Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Antalya

Yeni Kemer - Antalya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antalya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kemer’de Uluslararası Korfbol Heyecanı Haber

Kemer’de Uluslararası Korfbol Heyecanı

Kemer’de Uluslararası Korfbol Heyecanı Uluslararası Korfbol Federasyonu (IKF) tarafından düzenlenen Korfbol Şampiyonlar Ligi Challenger Final Müsabakaları, Antalya’nın önemli spor ve turizm merkezlerinden Kemer’de başladı. 13–17 Ocak tarihleri arasında Göynük Spor Salonu’nda gerçekleştirilen organizasyon, 6 farklı ülkeden 8 takımı bir araya getirerek Kemer’i bir kez daha uluslararası spor arenasının merkezine taşıdı. Sporun Evrensel Dili Kemer’de Açılışı yapılan şampiyona, yalnızca sportif rekabeti değil; kültürel etkileşimi ve dostluk atmosferini de beraberinde getiriyor. Farklı ülkelerden gelen sporcular, teknik ekipler ve yöneticiler, Kemer’in modern spor altyapısı ve ev sahipliği deneyimiyle karşılanıyor. Spor Turizmi ve Kent Tanıtımı Kemer, son yıllarda ev sahipliği yaptığı ulusal ve uluslararası spor organizasyonlarıyla spor turizminde güçlü bir marka haline gelmiş durumda. Şampiyonaya katılan sporcular ve izleyicilerin memnuniyetle ayrılması, ilçenin misafirperverlik anlayışı ve organizasyon kabiliyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. Uzmanlara göre bu tür prestijli organizasyonlar, Kemer’in yalnızca yaz turizmiyle değil; dört mevsim spor, kamp ve organizasyon turizmi ile de anılmasına önemli katkı sağlıyor. KORFBOL NEDİR? Korfbol, kadın ve erkek sporcuların birlikte, eşit sayıda oynadığı dünyadaki ender takım sporlarından biridir. 1902 yılında Hollanda’da ortaya çıkan bu branş, fiziksel güçten çok takım oyunu, strateji, hız ve koordinasyon üzerine kuruludur. Dört kadın ve dört erkek oyuncudan oluşan takımların karşı karşıya geldiği korfbolde amaç, rakip potaya (korf) topu atarak sayı kazanmaktır. Oyunda bire bir temas sınırlıdır, savunma ve hücum dengesi cinsiyet eşitliği gözetilerek düzenlenir. Bu yönüyle korfbol, spor dünyasında fair-play, eşitlik ve iş birliği kavramlarının simgesi olarak kabul edilir. Günümüzde Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede hızla yaygınlaşan korfbol, uluslararası turnuvalarla küresel bir spor kimliği kazanmayı sürdürüyor. Final Heyecanı 17 Ocak’ta Korfbol Şampiyonlar Ligi Challenger Final Müsabakaları, 17 Ocak’a kadar sürecek karşılaşmalarla devam edecek. Turnuva boyunca Göynük Spor Salonu’nda yaşanacak rekabetin, spor severlere üst düzey bir organizasyon deneyimi sunması bekleniyor.

