğunun belgelenmesi isteniyor.
Otellerde her katta en az 2 yangın çıkışı bulunması şart
koşuluyor..Tahliye yönlendirme levhaları ve acil aydınlatma sistemleri
olması şart.Personel, yangın tatbikatlarına katılım sağlaması
öngörülüyor.Tesisin elektrik panolarının kaçak akım rölesi ile
korunması isteniyor.Turizm belgesi almak için yangın uzmanı
denetiminden geçmek şart koşuluyor..Yangın söndürme cihazlarının son
kullanma tarihlerinin kontrol edilmesi hatırlatılıyor.
"Bin nasihatten bir musibet yeğdir" denir. Kartalkaya faciasından
sonra ilgili kamu kurumlarının aldıkları tedbirler, yönetmeliklerde
yaptıkları değişiklikler bana bu sözü hatırlattı. Kartalkaya
faciasının benzerlerinin yaşanmaması için akıllarına gelen her türlü
tedbiri sıralamışlar. Otellerin konumu, büyüklüğü gibi hususlarda da
farklı tedbirlere, düzenlemelere pek gidilmemiş, toptancı bir yaklaşım
benimsenmiş.
Deryadan gelen, deryanın güzelliklerini de , zorluklarını da bilir.
Kültür ve Turizm Bakanı Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da turizm sektöründen
gelme. Sektörün güzelliklerini de, zorluklarını da iyi bilir. İrili
ufaklı otel sahiplerinin sorunlarını da bilir. Alınan bu önlemlerin
onları ne tür sıkıntılara sokacağını da bilir. Ancak Kartalkaya
faciası ardından yükselen yoğun tepki ve eleştiriler karşısında bu
tedbirlere yeşil ışık yakma zorunda kaldığı anlaşılıyor.
Kaç zamandır Kemer'deki küçük butik otel, motel sahiplerinden
yakınmalar duyuyorum. Beklenen tedbirleri yerine getirmekte
zorlandıklarını belirtiyorlar. Özellikle de otellerin kapı ve
pencerelerinin istenilen koşullara uygun olarak değiştirilmesinde
büyük sıkıntı yaşadıklarını söylüyorlar. Değişikliklerin butik
otellerinin mimari görünümünü bozacağından yakınıyorlar. .
Kemer merkezde çok şirin ve rengarenk kuşların cıvaldadığı, botanik
bahçesine andıran çiçeklerin bulunduğu bir butik otel sahibi dostum
geçen de yakınıyordu:
" Bunalmış vaziyetteyim maddi ve manevi açıdan. Bu değişiklikler
otelimi ne hale soktu. Dolandırıldığım cabası. Çocuklarımı alıp yad
ellere gidesim var."
Nitekim, Kemer'de faaliyet gösteren beş otel işletmecisi, yangına
dayanıklı kapı tedariki konusunda dolandırıldıkları iddiasıyla adli
makamlara başvurdu. Sezon öncesi hazırlıklarını sürdürürken büyük bir
mali yükle karşı karşıya kalan işletmeciler, hem maddi hem de hukuki
açıdan zor bir sürece girdiklerini belirtiyorlar.
Otellere yönelik yangın güvenliği düzenlemeleri ve belge
zorunluluklarının artmasıyla birlikte, özellikle yangına dayanıklı
kapı tedarikinde ciddi bir talep oluştuğu görülüyor..
Bu çerçevede birlikte hareket eden Kemerli beş otel sahibinin
anlaştıkları bir tedarikçi firma tarafından dolandırıldıkları
söyleniyor. Sipariş bedelinin yarısını peşin ödeyen, ancak ilerleyen
süreçte firmadan çelişkili ve tutarsız yanıtlar almaya başlayınca
dolandırıldıklarını fark ettikleri ifade olunuyor..
Otel sahiplerinden Erendiz Otel’in işletmecisi Erendiz Hamamcıoğlu ile
Agon Otel İşletmecisi Hakan Yılmaz yaptıkları ortak açıklamada
yaşadıkları süreci şöyle anlatıyorlar:
“Son yıllarda zaten otel belgeleri ve sık sık değişen düzenlemeler
nedeniyle ciddi sorunlar yaşadık. Buna geçtiğimiz günlerde yaşadığımız
sel felaketi de eklenince işin içinden çıkamaz hale gelmiştik. Tam
sezon öncesi toparlanmaya çalışırken, yarı ücretini ödediğimiz kapılar
konusunda tedarikçi firma tarafından dolandırılmamız adeta son darbe
oldu.”
İşletmeciler, benzer mağduriyetlerin sadece Kemer’le sınırlı
olmadığını, ülke genelinde çok sayıda otelin benzer sorunlar
yaşadığını yaptıkları araştırma sonucu öğrendiklerini belirtiyorlar.
Bazı otellere takılan kapıların, yangına dayanıklılığı sağlayan özel
dolgu malzemesini içermediği yönünde iddialar bulunduğunu ifade
ediyorlar.
Turizmciler ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından istenen
belgeler ve uygulamalardaki sık değişiklikler nedeniyle asli işlerinin
turizm hizmeti sunmak olduğunu unutur hale geldiklerini şu şekilde
dile getiriyorlar:
“Sürekli değişen mevzuat, belge yükü ve denetim baskısı nedeniyle
enerjimizi misafir memnuniyetine değil evrak takibine harcıyoruz.
Şimdi bir de kapı mağduriyetiyle karşı karşıyayız. . Bakanlıkça
tanınan sürenin sonuna yaklaşırken, yangına dayanıklı kapı tedarikinde
yaşanan sıkıntıların sektörde nasıl bir tablo ortaya çıkaracağı merak
konusu. Özellikle sezon öncesi ruhsat ve belge süreçlerini tamamlamak
zorunda olan işletmeler için yaşanan gecikmeler ciddi yaptırımlar
doğurabilecek nitelikte".
Şu sorular akla geliyor:
Kartalkaya faciasından sonra kamuoyundan gelen baskı ve eleştirilerin
de etkisiyle ciddi tedbirlere yönelen Ankara, alınan tedbirlerin
Antalya, İzmir, Muğla gibi turizm yörelerindeki küçük işletmeciler
üzerinde olası etkilerini de değerlendirdiler mi?
Zor koşullarla karşı karşıya bulunan bu yörelerdeki küçük işletmelerin
karşı karşıya bulundukları bürokratik formalitelerin , sunacakları
turizm hizmetlerinin kalitesi üzerinde bir etkisi olabileceğini hiç
düşündüler mi?
Yukarıda sözünü ettiğimiz dolandırıcılık olayı gibi mağduriyetlerin,
Ankara'nın zoraki aldığı önlemlerin bir sonucu olabileceğini hiç
hesap ettiler mi?
Bizden sorması. Yanıt veren çıkar mı, önlemlerini gözden geçirirler mi bilemem.