ANTALYA TOKİ KURALARI GÜNÜ BELLİ OLDU Haber

ANTALYA TOKİ KURALARI GÜNÜ BELLİ OLDU

Antalya’da 13 Bin 213 TOKİ Konutu İçin Kura Günü Açıklandı TOKİ’nin 500 bin sosyal konut kampanyası çerçevesinde Antalya’da yapılacak olan 13 bin 213 konutun kura çekimi, 10 Ocak Cumartesi günü saat 12.00’de Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Kura, TOKİ’nin YouTube kanalı üzerinden de canlı yayınla izlenebilecek. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Antalya’da hayata geçirilecek 13 bin 213 sosyal konut projesi için hak sahiplerinin belirleneceği kura çekiminin yeri ve saatini duyurdu. TOKİ yetkilileri, ayrıca ilçe bazında başvuru sayıları ile reddedilen başvurularla ilgili bilgileri de açıkladı. Kura Yeri ve Zamanı TOKİ’den gelen bilgilere göre; Antalya Merkez (Döşemealtı–Konyaaltı) ile Akseki, Elmalı, Gündoğmuş, İbradı, Korkuteli, Manavgat ve Serik’i kapsayan proje için kura çekimi 10 Ocak 2026 Cumartesi günü saat 12.00’de Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde yapılacak. Canlı Yayınlanacak Kura çekimi, TOKİ’nin resmi sitesinde ilan edilen sıra numaralarına göre gerçekleştirilecek. Çekiliş, aynı zamanda TOKİ’nin YouTube hesabı üzerinden canlı olarak yayınlanarak izlenebilecek. Yetkililer, başvuruda bulunan kişilerin yalnızca resmi kanalları dikkate almaları gerektiğini vurguladı. En Fazla Konut Merkez Bölgelerde Projeyle birlikte Antalya genelinde 13 bin 213 sosyal konut inşa edilmesi planlanmaktadır. En yoğun konut yapımı, Antalya Merkez (Döşemealtı–Konyaaltı) bölgesinde olacak. Bu bölgede planlanan 12 bin konut için 75 bin 283 başvuru kabul edilmiştir, 11 bin 173 başvuru ise şartları karşılamadığı için reddedilmiştir.

ANTALYA’DA YER ALTI SUYUNA DENİZ SUYU KARIŞIYOR: 5 YIL İÇİNDE GERİ DÖNÜLMEZ TEHLİKE Haber

ANTALYA’DA YER ALTI SUYUNA DENİZ SUYU KARIŞIYOR: 5 YIL İÇİNDE GERİ DÖNÜLMEZ TEHLİKE

ANTALYA’DA YER ALTI SUYUNA DENİZ SUYU KARIŞIYOR: 5 YIL İÇİNDE GERİ DÖNÜLMEZ TEHLİKE Akdeniz Üniversitesi’nden kritik uyarı: Aşırı yer altı suyu çekimi sürerse tarım, içme suyu ve ekosistem büyük risk altında. Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ethem Karadirek, Antalya’nın sahil ilçelerinde yer altı sularına deniz suyunun karışmaya başladığını belirterek, mevcut su kullanım politikalarının devam etmesi halinde önümüzdeki 5 yıl içinde geri dönüşü mümkün olmayan çevresel zararların yaşanabileceği uyarısında bulundu. Kıyı Akiferlerinde Tuzlanma Alarmı Prof. Dr. Karadirek, özellikle kıyı akiferlerinin bulunduğu Antalya gibi kentlerde yer altı suyunun yoğun ve kontrolsüz şekilde çekilmesinin, deniz suyunun tatlı su kaynaklarına doğru ilerlemesine neden olduğunu ifade etti. Bu sürecin yalnızca Antalya’ya özgü olmadığını vurgulayan Karadirek, Mersin, Muğla ve İzmir gibi denizle teması bulunan diğer kıyı kentlerinin de benzer risklerle karşı karşıya olduğunu söyledi. Yer altı su seviyesinin düşmesiyle birlikte deniz suyunun akiferlere doğru hareket ettiğini belirten Karadirek, bu durumun zamanla suyun kimyasal yapısını bozduğunu ve kullanılamaz hale getirdiğini dile getirdi. Plansız kentleşme, tarımsal sulamada aşırı su kullanımı ve kaçak kuyuların bu tehlikeyi büyüttüğüne dikkat çekti. Tarım ve İçme Suyu Büyük Tehdit Altında Tuzlu su girişiminin yalnızca su kaynaklarını değil, tarımsal üretimi ve doğal dengeyi de doğrudan tehdit ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Karadirek, şu ifadeleri kullandı: “Tuzlu su çekilmeye başlandığında tarımsal verim hızla düşer. Toprak tuzlanır ve bir süre sonra tarım yapılamaz hale gelir. Bu süreç, ekosistemin adım adım ölmesi anlamına gelir.” Uzmanlardan Acil Önlem Çağrısı Uzmanlar, kıyı bölgelerdeki yer altı su kaynaklarının korunması için kontrollü su çekimi, kaçak kuyuların kapatılması ve bilimsel temelli, uzun vadeli su yönetim planlarının ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, deniz suyunun yer altı tatlı su kaynaklarına karışmasıyla oluşacak tuzlanmanın, tarımı, içme suyunu ve ekosistemi kalıcı biçimde olumsuz etkileyeceği ifade ediliyor.

İDROS ANTİK KENTİ OTELE KURBAN EDİLMESİN Haber

İDROS ANTİK KENTİ OTELE KURBAN EDİLMESİN

İdyros Antik Kenti Otele Kurban Edilmesin Kemer’in tarihine ışık tutan İdyros Antik Kenti’nin bulunduğu 293 bin metrekarelik alanın 2068 yılına kadar özel bir şirkete tahsis edilmesi ve bölgede 900 yataklı otel planlanması, tepkilere neden oldu. “İdyros Antik Kentine Dokunma Hareketi”, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu önünde basın açıklaması yaptı. Antalya’nın Kemer ilçesinde yer alan ve geçmişi antik çağlara uzanan İdyros Antik Kenti’nin kalıntılarını da kapsayan 293 bin metrekarelik orman ve kıyı alanı, 45 yıllığına Özak Gayrimenkul AŞ’ye tahsis edildi. Daha önce Fransız Tatil Köyü (Club Med) olarak bilinen tesisin bulunduğu koyu da içine alan alanda, 900 yatak kapasiteli 5 yıldızlı bir otel yapılması planlanıyor. Bölge için 4 Temmuz 2025 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanan koruma amaçlı imar planına karşı çıkan “İdyros Antik Kentine Dokunma Hareketi”, planın iptali için dava açtı. Platform üyeleri ve vatandaşlar, Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün Kaleiçi’ndeki tarihi binası önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı ve dilekçelerini yetkililere sundu. “Antik kent dere kenarına sıkıştırıldı” Platform adına basın açıklamasını okuyan Erol Malçok, Koruma Kurulu’nun İdyros Antik Kenti’nin sınırlarını bilimsel verilere aykırı biçimde daralttığını savundu. Malçok, antik kentin Karayer Deresi’nin yalnızca bir kıyısıyla sınırlandırıldığını, oysa uzman raporları ve akademik çalışmaların kentin çok daha geniş bir alana yayıldığını ortaya koyduğunu belirtti. Malçok, “293 bin metrekarelik tahsis alanının sadece 40 bin metrekaresi 1. ve 3. derece sit alanı ilan edildi. Geriye kalan 251 bin metrekarelik alanda arkeolog denetimi olmadan kazı ve betonlaşmanın önü açılıyor. Bu, henüz sınırları tam olarak belirlenmemiş bir antik kentin geri dönülmez biçimde yok edilmesi anlamına gelir” dedi. “Bilimsel çalışma tamamlanmadan otel izni askıya alınmalı” Platform, Koruma Kurulu’na sunduğu dilekçede; İdyros Antik Kenti’nin sınırlarının jeoradar, sondaj ve bilimsel kazılarla yeniden belirlenmesini, Koruma statüsünün yükseltilmesini, Bu çalışmalar tamamlanana kadar otel projesinin askıya alınmasını talep etti. Açıklamada, “Şirketlerin insafına değil; devletimize, bakanlığımıza, koruma kurulumuza ve müzemize güvenmek istiyoruz” ifadelerine yer verildi. Akdeniz Üniversitesi’ne çağrı Platform, İdyros Antik Kenti kazılarını yürüten Akdeniz Üniversitesi’ne de çağrıda bulunarak, kazıların Karayer Deresi’nin yalnızca bir yakasıyla sınırlı tutulmasının kabul edilemez olduğunu savundu. Ayışığı Plajı’ndan Çalış Tepesi ve Ertuğrul Tabyaları’na kadar uzanan geniş alanda kapsamlı kazılar yapılması gerektiği vurgulandı. Türkiye Arkeologlar Derneği Antalya Şubesi’nin de mevcut kazıların yetersizliğine dikkat çeken bir rapor yayımladığı hatırlatılan açıklamada, arkeolojik çalışmaların sınırlandırılmasının ardında otel projesinin olup olmadığı sorusu gündeme getirildi. AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ’NE BİLİMSEL KAZI ÇAĞRISI Son olarak, Idyros Antik Kenti kazılarını yürüten Akdeniz Üniversitesi’ne de bir sözümüz var: Lütfen kültür varlığımıza karşı görevinizi yerine getirin. Orada bir otel tahsisi olmasaydı nasıl hareket edecektiyseniz, öyle yapın lütfen. Ayışığı Plajından Çalış Kalesine kadar olan yüzlerce dönümlük alanda kazı yapma yetkisine sahip olan üniversitenizin, sadece küçücük bir alanda kazı yürütmesini kültürel mirasımıza bir ihanet olarak görüyoruz. Üniversitenin yetkisini kullanmasını, Karayer Deresi’nin Doğusunda da kapsamlı araştırma ve kazılar yapmasını bekliyoruz.” ARKEOLOJİK KAZILARIN SINIRLANMASININ NEDENİ OTEL PROJESİ Mİ? Platformun açıklamasında dikkati çeken başlıklardan biri de 2017 yılında bölgede yapılan arkeolojik kazıların ardından çalışmaların Karayer Deresinin sadece bir kıyısında sınırlı kalması. Antik bir köprünün kalıntılarının da bulunduğu derenin bir kıyısının gözardı edildiği vurgusu yapılan açıklamada, “Kazılar Karayer Deresi’nin sadece bir kıyısında sınırlı kaldı, sanki köprü boşu boşuna yapılmış, antik kent karşı kıyıda devam etmiyormuş gibi davranıldı. Bugün devam etmekte olan kazıların kentin muhtemelen yarısından bile azını kapsadığı, bölgeyi ziyaret eden bütün dürüst arkeologların ortak fikridir. Nitekim, davetimiz üzerine Idyros Antik Kenti’ni inceleyen Türkiye Arkeologlar Derneği Antalya Şubesi arkeologları, var olan kazıların çok yetersiz olduğunu, araştırmaların köprünün Doğu kanadı tarafında, Çalış tepe ve Ertuğrul Tabyalarına kadar olan çok daha büyük alanda devam etmesi gerektiğini ortaya konan bir rapor yayınladılar. Söz konusu raporu, derneğin sosyal medya hesaplarında bugün de görmek mümkündür. Arkeolojik kazı çalışmalarının neden bu kadar sınırlı bir alanda kaldığını anlamamız uzun sürmedi: İdyros antik kenti üzerine yeni bir otel tahsisi vardı!” denildi. Platform açıklamasını, “İdyros Antik Kenti otele kurban edilmesin. Kültürel mirasımıza sahip çıkmak hepimizin görevidir” sözleriyle tamamladı.

KUMLUCA’DA ÇİFTÇİ İSYANI! Haber

KUMLUCA’DA ÇİFTÇİ İSYANI!

KUMLUCA’DA ÇİFTÇİ İSYANI! Artan maliyetlere karşı traktörlü protesto: “Bu sadece talep değil, vicdan çağrısıdır” Antalya’nın tarım üssü Kumluca’da çiftçiler, artan girdi maliyetleri, hal–market fiyat farkı ve üretimde yaşanan çıkmazlara dikkat çekmek amacıyla yağmurlu havaya rağmen traktör konvoyu düzenleyerek basın açıklaması yaptı. Kumlucalı çiftçiler Emre Güzelyürek, Hasan Yalçın, Recep Peynirci ve Hüseyin Oktay öncülüğünde gerçekleştirilen protesto, Kumluca Otogar Kavşağı’ndan başladı. Traktör konvoyu, Antalya Büyükşehir Belediyesi Kumluca Toptancı Hali’nde son buldu. Buradaki basın açıklamasına Antalya Milletvekilleri Cavit Arı ve Aykut Kaya, siyasi parti ilçe başkanları, oda başkanları, STK temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda çiftçi katıldı. “BU SADECE BİR TALEP DEĞİL, VİCDAN ÇAĞRISIDIR” Çiftçiler adına basın açıklamasını okuyan Hasan Yalçın, sözlerine şu ifadelerle başladı: “Bugün burada sadece bir talep için değil, bir vicdan çağrısı yapmak için toplandık.” Çiftçiliğin bitmeyen bir emek olduğunu vurgulayan Yalçın, “Anne babalarımızı çocukluğumuzda temiz kıyafetlerle neredeyse hiç görmedik. Çünkü çiftçilik, mesaisi hiç bitmeyen bir iştir. Bu meslek bugün sadece ekonomik değil, manevi olarak da tükenme noktasına gelmiştir” dedi. “DOMATES 100 TL OLSA DA KURTARMIYOR” Girdi maliyetlerinin geldiği noktayı rakamlarla anlatan Yalçın, “Bir kilogram domatesin 100 TL olması çiftçiyi kurtarmıyor. Eğer maliyet 90 TL’ye dayanmışsa, o fiyatın hiçbir anlamı yoktur” ifadelerini kullandı. Gübre ve ilaç fiyatlarındaki artışa da dikkat çeken Yalçın, piyasada yaygın kullanılan gübrelerin 25 kilogramlık çuvallarının 2–3 bin TL, tek bir zirai ilacın ise 4–5 bin TL seviyesine ulaştığını belirtti. “Bir sezonda onlarca ilaç ve gübre kullanıyoruz. Çiftçinin yaptığı masrafı anlamak için bu rakamları görmek yeterlidir” dedi. HAL–MARKET FARKI VE İHRACAT TEPKİSİ Basın açıklamasında, hal fiyatları ile market fiyatları arasındaki uçuruma da sert tepki gösterildi. “Hal’de 15 TL olan ürün markette 50 TL’ye satılıyor. Bu fark üreticiden değil, tekelleşmeden kaynaklanıyor” diyen Yalçın, küçük esnafın ve pazarcıların korunması gerektiğini vurguladı. Zamansız ihracat yasaklarının üreticiye büyük zarar verdiğini belirten çiftçiler, “İthalat değil, ürünümüzü değerinde satabileceğimiz pazarlar istiyoruz” mesajını verdi. “BU TOPRAKLARA UMUT EKİYORUZ” Konuşmanın manevi boyutunda ise çiftçiliğin sadece üretim değil, aynı zamanda bir umut mesleği olduğuna dikkat çekildi. “Bu memleket, birkaç hafta sonra don gecelerinde uykusuz kalan, seralarda sabaha kadar nöbet tutan çiftçilerin şehri olacak. Annelerimiz bel fıtığıyla, gençlerimiz toz toprağın içinde çalışarak bu üretimi ayakta tutuyor” sözleri dikkat çekti. Avrupa’daki çiftçilerle kıyaslama yapan Yalçın, “Türk çiftçisi en az onlar kadar refahı hak ediyor” dedi. “YÖRÜK GÖÇÜ GERÇEK GÖÇE DÖNÜŞMESİN!” Basın açıklaması, çiftçilerin ortak çağrısıyla sona erdi: “Eğer üretici ayakta kalamazsa, Yörük göçü yaylalara değil, şehirlere ve yurt dışına olur. Yörük göçü gerçek göçe dönüşmesin!”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.